Mavi Göğün Portresi

6 - Kaçış

Yazar:

Mavi Göğün Portresi - Esra Türker kitap kapağı
Mavi Göğün Portresi kitap kapağı

Aradan bir hafta dört gün geçmiş, bu süreç boyunca Gökdemir'i hiç görmemiştim. Her gece o portreye bakarak yatıyor, her gece bir süreliğine Bal oluyordum. Oysa aradan geçen yıllarda saçlarımın ve gözlerimin bal rengi olduğu bilgisini aklımdan çıkarmış, kendimce bir gard almıştım. O dönemde Gök'ten kaçışım zor olmuştu ancak başarmıştım. Ve o portreyi geri aldığım günden beri her gün diken üzerindeydim. Ben ondan halen kaçmak istiyordum. Onunla karşılaşma ihtimalim, her geçen gün kemiriyordu zihnimi. O varken fazlalık hissediyordum, kendimi olduğum ortamdan dışlıyordum, geçmişle yüz yüze geliyordum ve bazı duygularla yüzleşmenin eşiğindeymiş gibi hissediyordum. Üstelik bu süreçte hissettiğim ve ondan tamamen bağımsız olan gerginliğim de bu kaçışa büyük bir zemin hazırlıyordu. Çünkü kızlarla zaten inişli çıkışlı olan ilişkim, şimdi yokuş aşağı yuvarlanıyordu. Ve ayrıca babamla aram da bir süredir pek iyi sayılmazdı. Gökdemir'le yeniden karşılaşmak, en agresif dönemime denk gelmişti. Ya da belki de bu şartlar birbirini tetikliyordu, bilemiyordum. Sadece ondan kaçmak için hatırı sayılır miktarda sebebim olduğunu biliyordum. Öyleyse bugün onunla yeniden karşılaşıp bir kez daha aynı masaya otururken istediğim tek şeyin sesini duymak olması neyin nesiydi? Terazide iki farklı yük vardı. Bir tarafta tüm bu sebeplerim, içinde olduğum şartlar ve bu şartların beni sürüklediği kaçışlar varken diğerinde duymak istediğim sesi ve solumak istediğim parfüm kokusu vardı. Bir tarafta onlarca neden, diğer tarafta basit iki unsur vardı. Fakat terazi eşitti. Aynı beşliyle oturduğum masada dönen sohbete dair tek bildiğim; Burak'ın kız arkadaşına hazırladığı sürprizin detaylarından bahsettiğiydi. Hepsi onu şevkle dinliyor, heyecanına ortak oluyor ve övgüler yağdırıyordu. Serhat ise bu konudan yola çıkarak romantik fikirlerinden bahsediyor ve açıkça Ayla'yı etkilemeye çalışıyordu. Ancak konuşulanların detaylarına hâkim değildim. Gözlerim masada gezinirken konuşulanları yalnızca duyuyordum. Dinlediğim tek şey ise Gökdemir'in sesiydi. Ona merak mı yoksa özlem mi duyduğumu kestiremiyordum. Bunun özlem olduğunu kendime itiraf etmiş olsam da, bununla yüzleşmenin yükü çok ağırdı ve ben bunu kabullenemiyordum. Sohbete kulak kabartmak istesem de bunu başaramıyordum. Ne kadar çabalarsam çabalayayım konuşulanları yakalayamıyordum. Delirmek üzereydim. Bu dalgınlığımı ansızın kesip atan şey; Leyla'nın başını omzuma yaslaması oldu. Bu temas beni gerçek dünyaya döndürürken biraz da irkildiğimi itiraf etmeliyim. Gözlerim masadan ayrılıp Leyla'nın somurtan yüzüne dönerken Gökdemir'in mavi gözleri üzerimdeydi. Göz ucuyla görebiliyordum gözlerinin bana dönmüş olduğunu. Görmemeyi diledim tam bu anda. Çünkü onun burada olması beni hâlâ öfkelendiriyordu. Canımı sıkıyor muydu yoksa yakıyor muydu bilmiyorum. Beni öfkelendiren şeylerden biri de bu hissettiğim belirsizlikti. Yine de olağan davranmayı denemeye başladım. Çünkü Leyla'nın yüzüme dönmüş gözleri, beni biraz daha görünür kılıyordu artık. "Ne oldu?" diye sordum kısık bir sesle. Tek duyduğum kendi sesim oldu. Belli ki masada konuşulan konu da sekteye uğramıştı. Herkes, Leyla ve benim yüzlerimize öylece bakarken Gökdemir dikkatle mimiklerimi izliyordu. Ben ise kadrajıma bir kez bile almadım onu. Gözbebeklerim köşe bucak kaçıyordu ondan. Leyla abartılı ve sahte bir hüzünle, "Of ya!" diye sitem etti. "Ne güzel anlatıyor çocuk! Biz de kedinin ciğere baktığı gibi dinliyoruz böyle. Ben ne zaman aşık olacağım?!" Ayla ve Burak, Leyla'nın bu sorusuna gülerken Serhat yüksek bir sesle, "Bilemezsin canım." dedi. "Keşke hepimiz bilsek. O zaman her şey daha kolay olurdu." Gözleri, hiçbir şeyin farkında olmayan Ayla'ya dokundu. Tebessümle bakan gözlerim Leyla'ya döndüğünde o da bakışlarını bana çevirdi. "Bilemezsin." dedim ben de. "Yıllar önce bir arkadaşım aşkla ilgili çok doğru bir şey söylemişti. Zaten yaptığı tek doğru şey oydu." Gökdemir hiç beklemeden, "Neymiş?" diye sordu düz bir sesle. Bu sorusu, kadrajıma ilk kez yüzünü alma…

Bölümün tamamını WritePad'de oku