Mavi Göğün Portresi

3 - Bir Adet Gül

Yazar:

Mavi Göğün Portresi - Esra Türker kitap kapağı
Mavi Göğün Portresi kitap kapağı

Dolu bir otobüste, ayakta ve sıkışık bir şekilde yolculuk yapıyor olmam bile keyfime ket vuramıyordu. Çünkü tepedeki güneş tüm aydınlığını büyük bir cömertlikle sunuyordu bize. Güzel bahar günlerinin, insanın içinde anlamsız neşeler yeşertmek gibi bir alışkanlığı vardı. Tatlı bir esinti, otobüsün tepesindeki yarı açık camdan içeri giriyor ve saçlarımda turlayıp yoluna devam ediyordu. Hava; üşümeyeceğim kadar sıcak, bunalmayacağım kadar serindi. Yılda en fazla on kere denk gelebildiğimiz bu tatlı günlerde en büyük şikayetim, sabah sadece bir-iki saat için sırtıma giymek ve tüm gün de elimde taşımak zorunda kaldığım ceketlerim olurdu. Bu ılık havaların her zaman bir büyüsü vardı. Kimine bu günlerde en yaratıcı ilhamlar uğrar, kimi bu günlerde aşık olur, kimi ise ertelediği işlerini yoluna koymaya karar verirdi. O insanlardan biri olduğumu düşünmüyordum. Çünkü ben okuluna ve evine giden basit bir genç kızdım ve hayattan beklentilerim de fazlasıyla basitti. Oysa onlardan biri olduğumu anlamam yıllar sonraya tekabül edecekti. Yıllar sonra anlayacaktım ki; o otobüsün orta canlarının köşesinde, bedenimi kollarının kafesine almış o toy bedene yakın zamanda hissedeceklerim o günlerde bana hoşlantı gibi gelse de aslında çok daha fazlasıydı. Ve hep düşünüp duracaktım. Acaba Gökdemir o gün yalnızca kalabalıktan bunaldığımı anladığı için mi kalabalıkla aramda bir duvar görevi görmüştü yoksa bu onun için fazlası mıydı? İki karış uzağımda duran vücudu, yine de aramızdaki mesafeyi korumak için geriye doğru zaman zaman meyilleniyordu. "Hava çok güzel." dedi ansızın. Gözlerim yeni arkadaşımın yüzüne döndü. Belli ki ben baharın esintisine kendimi bırakmışken o aramızdaki tuhaf sessizlikten rahatsız olmuştu. Ya da garipsemişti. Yeni tanışmış insanların sessizlikten kaçması da sessizliği garipsemesi de bana hep tuhaf gelmişti. Konuşacak bir şey yokken sohbet açma çabaları nezaket göstergesi olsa da oldukça gülünç gibi geliyordu. Oysa kafeden çıktıktan sonra aynısını ben de yapmıştım. Gülünç bulduğum bir şeyi yapmanın önüne geçemeyişim biraz ahmakçaydı. Fakat basit bir alışkanlıktan başka bir şey değildi. Gülümsedim. "Tam aşık olmalık." dedim kısık bir sesle. Gözlerim Gökdemir'in yüzüne döndü. "Nisa hep böyle söyler bu mevsimde." dedim gülerek. O da gülümsedi. Yüzünden ayrılmak üzere olan gözlerim, gülümseyişinde kısa bir süre oyalandı. Tebessümle, "Doğru söylüyormuş." derken gözleri dışarıyı hedef aldı. "Böyle mevsimlerde aşık mı olursun?" Gülümseyen gözlerim yüzünde geziniyordu. "Öyle bir şey söylemedim." Yan bir bakış attı. "Ama Nisa'nın söylediğine hak verdin." Kaşları havalandı. "Çünkü doğru. Hava tam aşık olmalık bir kıvamda. Yine de bu benim böyle mevsimlerde aşık olduğum anlamına gelmez." Gülümseyerek kollarımı bağladım. "Bence bu şu an sadece kıvırdığın anlamına geliyor." "Hayır, Nisa'ya basit bir şekilde hak verdiğim anlamına geliyor." dedi, eğlenircesine gülerek. "O zaman söylediğine nasıl bu kadar kesinkes katılabiliyorsun? Bunu hiç deneyimlemediysen eğer bu senin için neden sadece bir ihtimal değil?" Gözlerim Gökdemir'in biçimli yüzünde dolaşırken dudak kenarlarımda inatçı bir tebessüm vardı. Başını geri atarak güldü. "Hep böyle detaycı mısındır Ülkü? Bir fikre katılmak için illa onu deneyimlemek mi gerekir?" Bir süre düşündüm. "Bilmem," dedim omuz silkerek. "Gerekmez mi? Bence gerekir." Başını iki yana sallarken halen gülümsüyordu. "Gerekmez. Aşk şanstır. Bence aşk bana uğrayacak kadar şanslı değilim ben." derken o da omuz silkti. Kaşlarım yeniden havalandı. "Çok ümitsiz oldu bu." Gözleri dışarıya çevrildi. "Gerçekler sadece. Aşk herkesin başına gelmez. Öyle kolay değil bence aşık oldum demek." derken yeniden kadrajına beni aldı. "Yani bu mevsimde insanların daha kolay aşık olduğu bir gerçek ama ben o güruha dahil değilim. Yani bir fikre katılmak için onu deneyimlemek gerekmez." Yüzüme alaylı bir ifade konuşlandı. Gökdemir'i baştan aşağı süzdüm. O da bu tavrıma karşılık gülümseyen ve beni kınayan yan bakışlar göndermeye başladı. "Öyl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku