MAVİ DÜŞ

6. BÖLÜM ( TATLI TESADÜF)

Yazar:

MAVİ DÜŞ - birkaleminizi_ kitap kapağı
MAVİ DÜŞ kitap kapağı

Esra'nın gazeteden arkadaşı Deniz'in doğum günüydü. Deniz günlerdir kutlamadan bahsediyor, herkesi tek tek davet ediyordu. Esra aslında gitmek istemiyordu. Gün oldukça yoğun geçmişti ve kendini yorgun hissediyordu. Tek istediği eve gidip rahat bir kıyafet giyerek dinlenmekti. Ama Deniz'i kırmak da istemiyordu. Bu yüzden daveti kabul etti. İş çıkışında eve uğradı. Geçen gün aldığı yeşil elbiseyi giydi. Saçlarını topladı, hafif bir makyaj yaptı ve evden çıktı. Bir taksiye bindiği sırada telefonu titredi. Ali'den mesaj gelmişti. "İyi akşamlar Esra Hanım. Nasılsınız?" Esra gülümsedi. "İyiyim Ali Bey. Arkadaşlarımla buluşmaya gitmeseydim daha da iyi olabilirdim." Mesajı gönderdikten birkaç saniye sonra cevap geldi. "Arkadaş canlısı değil misiniz yoksa?" Esra güldü. "Bugün çok yoruldum. Sorun arkadaşlarım değil, enerjimin kalmamış olması." Ali'nin cevabı yine gecikmedi. "O zaman ekme şansınız yok mu?" "Maalesef yok." "Geçmiş olsun o zaman." Esra telefonu kapatırken gülümsedi. Yol boyunca kısa kısa mesajlaşmaya devam ettiler. Bir süre sonra taksi Deniz'in doğum gününün yapılacağı mekânın önünde durdu. Esra içeri girer girmez şaşkınlıkla etrafına baktı. Mekân oldukça kalabalıktı. Deniz'in geniş bir çevresi olduğunu biliyordu ama bu kadarını beklemiyordu. Tam geri dönmeyi düşünürken Deniz onu fark etti. Hızlı adımlarla yanına geldi. "Neden kapıda kaldın?" Esra etrafı işaret etti. "Kaçmayı düşünüyordum." Deniz kahkaha attı. "Abartıyorsun." "Deniz, burada küçük bir mahalle yaşıyor resmen." "Ne yapayım? İnsanlar beni seviyor." Esra gözlerini devirdi. "Tevazunun öldüğü an." İkisi de gülmeye başladı. Bir süre sonra kalabalığın arasına karıştılar. Esra kendine daha sakin bir köşe bulup oturdu. Tam o sırada tanıdık bir ses duydu. "Bu kadar kalabalığı görünce kaçmaya çalışacağını tahmin etmiştim." Başını kaldırdığında karşısında Ali'yi gördü. Şaşkınlıktan birkaç saniye konuşamadı. "Ali?" Ali elindeki içeceği masaya bıraktı. "Merhaba." "Sen burada ne yapıyorsun?" Ali güldü. "Asıl sen burada ne yapıyorsun?" "Deniz'in davetlisiyim." "Ben de." Esra kaşlarını kaldırdı. Ali birkaç saniye bekledikten sonra ekledi: "Deniz benim kuzenim." Esra'nın gözleri büyüdü. "Ne?" "Evet." "Bu bilgiye hazırlıklı değildim." Ali gülümseyerek sandalyeye oturdu. "Ben de seni burada görünce aynı şeyi düşündüm." İkisi sohbet etmeye başladılar. Deniz'in çocukluğundan komik anılar anlattılar. Birbirleriyle ilgili bilmedikleri şeyleri öğrendiler. Bir süre sonra Deniz de yanlarına geldi. Önce Ali'ye, sonra Esra'ya baktı. "Ben sizi yalnız bırakalı ne kadar oldu?" "Çok değil." Deniz başını salladı. "Bence siz benden hızlı kaynaştınız." Ali gülerek cevap verdi. "Çünkü daha önce tanışıyorduk." Deniz şüpheyle ikisine baktı ama bir şey söylemedi. Bir süre sonra pasta kesildi. Hediyeler verildi. Kutlama yavaş yavaş sona yaklaşırken Esra saatine baktı. Artık gitme vakti gelmişti. Deniz'e hediyesini verdi ve vedalaştı. Tam çıkmak üzereyken arkasından bir ses duydu. "Esra." Dönüp baktığında Ali'yi gördü. "Bu saatte tek gitmeni istemiyorum." Esra hafifçe gülümsedi. "Merak etme, taksi bulurum." "Taksi beklemene gerek yok." Ali cebinden araba anahtarını çıkardı. "Eğer izin verirsen seni bırakabilirim." Esra kısa bir an düşündü. Normalde kabul etmezdi. Ama Ali'nin yanında kendini rahat hissediyordu. "Tamam." Birlikte dışarı çıktılar. Ali'nin arabasına binip yola koyuldular. Radyodan hafif bir müzik sesi geliyordu. İkisi de çok konuşmuyordu. Ama sessizlik rahatsız edici değildi. Sanki ikisi de o anın tadını çıkarıyordu. Bir süre sonra araba Esra'nın evinin önünde durdu. "Geldik." Esra emniyet kemerini çözdü. "Bıraktığın için teşekkür ederim." Ali gülümsedi. "Ne demek." Esra araçtan indi. Apartmanın kapısına doğru yürüdü. Kapıya ulaştığında istemsizce arkasına baktı. Ali hâlâ gitmemişti. O içeri girene kadar bekliyordu. Esra hafifçe gülümsedi ve binaya girdi. Ali ise ancak o zaman arabasını çalıştırdı. Gece sessizdi. Ama ikisinin de akşamı, beklediklerinden daha güzel geçmişti

Bölümün tamamını WritePad'de oku