5. BÖLÜM ( HOŞ SOHBET
Yazar: birkaleminizi_

KEYİFLİ OKUMALAR🤍💙 Yorumlarınıza talibim ve tabiki takip ederseniz sevinirim 🤭 Esra yine kafeye gelmişti. Bu kez yağmur yoktu. Bahane de yoktu. Sadece gelmişti. Ali onu görünce her zamanki gibi gülümsedi ama bu sefer sanki gülümsemenin içinde küçük bir rahatlama da vardı. — Alışkanlık mı yapıyorsun yoksa? dedi. Esra montunu çıkarırken omuz silkti. — Belki. Cam kenarındaki masaya oturdu. Ali kısa süre sonra kahveyle geldi. Ama bu sefer hemen geri dönmedi. Karşısına oturdu. Esra bunu beklemiyordu. — Yoğun değil misin? Ali omuz silkti. — Birkaç dakika durabilirim. Sessizlik oldu. Garip değildi. Rahatsız hiç değildi. Sadece doluydu. Esra fincanını çevirdi. — Burayı açmak zor muydu? Ali biraz düşündü. — Para kısmı zor değildi. Durdu. — Karar vermek zordu. Esra başını kaldırdı. — Neden? Ali gözlerini bir an kaçırdı. — Çünkü bir şeyi başlatınca, artık hiçbir şey “geçici” olmuyor. Esra bu cümleyi düşündü. Sonra yavaşça sordu: — Pişman mısın? Ali hemen cevap vermedi. Sonra başını salladı. — Hayır. Kısa bir sessizlik daha. Esra bu kez kendi sesini biraz alçalttı. — Ben de yazılarımı ilk başladığımda çok ciddiye almıyordum. Ali baktı. — Şimdi? Esra hafif güldü. — Şimdi insanlar bana “bugün ne olacak?” diye soruyor. Bir an durdu. — Ama ben hâlâ bilmiyorum. Ali gülümsedi. — Bu güzel. Esra ona baktı. — Neresi güzel? Ali fincanına baktı. — Bilmemek. Bu cevap Esra’yı durdurdu. Çünkü ilk kez biri, onun “bilmemesini” eksiklik gibi görmemişti. Sessizlik uzadı. Ama bu kez ağır değildi. Esra fark etmeden biraz daha yakına eğildi. — Sen hiç korkmuyor musun? Ali kaşını hafif kaldırdı. — Neden? Esra kısa bir an düşündü. — Bir şeyin değişmesinden. Ali bakışını Esra’dan kaçırmadı. — Eskiden korkardım. Durdu. — Şimdi sadece doğru şey mi, ona bakıyorum. Esra bir şey demedi. Çünkü o an ilk kez fark etti: Ali sadece konuşmuyordu. Dinliyordu. Dışarıda insanlar geçiyordu. Kafe sessizdi. Ama o masada bir şey değişmişti. Esra fincanını bıraktı. — Ben genelde insanları hızlı tanırım sanırdım. Ali hafifçe güldü. — Tanıdın mı? Esra gözlerini kaçırmadan cevap verdi: — Henüz değil. Kısa bir sessizlik oldu. Ali başını salladı. — O zaman iyi. — Neden? Ali hafifçe eğildi. — Acele yok demek. Esra o cümlede kaldı. İlk kez biri ona “acele yok” demişti. Ve ilk kez, Esra gerçekten acele etmek istemedi.