BÖLÜM 12 - AKŞAM YEMEĞİ
Yazar: birkaleminizi_

Esra o gece eve geldiğinde kendini yatağın üzerine bıraktı. Ali'nin son söylediği cümle aklından çıkmıyordu. "Seni kıracak bir şey yaptıysam, gerçekten farkında değilim." Derin bir nefes aldı. Belki de gerçekten farkında değildi. Belki de sorun Ali değildi. Sorun, ilk kez birini kaybetmekten korkmaya başlamasıydı. Telefonunu eline aldı. Ali'nin sohbet ekranını açtı. Uzun süre yazıp sildi. Sonunda sadece tek bir cümle gönderdi. "Bugün için teşekkür ederim." Mesajı gönderdikten birkaç saniye sonra telefonu titredi. "Ben teşekkür ederim. Seni görmek iyi geldi." Esra mesajı okurken istemeden gülümsedi. --- Ertesi sabah Mavi Düş Kafe'de işler sakindi. Ali, kahve makinesinin başında çalışırken Deniz içeri girdi. — Günaydın. — Hoş geldin. Deniz bir kahve söyledi. Ali fincanı hazırlarken Deniz dikkatle onu süzdü. — Hâlâ düşünüyorsun, değil mi? Ali hafifçe güldü. — Çok belli oluyor mu? — Biraz. Ali kahveyi tezgâha bıraktı. — Onu üzmek istemedim. Deniz başını salladı. — Biliyorum. — Ama neden böyle davrandığını hâlâ anlayamıyorum. Deniz birkaç saniye sustu. Sonra gülümseyerek konuştu. — Bazen insanlar, değer vermeye başladıkları kişilere karşı nasıl davranacaklarını bilemez. Ali bu cümleyi düşündü. Deniz ise konuyu değiştirdi. — Bu arada cumartesi günü annem bize akşam yemeği hazırlıyor. Ali kaşlarını kaldırdı. — Ee? — Esra'yı da davet ettim. Ali şaşkınlıkla baktı. — Haberi var mı? Deniz gülmeye başladı. — Daha yok. --- Öğleden sonra Deniz, Esra'nın masasına geldi. — Cumartesi akşamı planın var mı? Esra bilgisayarından başını kaldırdı. — Bildiğim kadarıyla yok. — O zaman artık var. — Ne planı? — Bizde akşam yemeği. Esra şaşırdı. — Durup dururken mi? — Annem seni merak etti. Esra gülümsedi. — Beni nereden tanıyor? — Sürekli senden bahsediyorum. Esra kahkaha attı. — Umarım iyi şeyler söylüyorsundur. — Genelde. İkisi de güldü. Esra kısa bir an düşündü. — Tamam, gelirim. Deniz'in yüzü aydınlandı. — Harika. Tam ayrılacakken durdu. — Bu arada Ali de gelecek. Esra'nın gülümsemesi hafifçe dondu. — Öyle mi? — Sonuçta kuzenim. Esra başını salladı. — Haklısın. Deniz uzaklaşırken kendi kendine gülümsedi. Belki de ikisinin konuşması için tek gereken şey, kafenin dışında aynı masaya oturmalarıydı. Cumartesi akşamı ikisini de bekliyordu. Ve o akşamın, sıradan bir aile yemeğinden biraz daha fazlası olacağını kimse henüz bilmiyordu.