MAVİ DÜŞ

BÖLÜM 11- UÇURUM

Yazar:

MAVİ DÜŞ - birkaleminizi_ kitap kapağı
MAVİ DÜŞ kitap kapağı

Beğeni ve yorumlarınıza ihtiyacım var 💙 Esra, Ali'den uzak durmaya çalıştıkça onu daha çok düşündüğünü fark ediyordu. Bu durum canını sıkıyordu. Çünkü ortada yanlış olan hiçbir şey yoktu. Ali, sadece eski bir arkadaşıyla karşılaşmıştı. Bunu aklı kabul ediyordu. Ama kalbi aynı fikirde değildi. O gün gazetede çalışırken telefonu çaldı. Ekranda Deniz'in adı yazıyordu. — Efendim? — Akşam müsait misin? — Neden? — Kuzenime bir emanet bırakacağım ama benim yetişmem mümkün değil. Esra birkaç saniye düşündü. — Bana niye söylüyorsun? Deniz gülmeye başladı. — Çünkü sen gazetenin çıkışında zaten o tarafa gidiyorsun. Esra hemen cevap vermedi. Aslında gitmek istemiyordu. Ama ortada reddetmesini gerektirecek bir sebep de yoktu. — Tamam, bırakırım. — Süpersin. Sana birazdan adresi... Pardon, adresi biliyorsun zaten. İkisi de güldü. Telefon kapandı. --- Akşam olduğunda Esra elindeki küçük kutuyla Mavi Düş Kafe'nin yolunu tuttu. Kapının önüne geldiğinde derin bir nefes aldı. "Normal davran." Kendi kendine fısıldadı. İçeri girdi. Ali tezgahta kahve hazırlıyordu. Başını kaldırınca Esra'yı gördü. Yüzündeki yorgun ifade bir anda değişti. — Hoş geldin. Esra hafifçe gülümsedi. — Deniz bunu sana bırakmamı istedi. Kutuyu uzattı. Ali aldı. — Teşekkür ederim. İkisi de birkaç saniye sessiz kaldı. Eskiden bu sessizlik rahatsız etmezdi. Şimdi ise ikisi de ne söyleyeceğini düşünüyordu. Sonunda Ali sessizliği bozdu. — Oturur musun? Esra duraksadı. Aslında "Hayır." demeyi planlıyordu. Ama ağzından başka bir cevap çıktı. — Bir kahve içebilirim. Ali'nin yüzünde küçük bir gülümseme belirdi. Her zamanki masalarına geçtiler. Kahveler geldi. Fakat sohbet gelmedi. Ali sonunda cesaretini topladı. — Sana bir şey sorabilir miyim? Esra fincanını masaya bıraktı. — Sor. — Birkaç gündür benden kaçıyor gibisin. Esra gözlerini kaçırdı. — Kaçmıyorum. — Emin misin? — Evet. Ali başını hafifçe salladı. — O zaman neden eskisi gibi değilsin? Esra derin bir nefes aldı. Söylemek istiyordu. Ama söyleyemiyordu. "Çünkü seni başka bir kadınla görünce canım yandı." Bunu nasıl söyleyebilirdi? Bunun yerine sadece... — Biraz yoğundum. dedi. Ali onun gözlerinin içine baktı. Bu cevaba inanmadığını belli eden bir bakıştı. Ama üstelemedi. — Tamam. Esra, Ali'nin bu kadar kolay vazgeçmesine nedense üzüldü. Kahvesinden son yudumu aldı ve ayağa kalktı. — Ben artık gideyim. Ali de ayağa kalktı. — Geldiğin için teşekkür ederim. Esra kapıya yöneldi. Tam çıkacakken Ali'nin sesi yeniden duyuldu. — Esra. Dönüp baktı. Ali birkaç saniye sustu. Sonra sakin bir sesle konuştu. — Seni kıracak bir şey yaptıysam, gerçekten farkında değilim. Esra'nın boğazı düğümlendi. Ali'nin gözlerinde sadece merak vardı. Savunma yoktu. Öfke yoktu. Sadece anlamaya çalışan bir bakış... Esra hafifçe gülümsedi. — Beni kırmadın, Ali. Bunu söyledikten sonra dışarı çıktı. Ali kapının önünde uzun süre arkasından baktı. İlk kez birbirlerine bu kadar yakın oldukları hâlde, aralarında görünmez bir mesafe vardı.

Bölümün tamamını WritePad'de oku