MARAZ

1.Evre 5.Bölüm: Laiklik

Yazar:

MARAZ - Merve Korkmaz kitap kapağı
MARAZ kitap kapağı

Dakikalardır düşüncelerimizi istila eden eksik parçalı planlar, yerini kelimelerin bile sayfalara dökmekte aciz kaldığı saf bir hayatta kalma içgüdüsüne bırakırken artık kendimizi sadece acaba bir saniye sonrasına çıkar mıyım diye düşünürken buluyorduk. Çünkü kapının ardındaki kana susayan marazlılar, yani hastalıklı insanlar gözlerimizin önünde kuşak ayırt etmeden insanları ısırıyor, etlerini koparıyor ve onları yiyorlardı. En kötüsü de bu bir rüya değildi, bir vahşetti. Gerçekti. İbrahim Bey’e olayın durumunu eksiksiz anlattığımızda bir süre inzivaya çekilmişti fakat sonrasında Altan ile koyu bir sohbete dalmıştı, hatta şu an onu tanımıyor olsam Altan’la çok yakın arkadaş olduğunu düşünebilirdim. Erkeklerin bu kadar kısa bir süre içinde samimiyet kurmalarına bir anlam veremiyordum. Altan bir yandan İbrahim Bey’le sohbet ederken diğer yandan kapının kırılmaması için masanın üzerinde oturuyordu, her ne kadar kapıya yakın olduğu için kokusuyla marazlıların dikkatlerini daha çok çekiyor olsa da onların dikkatlerini dağıtabilecek bir sesin duyulmasını bekleyene kadar kapıdan uzaklaşmayı göze alamazdı çünkü o zamana kadar kapıyı çoktan kırabilirlerdi. Ben ise onların aksine sessizce pencereden dışarıyı izliyordum; hastalıklı insanlar sürekli bir yerlere doğru koşuyordu, seslere yöneliyorlardı ama zaman sonra şehrin sessizleşmeye başlamasıyla başıboş dolanıyorlardı, şehirde artık onların gırtlarından çıkardığı ürkütücü sesleri duyabiliyorduk. Canımın sıkıldığını hissedince sırtımı pencereye yaslayarak onları dinlemeye başladım. “Ama bak şimdi kanka, benim anne tarafım öyle değil,” diyordu İbrahim Bey, Altan’a. “Benim anne tarafım, yani kendini güya seküler, modern ve özgürlükçü diye tanımlayan o bazı kesimlerden: iki yüzlüler. Kendi çevresinden olmayan birinin inancına, yaşam tarzına ya da ne bileyim işte başındaki örtüye gelince o ağızlarından düşmeyen özgürlük, laiklik, bireysel haklar bir anda değişiyor. Kendi özgürlüğünü savunurken başkasının özgürlüğünü çiğnemeyi laiklik sanıyorlar. Ben buna da karşıyım.” Altan, “İbo, bak sen bunu bizim millete anlatamazsın çünkü laiklik ne demek, bilmiyorlar,” diyerek bir nevi İbrahim Bey’in söylediklerine hak verdi. “Laiklik, devletin dine karışmaması kadar, dinin de devlete karışmamasıdır. Ama bizdeki laiklik yıllarca bazı kesim tarafından kullanıldı, diğer kesim de bunu mağduriyet adı altında kullandı. Oysa gerçek laiklik, senin akademinde başörtülü bir kadının da, başörtüsüz bir kadının da yan yana, kimsenin kimseye kınayıcı bir gözle bakmadığı o ortamda dans edebilmesidir.” “Aynen!” diye bağırdı bir anda İbrahim Bey. “İşte bunu bizimkilere anlatamıyorum ben. İnsan hiç çalıştığı ortama baba tarafını getirmeye utanır mı? Ben utanıyorum. Anne tarafımda tam aksi. Ama sana bir şey söyleyim mi, kadın tesettürlü diye onu modern hayata yakıştırmayan kafayla mini etek giydi diye onu islamiyete yakıştırmayan kafa, aynı kafa. İki kafa da özgürlüğü sadece kendi gibi olana tanıyor. Laiklik bu değil ki. Bizim jenerasyonun bundan bir an önce kurtulması gerekiyor.” “İşte o kolay iş değil,” dedi Altan, bir asker ciddiyetine bürünerek. “Çünkü gruplaşma siyasetçilerin en büyük besin kaynağı. İnsanları diniyle, yaşam tarzıyla ürkütürsen kendi milletini farklı safhalara çekersin. Mesela bizim orduda bu yoktur bak, kurallar nettir, herkes eşittir. Kimsenin inancına da yaşam tarzına da karışamazsın, disiplin var.” Kaşlarımı hayretle kaldırırken, “Siz ne konuşuyorsunuz ya?” diye sordum bir an, gözlerim ikisinin arasında tur atarken. Sesim sertti. “Dışarıda insanlar birbirini yiyor! Alo! Siz burada laiklik mi tartışıyorsunuz?” Altan bana düz düz baktı. “Ne yapalım Aylin? Dışarı çıkamıyoruz diye konuşmayı da mı yasaklayalım aramızda?” “Konuşun ama buradan nasıl çıkabiliriz, onu konuşun.” Aniden duraksadım. “Ayrıca siz ne ara bu konuları konuşacak kadar samimi oldunuz?” “Bir beş dakika oldu herhalde,” diyerek cevapladı beni İbrahim Bey, o sırada boynunu kaşıyordu. “Şeytan tüyü var sanki ha, sarıyor sohbeti.” “Sen…

Bölümün tamamını WritePad'de oku