MARAZ

1.Evre 2.Bölüm: Saldırganlar

Yazar:

MARAZ - Merve Korkmaz kitap kapağı
MARAZ kitap kapağı

1.Evre 2.Bölüm: Saldırganlar Korku, hırçın bir dalga gibi göğüs kafesime çarptı; kalbimin ritmi altüst olurken damarlarımda dolaşan kanın ise buz kestiğini hissettim. “Kaçın,” diye fısıldadım bir an, deli gibi bağırmak isterken. Sahnenin arka perdesinde göstericiler için ayrılan bir oda olduğunu bilen eğitmen arkadaşlarım ve öğrencilerim oradan kaçmayı başarmışlardı, ben ise bana doğru koşan o saldırgan insanın beni de yakalayacağı paniğine kapılarak o an bunu akıl edememiş ve kendimi kumaşların tepesinde mahsur bırakmıştım. Fakat girişi kapatan saldırgan insanlar yüzünden diğer insanların ısırılmasını, ölmesini ya da onlar gibi saldırganlaşmasını göze alamadığım için onlara kendimi duyurmaya çalıştım. “Perdenin arkasında oda var, oradan kaçabilirsiniz! Beni duyuyor musunuz? Perdenin arkasında oda var! Oradan kaçabilirsiniz!” Sesimi duyan insanlar dediğimi yapmaya başladı. “Evet, oraya doğru koşun! Oradaki kapıdan kaçın!” İnsanlar panikle kaçıyordu. Birkaç kişi kalmak üzereydi ki sahnenin arka kapısından da saldırgan insan grubu gelmeye başladığında köşeye sıkışmışlardı. Sonrasında mahsur kaldığım kumaşlara benim gibi birinin daha asıldığını ve beni sallamaya başladığını hissettim. “Ya ne yapıyorsun?” diye çıkıştım hızla. “Beni düşüreceksin ruh hastası!” “Beni de mi ısırsınlar?” diye sordu sertçe, o da benim gibi kırmızı ipek kumaşlara tırmanıyordu. O koyu kahve gözlü asker adamdı. “Tamam yeter, çıkma daha fazla,” diye homurdandım, sıcak elleri ara sıra çıplak bacaklarıma çarpıyordu ve bu beni huylandırıyordu. “Çıkma diyorum, çıkma!” “Yetişiyor kızım bir dur,” derken bir saldırganın yüzüne tekme atmıştı, saldırgan sırt üstü yere düştü ama bu hareketi bizi kumaşlarda oldukça dengesiz bir şekilde sallandırdı. “Ellerin bacaklarıma değiyor huylanıyorum.” Uyarılarımı zerre kadar umursamadan yüzümüzün aynı hizaya denk geleceği kadar tırmandı, ikimiz de bulunduğu yükseklik bizi saldırgan insanlardan koruyordu. “Madem yanıma geldin bir işe yara o zaman. Annemi aramalıyım. Telefonun yanında, değil mi?” “Arka cebimde.” “Nasıl alabilirim? Versene.” “Ben nasıl vereyim? Senin alman lazım.” Gözlerimi devirdim. “Ellerimi kumaşlardan çekemem.” Yüzüme düz düz baktı. “Ben de ellerimi kumaşlardan çekemem, farkındasın değil mi?” Sonrasında sıkıntılı bir nefes verdi. “Tamam o zaman şöyle yapalım. Sen beni taşıyamayacağına göre sen benim kucağıma gel, ben seni taşırım.” “Of,” diye söylendim bir an. “Kumaşları ellerimin üzerinden tut.” Kumaşları sıra sıra ellerimin üzerinden tutmaya başladığında bacaklarımı beline sardım, bu bizi birbirimize yaklaştırırken kalbimin depera kalktığını hissediyordum. Hafifçe öksürdüm, bu bir nevi dikkatimi dağıtmak içindi. Ellerimi kumaştan çekerek dizlerinin altından düğüm atmaya çabaladım, bu sayede en azından salıncakta oturuyor gibi olurduk ve kumaşların üzerinde çok zorlanmazdık. Düğüm sonrasında artık salıncakta oturuyor gibi rahat görünüyordu, ben de onun kucağında oturuyordum, yüzlerimiz birbirine bakıyordu. Hemen ardından ellerimi pantolununun arka ceplerine uzattım. “Götümü elliyorsun,” diye söylendi birden bire. “Ellemiyorum götünü falan,” diye homurdandım. Evet, elliyordum. “Uydurma.” “Hayır elliyorsun.” “Ellemiyorum sus.” Telefona ulaşabilmek için kendimi biraz daha öne kaydırırken o an adamın derin bir şekilde inlediğini duydum. “Bak ben yirmi dokuz yıllık bakir bir adamım, oradan uzak dur.” Ne demek istediğine anlam vermeye çalışırken bacaklarımın arasında hissettiğim sertlikle duraksadım, telefonu hızla arka cebinden alarak geri çekildim. “Ya sen nasıl bir adamsın?” diye çıkıştım hızla. “Aşağıda insanlar bizi ısırmak isterken sen burada gelmiş neler düşünüyorsun?” “Yalnız burada taciz edilen ben oluyorum.” “Taciz etmedim ben seni,” diye homurdanırken aynı zamanda gözlerimi devirmiştim. Zihnimin dalgınlığı ile o an sosyal medya uygulamasına girmiş ve video izlemeye başlamıştım, üçüncü videomu izlerken adamın bana olan ruhsuz bakışlarının dikkatimi çekmesiyle duraksadım. “Ay çok pardon ya,” dedim hızla y…

Bölümün tamamını WritePad'de oku