MARAZ

1.Evre 17.Bölüm: Hedef Tahtası

Yazar:

MARAZ – Merve Korkmaz kitap kapağı
MARAZ – Merve Korkmaz kitap kapağı

17.Bölüm: Hedef Tahtası Kayıplar ardı arkası kesilmeden artarken nefes almaya devam etmek varoluşun en acımasız çelişkisiydi. Saniyeler sanki ağırdan akıyor gibi hissettirse de hayatın akışı her koşulda devam ediyordu, işte o an insanın düşüncelerindeki kahraman bakış açısı daha ağır basıyordu. Belki de bu bakış açısı kayboluşun tam orta yerinde bir pusula bulabilme direnciydi. Altan ayağa kalkmama yardımcı olmuştu, ardından tek kelime etmeden alt kata inen merdivenlere yönelmişti. Adımlarını dikkatle atıyordu, ben de onu hiç ses çıkarmadan takip ediyordum. Alt kata kapalı atış poligonuna geçtiğimizde sesler aniden yutulmuştu, dışarıdaki o kana susayan insanların uğultusu yalıtımlı duvarlardan geçememişti. Doğrudan kasanın arkasındaki mühimmat odasına geçtik. Muhtemelen vahşetin yaşandığı ilk gün burada çalışan bir görevlinin ya da dükkan sahibinin kaçtığı odanın dağınıklığından hemen anlaşılıyordu. Kasa ve çekmeceler açık, içleri boştu. “Kaçmışlar,” dedi Altan sıkıntılı bir sesle. “Boşuna geldik buraya.” Tek kelime etmesem de gerildiğimi hissetmiştim, hızla arkamı dönerek odadan uzaklaştım. Atış yapılan sahalara doğru ilerlemek isterken adımlarımın yarıda kalmasının nedeni, köşeyi döndüğüm an karşımda beliren manzara olmuştu. Yerde fermuarı açık, içi silah ve kurşun dolu siyah bir çanta, yere düşmüş parlak gri bir silah ve o silahtan paylayan kurşunlarla yerde cansız yatan dört marazlı cesedi. Bir an zihnimin gözlerimde canlandırdığı en olası ihtimalle, “Kaçamamışlar,” diyebildim. “Ne?” diye sordu Altan bana doğru yürürken. “Kaçamamışlar,” diye seslendim sertçe. Öyleyse neredeler? Seslenişim üzerine atış yapılan saha tarafından son günlerde zihnime ilmek ilmek işleyen sesler yaklaşmaya başladı. Hiç düşünmedim, doğrudan içi mühimmat dolu çantadan elime ilk gelen mermi kutusunu aldım ve geriye doğru adımladım. Amacım onları öldürmek değil, Altan’ın onları öldürmesi olduğu için mermi kutusunu Altan’a uzattım. “Al şunu.” “Bu mermi benim silahıma uymaz.” “Ay bir de sana mermi mi beğendireceğiz? Kullan işte şunu!” Altan, “Ya sabır,” çekti sinirle. Köşeyi dönen ve koşarak üzerimize atılmak isteyen marazlılar, Altan’ın soğukkanlılığının gazabına uğramıştı. Silahın namlusundan çıkan her kurşun bir bir sahibini buldu. Ardından Altan düz düz bana baktı. “Kalibre, ateşli silahlarda namlu genişliğini veya merminin çapını ifade eder.” Bir adım yaklaştı. “Mermilerin kalibresi farklı olabilir. Yani her mermi her silaha ait olmayabilir.” Gözlerimi devirdim. “Silah bilimi üzerine doktora yapmadım Altan.” “Yürü,” dedi koyu kahve gözleriyle atış sahasını işaret ederek. “Sana biraz atış öğreteyim, ondan sonra gideriz.” “Olur.” Atış sahasına geçtiğimizde Altan benim için silahları ayarlamıştı. Silahı beni ellerime bırakmadan, “İlk önce emniyet kilidinin kapalı mı açık mı olduğunu kontrol etmelisin,” diye anlatmaya başladı. Baş parmağı ile gövdenin üzerindeki küçük mandalı göstererek devam etti: “Bak burası emniyet kilidi. Mandalı yukarı kaldırdığında mekanizma kilitlenir, tetiğin düşmesini ve ateş almasını engeller. İlk işin bu kilidin konumunu kontrol etmek. Şarjörü yuvaya yerleştirip sürgüyü geriye çektiğinde mermi fişek yatağına sürülür ama emniyet kapalıysa tetiğe bassan bile silah patlamaz.” Bakışlarını bana çevirdi. “Nişan alırken arpacık ve gez hizalamasına dikkat et. Arpacığı, gezdeki o küçük çentiğe tam oturtmalısın ve üst kenarlarını aynı hizaya getirmelisin. Ayrıca tetiğe aniden basarsan namluyu kaydırabilirsin, o zaman da hedefi ıskalarsın. O yüzden tetiğe basarken kendinden emin olmalısın.” “Tamam,” diye mırıldandım. Silahı aniden ellerime bıraktığında aslında içinde sıkıştığımız bu kanlı salgında sağlıklı kalmamız için tek şansımızın marazlıları öldürmek olduğunu düşünmemeye çalışıyordum. Derin bir nefes alarak silahı hedef tahtasına doğrulttum, direkt tetiği çekmeyi düşünüyordum ama Altan tam arkamdaydı ve bu beni istemsizce de olsa tedirginleştiriyordu. “Hedefini al ve tetiğe bas.” Bakışlarım siyah beyaz hedef tahtasının tam ortas…

Bölümün tamamını WritePad'de oku