5.BÖLÜM
Yazar: Yazan Kelebek

Yorumlarını bekliyorum. İyi okumalar 💙 • • • 5.BÖLÜM Şirketin cam kapıları aralandığında içeri ilk giren küçük adımlar Mihre'ye aitti. Pembe simli spor ayakkabıları dikkat çekiyordu. Onun hemen arkasındaydım. Merakla etrafa bakıyordu. Burası onun için yepyeni bir yerdi. İlk başta benimle gelmeye çekineceğini düşünsem de beni şaşırtmıştı. Evlendiğimiz için Mihre'ye daha fazla babaannesi ve halası bakamazdı ve ne ben ne de Ulaş bir bakıcı fikrine sıcak bakmıyorduk. Aşk evliliği de yaptığımız sanıldığı için de normal bir aile olmalıydık. Bu yüzden de Mihre bugün benimle birlikte şirkete gelmişti. Tutması için elimi uzattığımda hemen sıkıca kavradı ve başını kaldırarak yüzüme baktı. Gülümsedim. ''Mücevherlerin krallığına hoş geldin.'' Dediğimde tatlı bir şekilde gülümsedi ve ''Hoşbuldum.'' Dedi ama sonrasında başını hemen önüne çevirdi. Utanmıştı. Asansör ile birlikte sadece bana ait olan kata çıktık. Birkaç çizimi evden değil de burada halletmem gerekiyordu. Hem de iş anlaşması yaptığımız bir müşterimiz ile bizzat görüşmem gerekecekti. Odama girdiğimiz zaman Mihre'nin elini serbest bıraktım. ''Burada istediğin gibi oynayabilirsin , istediğin kadar ses de çıkartabilirsin sorun yok.'' Dediğimde tatlı bir şekilde başını olumlu anlamda aşağı yukarı salladı. Sırt çantasının içerisindeki oyuncakları geniş deri koltuğun üzerine dökerken bende biraz çalışabilmek için masamın başına geçmiştim. Bir saatin sonunda çizimin kalan eksiklerini de tamamlamıştım ve aralıksız çizim yapmaktan dolayı parmaklarım sızlıyordu. Başımı kaldırdığım zaman Mihre'nin keyifle bebekleri ile oynadığını fark ettim. Onun oyununu bölmek istemiyordum ancak onu tek de bırakamazdım ya da birine kısa süreliğine emanet edemezdim. O yüzden benimle birlikte toplantıya girmek zorundaydı. Ayağa kalktığım zaman dikkati dağılmıştı, babasının birer kopyası olan mavi gözleri ile yüzüme merakla bakıyordu. ''Acıktın mı?'' diye sorduğumda, ''Hayır Meyracığım.'' Dedi. Yanına oturduğum zaman elimi karnına yasladım. ''Emin misin?'' diye sorduğumda başını olumlu anlamda aşağı yukarı salladı. ''Ama bence meyve yemeye hayır demezsin.'' ''Ananas! Çok severim ben! Bir de elma ama yeşil olanından!'' dediğinde güldüm. ''Nasıl istersen.'' Dedim ve asistanıma bunları kısa bir mesajla ilettim.''Benim kısa bir toplantıya katılmam gerekiyor ama sen de benimle birlikte gelmelisin.'' ''Olur, uslu uslu otururum.'' Dediğinde eğilerek yanağına bir öpücük bıraktım. O kadar tatlı bir şekilde konuşuyordu ki insan onu sevgisi ile sarıp sarmalamak istiyordu. Mihre ile birlikte toplantı odasına girdiğimizde ilk önce asistanımı gördüm. Biraz gergin duruyordu. ''Misafirimiz geldi. Mihre Hanım'ın meyvelerini de hazırladım.'' ''Teşekkür ederiz, Mehtap. İşine dönebilirsin.'' Dedim ve onun çıkmasını bekledim. Misafirimiz, Beyza. Orada duruyordu. Her zamanki gibi saçları zarif bir şekilde toplanmıştı ama kalbi için aynı şeyi söyleyemeyecektim. Yüzünde sahte bir tebessüm vardı.''Hoşgeldiniz Beyza Hanım.'' Derken sesim mesafeli çıkmıştı. Otururken Mihre'yi kucağıma aldım. Bu sandalyeler onun için çok alçaktı. Mihre meyvelerini yerken bizde Beyza Hanım ile toplantımıza başlamıştık. Onların yeni giyim koleksiyonları için bir mücevher koleksiyonu çıkarmamız gerekiyordu. ''Defilede bu tasarımlar fazlasıyla öne çıkacak.'' ''Öne çıkmaktan ziyade akılda kalıcılık bir zarafeti daha çok tercihim.'' Dedi. Mihre büyük bir heyecanla masanın üzerinde duran ametist kolyeye uzandı. ''Çok güzelmiş.'' Derken ellerinin meyve olması Beyza Hanım'ı rahatsız etmiş gibi duruyordu. ''Umarım yenisini getirirsiniz sonrası için.'' Dediğinde gözlerimi devirmemek için kendimi tutmuştum başımı belli belirsiz sallarken onunla pek ilgilenmedim. 'Senin gibi çok güzel.'' Dedim Mihre'ye ve elinde merakla tuttuğu taşın anlamını açıklamaya karar verdim. ''Bu kolye gibi güçlü, parlak ve kendine güvenen biri olacaksın.'' Beyza Hanım bakışlarını Mihre'nin üzerinden çekmezken göz bebeklerindeki parıltı hoşuma gitmemişti. ''Annen gibi mi olacaksın yoksa…