MAHZEN

12.BÖLÜM

Yazar:

MAHZEN - Yazan Kelebek kitap kapağı
MAHZEN kitap kapağı

Bölümü bitirdikten sonra tekrar düzenlemek için zamanım olmadı, yazım ve mantık hataları için şimdiden kusura bakmayın. Ayrıca YORUMLARINIZI da büyük bir HEYECANLA bekliyorum, beni yorumsuz bırakmayın. İyi okumalar ❤️ . . . 12.BÖLÜM İnsanlar, bencillerdi. Herkes kendi çıkarı için yaşardı. Fedakarlık ise yapılır gibi görünse de gerçekten yapılmazdı. O fedakarlığı bile insanlar kendi çıkarlarına göre yönlendirirdi. Yirmi altı yıllık hayatımda tüm bu gösteriyi en önden izlemiştim. Oyuncuların gözü düşünülenin aksine en ön sırada oturanlarda değil de orta kısımda ve arkada oturan insanların üzerinde olurdu ve görünmezliğim, kendime koruyucu bir duvarı nasıl örmem gerektiğini bana öğretmişti. Yanımda oturan Ulaş sandalyesine rahat bir şekilde yaslanmıştı. Geniş omuzları ve üzerindeki takım elbise ile kusursuzdu. Sanki buradaki her şey ona aitti. Kontrol sadece onun ellerindeydi ve buradaki herkes o ne derse itiraz etmeden yapmak zorundaydı. Konuştuklarımızı duyamayacakları kadar aramızda mesafe olsa bile karşı masadaki herkesin bakışları sıra ile buraya kayıyordu ama sanki onları fark etmemiş gibi davrandığımız için yüzlerinde sinirle karışık bir ifade olduğunu göz ucuyla görebiliyordum. Kimse görünmez olmaya tahammül edemezdi ve güç için her şeyi yapabilecek insanlar en çok da bundan nefret ederdi. Her zaman fark edilmek isterlerdi. ''Yarın,'' diyerek masadaki ilgiyi üzerini çekti Mihre. Babasının onun gözlerinin içine bakana kadar da konuşmaya devam etmedi. ''Beni almaya sen de gelecek misin baba?'' diye sordu. Onu çok seven insanlar ile etrafı çevrili olsa da babasından başka birilerinin de her zaman olabileceğine inanmıyordu. En çok Ulaş'ın yanındayken duygularını belli etmekten, kendini ifade etmekten çekinmediğini bu iki ayda tabi ki anlamıştım. Babası, onun için güven demekti. ''Yarın önemli bir toplantım var ama akşam yemeğini dedenlerde yiyeceğiz.'' Dediğinde elimdeki çatalı tabağımın kenarına bıraktım. Benim böyle bir şeyden haberim yoktu. ''Gitmek üzereyken haber vermediğin için sağol.'' Dediğimde kolunu sandalyemin arkasına yaslamıştı. ''Bir telefonun olduğunu hatırlasaydın benden önce bile öğrenebilirdin. Annem ilk önce seni aramış ama ulaşamamış.'' Dediğinde gün içinde telefonuma neredeyse hiç bakmadığımı hatırladım ve muhtemelen sessizde olduğu için de duymamıştım. Yine de pişmanlık barındıran bir yanıt vermek istememiştim. ''Canım bugün telefon kullanmak istemedi.'' Dediğimde dudaklarında silik bir gülümseme belirdi. ''Benim karımın canına her şey serbest.'' Dediğinde uzun zaman sonra ilk defa kendimi utanmış hissediyordum. Hatta tenimi saran sıcaklıktan dolayı yanaklarımın da kızardığına emindim. Başımı önüme çevirdiğim zaman hemen karşımda oturan Derin ve Yiğit'in ise derin bir sohbette olduğunu görmek, utanç hissini benden uzaklaştırmıştı, şaşkınlık daha ağır basmıştı çünkü akıcı bir şekilde sohbet edebilecek kadar samimi olduklarını bilmiyordum. Ama hastanede kaldığım süreçte aralarındaki muhabbeti ilerlettiklerini anlamak benim için hiç de zor olmamıştı. Onlara bakarken arka masadaki hareketlenme de dikkatimi çekmişti. Halit, ayağa kalkarak ilk önce Baran ardından da onun babası ile tokalaşarak gitmişti. ''Neden erken gitti?'' diye sordum. ''İki gün sonra masanın toplantısı var. Akyıldızlar ile uzun süre görünüp dikkat çekmek istememiştir.'' Dedi Ulaş. ''Her şeyi birlikte planlamış olabilirler mi?'' diye sordum. Birini öldürebilmek için gerçekten ama gerçekten elle tutulur bir sebep arıyordum ama yoktu, hiçbir zaman da bir cana kıymak için sebep olamazdı. Kimse, kimsenin hayatına zarar veremez, can yakamazdı ama bunu kimse anlamak istemiyordu. Ölüm, güzel bir şey değilken; insanlar onu öfke ile harmanlıyor ve normal bir şeymiş gibi kendi hayatlarına dahil ediyorlardı. Herkes kendini tanrı ilan ediyordu, af dileyecekleri zaman geldiğinde bile kurtulamayacaklarını bilmeyerek. ''Olabilir ama kanıta ihtiyacımız var.'' Dediğinde başımı belli belirsiz salladım. İştahım kaçmıştı ve önümdeki tabak, midemi bulandırıyor…

Bölümün tamamını WritePad'de oku