MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - III / Elli Beşinci Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) – Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) – Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı

Merhaba canlarım, Yeni bölüm sizlerle. Oy verdiysek, o zaman başlayalım. Keyifli okumalar diliyorum. ♥️ Mahinev Yattığım yerde gerinerek üzerimdeki yumuşak yorgana sıkıca sarıldım. Yatakta yan dönerken açılmak için direnen gözlerimi kapalı kalması için zorladım. Uzun zamandır geçirdiğim en iyi uykuydu. Son zamanlarda böyle hissedeceğimi düşünmezdim fakat hem sabah hem de bu gece çok güzel uyumuştum. Sabah nasıl iyi uyuduğum aklıma gelince gözlerim aniden açıldı. Sabah Ali Asaf’ın yanında uyuduğum zaman deliksiz bir uyku geçirmiştim. Bunu ne kadar kabul etmek istemesem de inkâr etmenin de anlamı yoktu. Aniden yerimde doğruldum. Ali Asaf’ın yatağında olduğumu anlayınca panik beni ele geçirdi. Dağılan saçlarımı yüzümden hızla çektim ve hemen yatağın diğer tarafına döndüm. Ali Asaf’ın tarafının boş olduğunu görünce önce rahatladım fakat sonra yine de geceyi yan yana geçirmiş olma ihtimalimiz geldi aklıma. Elimi onun tarafında gezdirdim. Eğer yatmış olsaydı sıcak olurdu diye düşündüm. Yatağın diğer tarafı soğuktu. “Ama ya erken uyandıysa?” Kendi kendime sorduğum sorunun cevabının bende olmadığını fark edince belime kadar inen yorganı üzerimden ittirdim. Bacaklarımı yataktan sarkınca ayağıma dolanan uzun paçaları yukarı doğru toplayıp odanın içinde yürüdüm. Yatak odasının kapısı aralık duruyordu. Sessiz adımlar atarak kapıyı açtım ve odadan çıktım. Salona girerken etrafıma bakındım fakat kimseyi göremedim. Görünürde kimse yoktu ve evin içinde oldukça sessizce. Yine kendi başına bir yere gittiğini düşünerek hızlı adımlarla içeri yürüdüm ve etrafıma bakındığım anda donup kaldım. Ali Asaf benim dün gece yatmam gereken koltukta uyuyordu. Ben yatağında uyuduktan sonra buraya gelmiş olmalıydı. Dudaklarımda oluşan gülümsemeye engel olmak istemedim. Uzun zaman sonra onun sebep olduğu bir gülümsemeden pişman olmadım. Bekledim, gelmesini bekledim ama o ağır huzursuzluk gelmedi. Koltuğa doğru yaklaştım ve ellerimi arkasına dayayarak hafifçe eğildim. Uykunun verdiği rahatlama tüm yüzüne yerleşmişti. Onu normal zamanlarda da böyle görmek istediğimi düşündüm. Ali Asaf aniden gözlerini açtı. Uykuyla ağırlaşan gözlerini kırpıştırıp hemen bana çevirdi. Sanki orada olduğumu biliyormuş gibi hemen bana bakmıştı. “Günaydın,” dedim yüzüne bakarak. Biraz şaşırarak duraksadı. “Günaydın,” derken yerinde hafifçe doğruldu. “Saat kaç?” “On olmak üzere.” Ben konuşurken yerinde doğrulup oturdu. Koltuğun etrafına dolanıp karşısına geçtim. Ben yaklaşınca başını kaldırıp bana baktı. Elini koltuğa koyup kalkmak istediğinde yaklaşarak kolundan tuttum ve destek olarak kalkmasına yardım ettim. Birbirimize bu kadar yakın durunca ister istemez derin bir özlem hissediyordum. “İyi uyudun mu?” diye sordum. Hâlâ koluna destek olduğumdan birbirimize çok yakındık ama ondan uzaklaşmadım. Gülümseyerek başını salladı. “Ben uyudum ya sen?” dediğinde gülümsedi. Dudaklarına yerleşen o gülümseye takıldı gözlerim. Bakışlarımı ısa bir süre orda tuttuğumu fark edince kendime gelip ona döndüm yeniden. “Evet,” dediğimde bende gülümsememi bastıramadım. “Çok güzel uyudum.” “Güzel,” dedi iç çeker gibi. Başını bana doğru eğip tereddüt ederek yaklaştı. Sanki kaçmamı, ondan uzağa gitmemi bekler gibi zaman tanıdı bana ama yerimden kıpırdamadım. Bunu fırsat bilip cesaret alarak dudaklarını başımın üzerine dokundurdu ve orada tuttu. Gözlerimi kapattım. Vücudunun sıcaklığı üzerime doğru gelirken yaptığı bu hareket kalbimi sızlattı. Hafifçe uzaklaştığında başımı geriye eğip ona baktım. Elini kaldırılıp yanağına koyarken her hareketi nefessiz kalarak kıpırdamadan izledim. İri eli yanağımı kaplarken sıcaklığı tenimi ısıtarak içimi de yaktı. Başparmağı tereddüt ederek hareket edip altdudağımın üzerinden geçtiğinde yutkunarak onu izledim. Usulca dokundu ve elini geri çekti. Şaşkınlıkla durduğumda hareket etmeye başladı ve beni de kendime getirdi. Ona destek olmaya çalışırken az önce dudağıma dokunan parmağını kendi dudaklarına bastırmasını izledim. Bu ufacık hareket yüzümü alev alev yaktı. Gözlerimi ka…

Bölümün tamamını WritePad'de oku