MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - III / Kırk Sekizinci Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Sen hep aynı iklimde gül bana, mevsimi boşver. -Attila İlhan Sana İhtiyacım Var – Orhan Ölmez Ali Asaf Vücudumdaki her bir kemiğin sızladığını, her yerimin ağrıdığını hissederken hareket edip bu ağrıdan kurtulmak istedim fakat değil hareket etmek yerimden kıpırdayamaz halde hissediyorum. Gözlerimi sıktım ve açılması için zorladım. Lanet olası göz kapaklarımı hareket ettirmek bile adeta işkence gibi gelirken bedenimi hareket ettirmek imkansızdı. Kendimi biraz daha zorladım ve sonunda gözlerimi açtım. Yerimden kıpırdamadan tavandaki loş ışıklara gözlerimi diktiğimde hissettiğim sızıyla gözlerim sulandı. Acısını dindirmek ister gibi gözlerimi yeniden kırptım. Derin nefes almak ister gibi göğsüm sıkışıyordu fakat bunu yapmaya çalışmak da çok acı veriyordu. Odanın içinde yankılanan makine sesleri dışında başka hiçbir şey duymuyordum. Nerede olduğumu ya da ne zamandır burada olduğumu hatırlamıyordum fakat buraya gelme sebebimi hatırlıyordum. Göğsüm acıyla sızladı. Akmak için direnen yaşlarımı durdurmaya çabalarken yan tarafımda bir hareketlilik dikkatimi çekti. Başımı hafifçe yana eğmeye çalıştım ve sonra gözlerim onun gözyaşlarıyla ıslanmış güzel gözleriyle buluştu. İki elini yüzüne götürüp hızla sildi ama o kadar fazla ağlıyordu ki hemen yanakları yeniden ıslandı. Ağzımın üzerinde duran şeyi çekmek için elimi kaldırdım fakat ben bunu başaramadan bir hemşire içeri girdi ve bana engel oldu. Ona bundan kurtulmam gerektiğini anlatmaya çalışsam da enerjim o kadar azdı ki ona karşı gelemedim. Gözlerim ellerini cama dayamış telaşlı gözlerle beni izleyen Mahinev’e kaydı yeniden. Dudaklarına odaklandığımda, “Yapma,” diye fısıldadığını gördüm ve aniden durdum. Ben durunca o da rahatladığını belli eder gibi derin bir nefes aldı. Hemşireye kısacık bir an için çıkarmasını anlatırken kadın beni tedirgin gözlerle izledi fakat dediğimi yaptı. Bunu yapmadan önce de serumun takılı olduğu kısımda biraz oyalandı, sonra yanıma gelip ağzımdaki plastiği aşağı doğru indirdi. Söylemek istediğim çok şey vardı fakat aklımın bulandığını hissediyordum. Gözlerim kapanmak için beni zorlarken birkaç kere kırptım ve yeniden Mahinev’e odaklanmaya çalıştım. Gözlerim kapanmadan önce kendimi zorlayarak aklıma gelen şeyi fısıldadım. Abim ... Sonra yeniden bilinçsiz bir uykuya daldım. * Etrafımdaki sesler kulağıma olduğunda gözlerimi açtım. Annemin saçlarıma dokunduğunu gördüm önce ve sonra da etrafıma toplanan insanlara baktım. Onlara daha sağlam bir tepki vermek istiyordum fakat o kadar yorgundum ki sanki bu yorgunluk hayatım boyunca geçmeyecek gibi hissettiriyordu. Sadece bedenim değil, zihnim de yorgundu. Elimin üzerine soğuk bir parmak dokunduğunda nefesim kesildi. Gözlerimi açtım. Açmasaydım da onun bana dokunduğunu anlardım zaten ama onu görmek kalbimin sanki yeniden harekete geçmesini sağlamıştı. Ufacık bir dokunuştu ama parmak ucu benimkinin üzerinde kayıp giderken o basit dokunuş bana hayat veriyordu sanki. O kadar çok seviyordum ki onu, her bir parçam içim ve dışım ona olan aşkımla dolup taşıyordu. Böylesine severken değil gözlerimin kapalı olması, komada bile olsam onun varlığını ve dokunuşunu hissederdim. Yeniden parmağımı okşadı ve bende ona karşılık vermek ister gibi dokunduğu parmağımı hareket ettirdim. Bana baksın, gözlerini gözlerime çevirsin istiyordum. Gerçek olduğuna inanma ihtiyacıyla öyle bir yanıyordum ki... Parmağımı bir kez daha oynattım ve o güzel yüzüne öyle aydınlık bir gülümseye yerleşti ki yaşamak için ihtiyacım olan tek şey buymuş gibi hissettirdi. Aniden başını kaldırdı ve herkesin onu izlediğini fark edip bir anda telaşa kapıldı. Sanki kaçıp gidecekmiş gibi etrafına bakındı fakat sonra gözleri benimkileri buldu. Parmağımı yeniden hareket ettirdiğimde serçe parmağını benim yüzük parmağıma doladı ve onun dokunuşunun verdiği hisle gözlerimi kapattım. Gözlerimi yeniden açtığımda yüzündeki ıslaklığı silip bana gülümsedi. Tam gözlerimin içine bakıp beni kalbimden vuran bir gülümsemeydi bu ve o kadar güzeldi ki... Hoş geldin dedi dudaklarını…

Bölümün tamamını WritePad'de oku