MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - I / Dördüncü Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Seni kucaklasam, kucaklasam Birbirimizin kalbini dinlesek Dünyanın kalbini dinlesek -Attila İlhan Ben Sarhoş Oldum – Kamuran Akkor Mahinev Yüzüme vuran güneş yüzünden gözlerimi açmakta zorlandım. Zihnim bulanık gibi hissediyordum. Bütün gece ağladığım için gözlerim ağrıdığından, açmamak için büyük bir çaba sarf ediyordum. Ama sonra aklıma dün gece olanlar dolmaya başlayınca gözlerim istemeden de olsa hızla açıldı ve yatakta hızla doğruldum. “Ali Asaf,” diye kendi kendime ismini fısıldadım. Dün gece ne olmuştu öyle? Yataktan çıkıp aynanın karşısına geçtim ve hemen saçlarımı topladım. Banyoda elimi yüzümü yıkadıktan sonra merdivenlerden aceleyle aşağı indim. Telefonumun nerede olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Yatağa nasıl geldiğimi bile hatırlamıyordum ki. Salona girince durup etrafıma bakındım ve telefonumun televizyonun yanında durduğunu fark ettim. Ben onu almak için ilerlerken Emine annem de mutfaktan çıktı. Beni görünce şöyle bir süzdü ve gözlerini yüzüme odakladı. Gözlerimin şiş olduğunun farkındaydım ve bunu onun da fark ettiğini biliyordum. “Günaydın,” derken gülümsemeye çalıştım. “Sana da günaydın kızım,” dedi arkasını dönüp gitmeden önce. Akşam bahçede olanları gördüğünden kesinlikle emindim. Ali Asaf’ı içeri onun aldığını da biliyordum ama bana bir şey söylemeyi düşünüyor gibi değildi. Mutfağa gidince kahvaltıyı bahçeye hazırlamaya başladığını gördüm. Ben de sessizce ona uyum sağladım. Bahçede birlikte kahvaltı yaparken gözüm istemsizce karşı tarafa kayıp duruyordu. Buradan net olarak ne görmeyi bekliyordum bilmiyorum ama sürekli bakmaktan kendimi alamıyordum. Ayağa kalksam belki daha net görürüm umuduyla yeniden ayaklandığımda Emine annem sonunda patladı. “Yine nereye?” dediğinde hafifçe sıçradım. “Su,” dedim içeri göstererek. “Su alacağım.” Emine annem bir kaşını kaldırıp masada duran sürahiyi işaret ederek konuştu. “Masada var ya kızım.” Ne cevap vereceğimi düşünürken sonunda aklıma ilk gelen şeyi söyledim. “Soğuk istiyorum,” dedim ve arkama bile bakmadan içeri girdim. Dolabı açıp bir şişe su alırken tekrar bahçeye çıkacağım sırada adımlarımı bilerek yavaşlattım. Kapının orada durup tam karşımda duran bahçeye baktım. Ali Asaf’ı görmedim ama oraya baktığım anda Bahar da bahçeye çıktı. Beni görünce elini kaldırıp heyecanla salladı. Ben de ona karşılık verdim. Manyak kız ta oradan bana, “Günaydın!” diye bağırınca kahkaha attım. Yerime oturmadan suyu masaya bıraktığım sırada Emine annem de Bahar’ı duymuş olacak ki o da gülümsedi. Yeniden Bahar’a baktığımda elini telefon şekline sokarak kulağına götürdü. Ben de başımla onayladım. Hızlıca kahvaltımızı ettikten sonra ben masayı toplarken Emine annem üzerini değiştirmiş halde odasından çıktı. “Ben çıkıyorum kızım,” dedi bana bakarak. “Erkenden nereye böyle?” “Asuman teyzenlere geçeceğim,” dedi. “Ayşe’nin çeyizinde ne eksik var diye bakacakmış, beni de çağırıyor.” Kaşlarımı çattım. Ayşe’yi severdim, kendi halinde sessiz sakin bir kızdı. Bizden birkaç yaş büyüktü ama o kadar narin o kadar sakindi ki Bahar ve ben yanında yaramaz çocuklar gibi kalıyorduk. Ayşe’yi severdim sevmesine ama Asuman teyzeden pek hoşlandığım söylenemezdi. Her işe burnunu sokmadan duramaz, Bahar ve beni ne zaman görse bizden hoşnut olmadığını belli edercesine suratını şekilden şekle sokardı. “Ne çeyizi?” diye sordum merakla. “Çeyiz neden olur, Mahi?” Bana saçmaladığımı belli eden bir ifadeyle baktı. “Ya neden olur biliyorum tabii ama neden çeyizindeki eksikleri tamamlıyorlar? Hem de bayram bayram! Ne bu acele…” Omzunu silkerken kapıya doğru ilerledi. Ayakkabılarını giyip bana döndü. “Asuman’ı bilmez misin sen? Kıza birini bulmak lazım yaşı geçiyor, deyip duruyor.” Gözlerim sinirle karardı. “Birini bulmak lazım da ne demek? Kızın söz hakkı yok mu yani?” Emine annemin bakışları anlayışla değişti. “Kızım ben de isterim öyle olmasını ama annesine ne desek boş işte. Ben de konuştum, Seyhan da söyledi ama yok. Eşinin bir akrabasının oğlu mu ne varmış onlara haber göndermiş…” Cümlesini bitiremeden sinirl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku