MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - II / Kırk İkinci Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Eskitiyorum eskitiyorum, kalıyor ne kadar güzel olduğun. -İlhan Berk Bir Bilebilsen - Elif Kaya Mahinev Nefes almak ciğerlerime fazla geliyordu. Attığım adımlar sanki tabanlarımda diken varmış gibi hissettirse de kendimi yürümeye zorladım. Yürüdükçe bedenim sızlıyordu. Arkamı dönüp darmadağınık olmuş adama bir kez bakarsam gidemeyeceğimi biliyordum. Bu gece yaşadıklarımız sadece bedenime değil, kalbime de çok ağır geliyordu. Yatak odasından çıkıp dağılan eşyalarımızın olduğu salona giderken arkamdan adım sesleri geldi. Elime aldığım pantolonumla birlikte geri kalan eşyalarımı toparlamak için salonda gezinirken Ali Asaf yanıma geldi. “Yapma,” dediğinde başımı iki yana salladım. Ben cevap veremeden devam etti. “Saat çok geç, bu saatte gitme.” Bir elimle göğsümde tuttuğum çarşafı sıkarken diğer elimdeki pantolonla ona döndüm. Yorgun ve bitkin yüzü bende ağlama isteği uyandırıyordu. Her ne kadar bunu yapmak istemesem de haklıydı. İnat etmenin ya da kavga çıkarmanın zamanı değildi. Sessizce başımı sallayarak onu onayladım. Ali Asaf rahatlamış gibi sesli bir nefes aldı. Gözleri kısa süre etrafımda dolandıktan sonra yeniden bana döndü. “Duş almak ister misin?” Bedenim gerginleşerek dikleşti. “Olur,” derken buradan bir an önce kaçıp gitmek istedim. Ali Asaf tek kelime etmeden arkasını dönüp yerdeki eşyalarımızı tek tek topladı. Elimdeki pantolonu da sessizce aldı ve odasına giderek gözden kayboldu. Bacaklarımın arası hâlâ sızlarken orada hareketsiz bir şekilde durdum. Karnımda ve bacağımda hissettiğim ıslaklığı görmezden gelmeye çalışmak çok zordu. Ali Asaf yeniden odasından çıktı. Elinde kareli pijama takımıyla yanıma yaklaşıp ben itiraz edemeden elimi tutarak beni banyoya yürüttü. İçeri girdiğimizde kapının orada durdum. Ali Asaf geniş bir dolabı açtı, içinden iki tane koyu renk havlu çıkarıp lavabonun kenarına koydu. Üzerine de pijama takımını yerleştirdikten sonra duşa doğru dönüp suyu açtı. “Ben hallederim,” dedim araya girerek. Benim için bunları yapmasına gerek yoktu. Ali Asaf sesimle birlikte durdu. Yapmak istemese de üstelemeden başını kabullenişle aşağı eğip bana döndü. “Bir şeye ihtiyacın olursa seslenirsin.” İkimizin de bu kadar sakin davranması beni deli gibi korkutuyordu. Sakin ve normal ... Buna alışmak ve kapılıp gitmek çok kolay geliyordu gözüme. Ali Asaf yanımdan geçerken kısa bir an durdu. Dudaklarını başıma yaklaştırdığında gözlerimi sımsıkı yumdum. Saçlarımın arasına kondurduğu öpücüğü kabul ederek beklediğimde kalbim sızladı. Tek kelime etmedik ikimiz de. Ali Asaf derin bir nefes alarak banyodan çıkıp beni yalnız bıraktı. Tuttuğum çarşafı bedenimden kaydırıp yere bıraktım. Yüzümü karşımdaki aynaya çevirmeye cesaretim yoktu. Kendimi suçlamaya ya da içsel bir çatışma yaşamaya gücüm de yoktu zaten. Ali Asaf’ın açtığı suyu istediğim ısıya getirip akan suyun altına girdim. Ellerimle bedenimi sakince ovalarken kısa bir süre önce aynı yerlerde gezinen parmakların verdiği hissi görmezden gelmeye çalıştım. Raftan Ali Asaf’ın şampuanını alıp titreyen parmaklarımla saçlarımı köpürttüm. Kokusu tüm bedenimi ele geçirip duyularımı işgal etti. Gözlerimi sımsıkı kapatıp olanları hafızamdan silmeye çalışsam da başarısız olacağımı biliyordum. Beni sevdiğini, beni nasıl özlediğini anlatmak ister gibi dudaklarını ve ellerini gezdirmişti tenimde, ben de buna dayanamamıştım. Damarına bilerek basıp onu delirttiğimin farkındaydım fakat sert olmasına, benden nefret eder gibi hareket etmesine katlanmak çok daha kolaydı. Diğer türlüsünün altından kalkamazdım. Akan suyla birlikte onun izlerini tenimden silmeye çalıştım fakat başarısız olduğumun farkındaydım. Sadece ona ait şampuanın kokusu bile tenimden yayıldıkça her bir saniyeyi anımsıyordum. Hızla suyu kapatıp duştan çıktım. Benim için bıraktığı büyük banyo havlusunu bedenime sardım ve diğerini de saçlarıma doladım. Kurulandıktan sonra bana getirdiği pijamaları giydim. İç çamaşırlarım olmadığı için tenime değen kumaş beni mahvediyordu. Bundan sonra her şey bana bu geceyi hatırlatacak di…

Bölümün tamamını WritePad'de oku