MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - II / Kırk Birinci Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Konuşmuyor, anlatmıyor diye hissetmiyor sanmayın. Kimisi içine atar çığlıklarını -Cemal Süreya Affetmedim Kendimi - Taner Ali Asaf Banyodaki aynada kendi yüzüme bakarken olduğum durumdan nefret ettim. Bana o güzel gözlerinde parlayan öfkeyle sen böyle bir adam mısın , diye sorduğunda evet demiştim ama gerçekten böyle hissetmiyordum. Düştüğüm bu durumdan nefret ediyordum. Verdiğim kararlardan, vermek zorunda olduğum kararların hepsinden her bir hücremle nefret ediyordum. Kendimi düşünmeyi çoktan bırakmıştım zaten ama sevdiğim kadını bu kadar yıpratıyor olmak canımı çok yakıyordu. Kaşımdaki sızmış kanı temizleyip elimi ve yüzünü yıkadım. Bu banyodan çıktığım anda Mahinev’den özür dileyecek ve ona kendimi açıklamak için elimden geleni yapacaktım. Benden nefret etmekte haklıydı fakat bu canımı deli gibi yakmadığı anlamına gelmiyordu. Benden nefret ettiğini söyleyen sesini kafamın içinde tekrar tekrar duyuyordum. Başımı iki yana sallayıp kendimi toparlamaya çalıştım ve elimdeki koyu renk havluyla banyodan çıktım. Fakat salona girdiğim anda Mahinev aniden konuşmaya başladığında içeride aldığım kararların hepsi yerle bir oldu. İçimdeki acıyla kıvranan boşluk, kalbimin paramparça olduğu anlar... hepsinin yerini tıpkı karşımdaki kadının içinde taşan aynı öfke aldı. Ellerini beline koyup sinirli nefesler eşliğinde, “Senin derdin ne? Bak Ali Asaf benim de bir sabrım var!” dedi. Homurdanarak ona doğru döndüm. “Aynı şekilde!” Bu tavrımdan hoşnut olmadığını belli edercesine başını geriye atıp bir süre nefeslendikten sonra bana döndü. “Ya sen delirdin mi? Senin benim üzerimde hiçbir hakkın yok anlamıyor musun? Sen bana hesap soramazsın, sen bana karışamazsın. Bunu sana kaç kere söylemem gerek?” Söylediği her bir kelime bir ok gibi bedenimin her zerresine saplandı. İçten içe kanadığımı hissediyordum. Haklı olduğunu biliyordum fakat öfkem beni ele geçirirken gözüm hiçbir şey görmedi. Benden nefret mi etmek istiyordu? Pekâlâ, alacağım tek şey buysa eğer o zaman ondan gelecek öfkeyi kabul edecektim. Burnumdan soluyarak üzerine doğru yürüyüp tam karşısında durdum. “İstediğin kadar söyle. Sen bunları bana bin kere söylesen de ikimizde bunların gerçek olmadığını biliyoruz.” Hayretle gözlerime bakarken nefesleri hızlandı. Benden uzaklaşmak için bir adım geri gitmeye çalıştı ama elimi ince beline sararak onu olduğu yerde tuttum. Ona bu kadar yakın olmak kalbimi olduğu kadar bedenimi de harekete geçirdi. Fısıldayarak, “Bırak,” derken yeniden uzaklaşmaya çalıştı ama kollarımı sıkarak ona hareket edecek alan bırakmadım. “Artık bırakamam anlamıyor musun? Bir daha bırakamam. Dün geceden sonra bırakamam.” Nasıl yaşadıklarımızı görmezden gelebiliyordu. Dudaklarım onun tatlı tadını bunca zaman sonra almışken kendimi tutmamı nasıl bekliyordu. Nasıl uzak durabiliyordu? Benden ondan kopamıyorken onun bunu başarması öfkemi alevlendirdi. “Saçmalıyorsun,” dedi tereddüt etmeden. “Dün gece bir hataydı bunu sen de biliyorsun.” Hata mıydı? Siktiğimin hatası falan değildi! Hızla, “O adamla neden görüştün?” dedim. Tereddüt etmeden cevap verdi. “Seni ilgilendirmez.” Dişlerimi sıkarken çenemin ağrıdığını hissettim. “Mahinev, beni zorlama. Çok zor dayanıyorum... Her şeye çok zor dayandım.” Gözlerini kısıp başını geriye atarken yüzüme baktı. Bu kadar yakınken kokusunu almak boğazımın kurumasına sebep oldu. Ona o kadar açtım ki... Yutkunarak boğazımı ıslatmaya çalıştım. Belinde duran elim istemsizce tenini sıktı. Diğer elimi yüzüne kaldırıp boğazıyla çenesinin arasındaki o noktayı kavradığımda başparmağımla çenesini okşadım. Değişen nefesi beni alev alev yakıyordu. “Benden nefret ettiğini söyle,” diye fısıldadım. Tereddüt bile etmeden, “Senden nefret ediyorum,” dedi. Boğazını kavrayan elim sıkılaştı. Dudaklarımı yalayıp ona doğru yaklaştım. Canımın acısını kırbaçlamak ister gibi dişlerimi sıkarak ondan aynı kelimeleri duymak için zorladım. “Benden nefret ettiğini söyle.” Sesimin titremesine engel olamadan söylediğim kelimeleri duyunca kısa bir süre durdu. Fakat yine de geri…

Bölümün tamamını WritePad'de oku