MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - II / Otuz Beşinci Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Gözlerin parıldıyor mu, arada bir düşleyince beni? Gözlerim kararıyor, arada bir düşünmeyince seni burada. -Oruç Aruoba İki Satır Yara - Mabel Matiz / Aşkın Nur Yengi Mahinev Bir daha adım atmam dediğim mahalleye geri döneli, bir daha asla yüzüne bakmam dediğim adamın kızıyla ilgilenmeye başlayalı tam iki ay olmuştu. Hayatımın en zor iki ayı diyemezdim ama yine de benim için çok zor geçen iki aydı. Lanet olası iki ayın her anından nefret etmiştim. İçimdeki nefretin sınırlarını çizmeye çalışmak beni çok zorluyordu. Ondan uzak durmak zorunda olduğumu bile bile onunla bu kadar yakın olmak beni çıldırtıyordu. Beni ikileme sokan bu duygulardan da nefret ediyordum. Bana bu hissettirdiği karmaşık duygulardan da nefret ediyordum. Avazım çıktığı kadar her şeyden nefret ettiğimi bağırmak istiyordum ama içimde, çok derinlerde bir yerde beni yalancılıkla suçlayan o kısım ağzımı açmama engel oluyordu. Buraya geri dönerken bunları yaşayacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Benden af dilemek isteyen eski bir arkadaşla vedalaşma düşüncesiyle planlayarak aldığım bir karardan ibaretti her şey. İki ay önce buraya gelecek, onu dinleyecek ve yoluma devam edecektim. Fakat ne beklediğim ne de planladığım şeyler olmuştu. Şimdi hayatımda uzak durmak zorunda olduğum bir adam ve onun uzak duramadığım kızı vardı. Dünyanın en saçma, en aptalca cümlesini zihnimden geçirdiğim için kendimi azarladım. Böyle bir şeyi nasıl kabul etmiştim ben? Hepsinden öte verdiğim sözden nasıl vazgeçecektim? Fakat Lina’yla, o küçük kızla ilk göz göze geldiğimde aklımdan geçenler, ondan uzaklaşmama izin vermemişti. Onu karşımda ilk gördüğümde, tam arkamda annesini kaybettiğini bilerek yüz yüze baktığımızda bedenim Lina’nın karşısındaydı ama zihnim çok başka yerlere gitmişti. O küçük kız aniden Lina olmaktan çıkmıştı benim için. Annesi ve babasının kim olduğu o anlarda umurumda olmamıştı. Karşımda, annesini kaybetmiş ufak bir kız vardı ve bir an için o kız Lina değil, bendim . Babası tarafından hiç sevilmemiş, annesinin canının yandığı her ana, her sese şahit olmuş korkmuş, ufak küçük kızdan başkası değildi gözümde. Tek başınaydı ve bana ihtiyacı vardı. Tıpkı bir zamanlar benim de birilerine ihtiyacım olduğu gibi. Onu benden daha iyi kim anlayabilirdi? Bir yanım yaptığımın aptallıktan ibaret olduğunun farkındaydı. Fakat bir yanım da asla pişman değildi. Bu kadar arada kalmak beni çok yoruyordu. Sanki tüm insanların gözü benim üzerimdeymiş gibi hissettiriyordu. Başkalarının düşünceleri hiç umurumda olmamıştı ama bazen bana bakışlarını gördüğümde hakkımda ne düşündüklerini merak ediyordum. Belki de fırsatçı olarak görüyorlardı beni. İki ay önce karısını kaybetmiş bir adamın kızıyla vakit geçiriyordum. Üstelik bu adam bir zamanlar benim sevdiğim adamdı. “Kimin ne düşündüğü umurumda değil,” dedim kendi kendime fısıldayarak. Emine annem başını kaldırıp bana baktı. Göz göze geldikten sonra ona gülümsediğimde kaşlarını çattı. Suratımı buruşturmamak için kendimi tutmak zorunda kaldım. Dikkatli bakışları yüzümde gezindiğinde yerimde kıpırdandım. “Bir şey mi oldu, Emine anne?” “Kendi kendine mi konuşuyorsun sen?” Sorduğu soruyla yerimde huzursuzca kıpırdandım. “Yok,” dedim çekinerek. Emine annem bana dikkatle bakınca devam ettim. “Sesli düşündüm,” dedim hemen. “Anladım,” dedi fakat bakışlarını da ara ara üzerimde dolaştırmaya devam etti. Yerimde huzursuzca kıpırdanmamak için kendimi tutmak zorunda kaldım. Bakışlarımı duvarda duran saate çevirdiğimde, saatin neredeyse üç olmak üzere olduğunu gördüm. Lina bir saat içinde gelecekti ve bugün hava normalden biraz daha soğuk olsa da onu parka götüreceğime söz vermiştim. Ona verdiğim sözü tutmak için sabah erkenden uyanmış, teslim etmem gereken proje çizimlerimi bitirip göndermiştim. Hâlâ çalışmaya devam ediyordum ama daha ne kadar uzaktan devam edecektim emin değildim. Hakan abi bana bu konuda hiç zorluk çıkarmıyordu fakat ben kendimi ona karşı çok mahcup hissediyordum. Tabii ki işimi yapmaya devam edecektim, bunun aksini hiçbir zaman düşünme…

Bölümün tamamını WritePad'de oku