MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - I / Üçüncü Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. -Özdemir Asaf Kurşuni Renkler – Sezen Aksu Mahinev “Yok artık, Mahi?” Odamın kapısı öyle bir gürültüyle açıldı ki kapı duvara çarpıp tekrar sekti ve sesiyle de benim ödümü patlattı. Yataktan aniden fırladım. Yatağın içinde oturur pozisyona gelip etrafıma şaşkın gözlerle bakınmaya başladım. Dağınık saçlarım yüzümün önüne düştü. “Ne oldu?” diye telaşla solurken, bir elimle de yüzümdeki saçları kenara itmeye çalıyordum. Diğer elimle hâlâ yataktan destek alarak oturmaya çalıştım. Birkaç saniye geçti ve sonunda aklımı alan manyağı seçmek ister gibi gözlerimi kısarak bakındım. Tabii ki benim aklı bir karış havada arkadaşım, Bahar’dı. “Kızım,” diye başlayacak oldum ama ağzım kocaman bir esnemeyle açıldı. Bahar sinirle bana bakarken onu görmezden gelip devam ettim. “Senin benim kalbime zorun mu var? Aklımı aldın Bahar!” Kollarını göğsünde birleştirip öylece beni süzdü. Sonra başını iki yana sallayıp az önce hışımla açtığı kapıya uzandı ve kapattı. Sanki hiç yerinden kıpırdamamış gibi aynı şekilde kollarını birleştirip durdu ve tekrar bana aynı bakışı atmayı başardı. “Senin derdin ne?” dedim en sonunda patlayarak. “Sensin!” “Bahar,” diyecek oldum ama konuşmama izin vermedi. “Neyin uykusu bu böyle, Mahi?” diye sorduğunda kaşlarımı çattım. “Gece geç uyudum, ne olmuş yani? Saat daha sabahın,” diyecek oldum ama devam etmedim. Saatin kaç olduğundan haberim yoktu. Yanımda duran komodinin üzerindeki telefonuma uzandım ve ekranın aydınlanması için minik tuşa dokundum. Ekranda beliren saati görünce gözlerim fal taşı gibi açıldı. “Bu saat doğru mu?” diye sordum telaşla. Yataktan nasıl fırladım bilmiyordum. Ayaklarım birbirine dolandı ama son anda yere yapışmadan kendime gelebildim. “Emine annem beni gebertecek!” Darmadağınık olmuş saçlarımı ellerimle açıp düzgünce toplarken koşar adımlarla odamdan çıkarak banyoya ilerledim. Dişlerimi fırçalamam ve elimi yüzümü yıkamam o kadar hızlı oldu ki kaç saniye sürdü bilmiyordum. Yeniden odama döndüğümde Bahar hâlâ odanın ortasında dikiliyordu. “Merak etme gebertmez. Allah’tan ben erken geldim de yardım ettim,” dedi. Gidip dolabımı açarak üzerime giyecek bir şeyler aramaya başladım. Ben hayatta bu kadar uyumazdım, hele ki bayram sabahı asla. Saat neredeyse on olacaktı! Hızlı ve kolay olsun diye rahat bir şeyler seçecektim ama Bahar hemen yanıma gelerek, elime aldığım eşofman altını düşürmeme sebep olacak şekilde vurunca ona ters ters baktım. “Tersinden mi kalktın sen?” “Allah’ım kendimi öldüreceğim,” dedi ve sonra yere düşen eşofmanı alıp dolabın içine koydu. “Mahi, biz dün ne konuştuk seninle?” derken bana arkasını dönüp dolabımı kurcalamaya başladı. “Abimin gözünü açacaktık hani? Yavaş yavaş belli edecektin, hissettirecektin ya!” Söylediklerinden sonra yüzümü buruşturdum. Bu söyledikleri kulağa çok ama çok kötü bir fikir gibi geliyordu. “Bahar,” dedim sesimi normal tutmaya çalışarak. “Bunu iyice bir düşünsek mi önce, o kadar da doğru bir fikir gibi gelmiyor artık bana.” Dönüp bana bakmadı bile… Sanki kendi kendime konuşuyordum. Dolabımın içinde kendini öyle kaybetmişti ki bilmesem orada sihirli bir kapı olduğunu zannedecektim. Bahar da birazdan içeri dalıp orada kaybolacaktı sanki. “Bahar!” dedim sinirle ve o da bana aynı şekilde karşılık verdi. “Mahi!” “Ne?” dedim hışımla. “Yarım saat içinde teyzemlerin buraya kahvaltıya geleceğini söylemedim sana.” Başım ona doğru öyle hızlı döndü ki boynumun sızladığını hissettim. “Ne?” dedim yeniden. Bu sefer sesimde şaşkınlık vardı. Bahar sadece omuz silkti. Sadece lanet olası bir omuz silkmesi! Beni deli ediyordu bu kız. “Odama öküz gibi dalıp aklımı almak yerine insan gibi içeri girip, ben daha sakinken bu haberi vermek aklına gelmedi mi?” Yeniden omzunu silkti. Allah’ım sen sabır ver… “Sabah Ali Asaf abim Emine annem büyüğümüz önce onun bayramını mübarek edelim, deyince teyzem de Emine teyzeyi aradı. O da ben öyle kapıdan bayram kabul etmem gelin kahvaltıya, dedi.” Kaşlarımı kaldırarak ona baktım. “Son zamanlarda her…

Bölümün tamamını WritePad'de oku