MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - II / Otuzuncu Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık. Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz… -Cemal Süreya Aldı Gitti - Yasemin Göksu 2 hafta sonra… Mahinev Son günlerin hızından dolayı adeta başım dönüyordu. Düğünden sonra her şey o kadar hızlı o kadar karmaşık bir hal almıştı ki bazı şeylerin hızına yetişemiyormuş gibi hissediyordum. Bahar düğünden iki gün sonra balayına gitmişti, bugün döneceklerdi. Orhan abi iş için yurt dışına çıkacaktı birkaç gün sonra. Ali Asaf o kadar yoğundu ki doğru düzgün görüşemiyorduk. Doğu görevi meselesini bir daha açmamıştı ama bu konunun aramıza bir duvar ördüğünün farkındaydım. En son bu konuyu açtığında tartışmıştık ve o günden beri de benden uzak duruyordu. Bu akşam Ali Asafların bahçesinde toplanacaktık. Seyhan teyze ve Orhan amca memleketleri Adana’ya, Bahar’ın ailesinin yanına gitmişlerdi. Emine annemle birlikte akşam için bir sürü şey hazırlamıştık. Hepsini karşı eve taşıyıp dolaba yerleştirmiştim. Akşam olmadan önce giyinip evden çıktım ve yolun karşısına geçtim. Bahçe kapısından girdiğim anda Bahar’ın neşeli sesini duydum ve ufak bir çığlık atarak içeri koşturdum. Bahar ona doğru geldiğimi görünce beni yarı yolda karşılayıp sımsıkı sarıldı. Aynı anda mutfaktan bahçeye çıkan Ayşe bizi görünce, “Valla kıskandım,” diyerek Bahar’ın arkasından gelip kollarını bize doladı. Geri çekildiğimizde bahçedeki herkesin gözü üzerimizdeydi. Kaan yanımıza gelip Ayşe’yi yanına çekti. “Karıcığım gelir misin yanıma?” dediğinde bir kahkaha patlattım. “Ay sen kıskandın mı?” dedim Kaan’a bakarak. “Seninkini de görürüz birazdan yavrusu,” dediğinde arkasından gelen Ali Asaf’la göz göze geldik. Selim sakince yanımıza yaklaştı ve Bahar’ın elinden tutarak yanına çekti. “Ben de karımı alayım o zaman,” dediğinde kahkaham daha da şiddetlendi. Ali Asaf bana gözlerini kısıp baktığında başımı iki yana salladım. Bana gelip evlenelim derse kafasına bir şeyle vuracaktım. Neyse ki suratımda nasıl bir ifade gördüyse geri adım atarak durdu. Bahar mutfağa doğru ilerlediğinde peşinden gittim. Hep birlikte bahçedeki masayı hazırlamaya başladık. Bahar’ı mutfakta tek yakaladığım ilk anda tatilinin nasıl geçeceğini soracaktım. Her şeyi masaya yerleştirdiğimizde bardakları almak için mutfağa ilerledim. Tüm bardakları tepsiye yerleştirdim ve ağırlaşan tepsiyi dengede tutmaya çalışarak bahçeye çıktım. Ben kapıdan dışarı adım attığım anda bahçe kapısı gürültüyle çarpınca yerimde sıçradım. Elimdeki bardakları dengede tutmaya çalışarak durdum ve kimin geldiğini görmek için biraz daha yürüdüm. Önce Tuğçe’yi gördüm. Kaşlarım şaşkınlıkla ve merakla çatılırken onun burada ne işi olduğunu düşündüm. Ama sonra hemen arkasında duran Songül ve annesini görünce şaşkınlığım daha da arttı. Orhan abi, “Ne oluyor?” diye sorarken ortama sessizlik hâkimdi. Sesindeki paniği hissetmiştim ama hâlâ şaşkınlıkla olanları izliyordum. Ali Asaf soru soran abisine baktı ve sonra bakışlarını karşısında duran kadınlara çevirdi. “Ali Asaf, konuşmamız gerek!” diyerek araya girdi Tuğçe. Ali Asaf kaşlarını çatarak ona baktıktan sonra başını iki yana salladı. Daha fazla dayanamayıp araya girdim. “Ne münasebet?” dediğimde bütün kafalar bana döndü. Tuğçe bana ters ters bakıp burnunu kırıştırdı ama yüzündeki tatmin olmuşluğu buradan bile fark ediyordum. Bir şeyler çevirdiğinden adım gibi emindim ama şu an burada ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Coşkun ortamdaki gerginliği hissetmiş gibi ortaya doğru yürüdü. “Belli ki bir şeyler var. Oturup konuşalım mı?” Herkes donup kalmış gibi kimse kıpırdamadı. Birisi, “Hamileyim,” dediğinde sesi fısıltı gibi çıktı, bir an için bunu Ayşe’nin söylediğini düşündüm ama içimden bir ses öyle olmadığını çok iyi biliyordu. Bunu söyleyenin Tuğçe olduğunu düşündüğümde nefesim kesildi. Ali Asaf’la konuşmak istediği konu bu muydu? Onun bebeğine mi hamileydi? Elimdeki tepsi gürültüyle yere düştü ve adeta bir patlama etkisi yarattı. Bahar yanıma doğru yürüdü ama Ali Asaf ondan önce davranıp koşarak geldi. “İyi misin?” dediğinde başımı iki yana salladım.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku