MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - II / Yirmi Yedinci Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Bir yere gitmem gerekiyordu; sen aradın, “Gitme,” dedin, ben gitmedim. -Oruç Aruoba Tutuşmuş Beraber - Melike Şahin Mahinev Ne kadar süre geçti bilmiyordum. İki katlı evin balkonundan denize bakarken, evin önündeki çakıl taşlı araziye giren aracın sesini duyduğum anda bakışlarım hemen o yöne döndü. Ali Asaf’ın arabası sakince ilerledi ve tam evin önünde, yönü denize bakacak şekilde park etti. Ellerimin titremeye başladığını balkon demirlerini sımsıkı tutana kadar fark edemedim. Nefesim kesilmiş gibi Ali Asaf’ın arabadan inmesini izledim. Şoför kapısı açıldı ve iki ince uzun bacak dışarı çıktı önce. Ali Asaf bedenini ağır hareketlerle arabadan dışarı çıkarırken, dudaklarımın üzerinde hissettiğim ıslaklıkla ağladığımı fark edip elimle yüzümü sildim. Ali Asaf arabadan inip kapısını kapattı. İki adım attığında hafifçe sektiğini fark edince boğazım düğümlendi. Arabanın arka kapısına doğru ilerledi. Kapıyı açmadan önce aniden duraksayıp başını yukarı kaldırdı ve o güzel gözlerini benimkilerle buluşturdu. Yüzünde oluşan gülümsemeyi gördüğümde daha çok ağlamak istedim. Elini kaldırıp bana el sallarken dudaklarımın arasından kaçan hıçkırığa bir kahkaha eşlik etti. Elimin titremesini görmezden gelip ona heyecanla el sallayarak karşılık verdim. Ali Asaf el salladığı kolunu indirdi ve arabanın arka kapısını açtı. Diğer kolunu hiç hareket ettirmediğini fark ettiğimde endişem eski yerine geri geldi. Tek eliyle arka koltuktan Seyhan teyzenin hazırladığı sepeti çıkarıp yere bıraktı ve yine aynı eliyle kapıyı kapattı. Daha fazla izleyemedim. Arkamı döndüm ve hızla dış kapıya doğru ilerledim. Kapıyı açıp anahtarı bile almadan, ayağıma ilk gelen şeyi giyip merdivenlerden koşa koşa indim. Bahçe kapısına ulaştığımda evin etrafından dolanıp arabasının girdiği yola doğru koşar adımla ilerlerken, aklımdan bir sürü senaryo geçip duruyordu. Bacağının sektiğini fark etmiştim zaten ama çok önemli bir şey gibi durmuyordu. Kolu beni endişelendirmişti. Ali Asaf kolay kolay hareketsiz kalan bir adam değildi ve bu durum beni çok daha fazla tedirgin etmişti. Taşlı yola adım attığım anda hızımı da artırdım. Ayaklarımın altında ses çıkaran ufak taşların üzerinden koşar adımla ona doğru ilerledim. Yanına yaklaştığım anda o da sepeti yere bıraktı ve tek kolunu ona sarılmam için açtı. İşte o zaman, yakınına geldiğimde gömleğinin hafif açık yakasından gözüken, omzuna doğru uzanan bandajı gördüm. Diğer yarası yeni iyileşirken şimdi bir de bunu görünce canım acıdı. Gözyaşlarımın eşliğinde daha yanına varamadan elimi ona kavuşmak, tutunmak ister gibi uzattım. O da beni yarı yolda karşılamak ister gibi aynı hareketi yaptı. Parmak uçlarım onun sıcak parmaklarına dokunduğu anda kendimi kaybettim. Üzerine atlamak, ona sımsıkı sarılmak istiyordum. Sadece ve sadece aklımdan geçen tek şey buydu ama bir yanım canını yakacak olmaktan da ölesiye korkuyordu. Kendimi zorlayarak tam önünde durdum. Gözlerim yüzünü tarar gibi hızla hareket etti. Gözünün altında, elmacıkkemiğinin biraz yanında hafif bir morluk vardı ama onun dışında dışarıdan baktığımda görebildiğim bir şey yoktu. Bir de her yerinden belli olan yorgunluğu vardı. Kısa saçları dağılmış, gözlerinin altı hafifçe morarmıştı. Sanki günlerdir hiç uyumadan çalışmış gibiydi. Neresine, nasıl dokunmam gerektiğini bilemez halde tedirgin olarak elimi kaldırdım ve yüzüne koydum. Titreyen parmaklarım sakince yanağını okşarken derin bir nefes aldı. Başını belli belirsiz elime doğru eğerek hafifçe yaslandı. “İyisin,” dedim kendimi ikna etmek ister gibi ama iyi olmadığını biliyordum. Gözlerini kapatıp sanki anın tadını çıkarmak ister gibi bir iki saniye öylece elime yaslandı ve sonra gözlerini açıp bana baktı. “İyiyim yavrum,” derken tuttuğumu bile fark etmediğim nefesimi sesli bir şekilde bıraktım. Hareket ettirdiği elini belime sararak beni kendine doğru çekince göğsüm onun göğsüne yaslandı. Elimi yanağından çekmeden diğeriyle ona sımsıkı sarıldım. “Canın yansın istemiyorum,” dedim boynuna doğru. Gözlerimi kapatıp anın tadını çıkarm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku