MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - I / Yirminci Bölüm (I. Kitap Final)

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

“Öyle bir çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.” -Edip Cansever Antidepresan - Mert Demir / Mabel Matiz Mahinev Saçlarımda hissettiğim sakin ama huzurlu dokunuşla gözlerimi araladım. Kirpiklerimi kırpıp etrafıma alışmaya çalışır gibi kıpırdandığımda, başımın yumuşak yastığımda değil sert ama huzur veren bir yere yaslı olduğunu fark ettim. Parmaklarımı hareket ettirdim ve dokunduğum yerde hafifçe gezindim. Ali Asaf’ın saçımda gezinen eli bir saniyeliğine duraksadı ama sonra yeniden saçlarımın arasında dolaşmaya devam etti. Gözlerimi yumup başımı yasladığım yere bastırdım. Bu anın tadını çıkarmak istedim. Gece nasıl bu hale geldiğimiz hakkında hiçbir fikrim yoktu. Kollarının arasında uyurken gece yer değiştirmiştim. Artık yanında değil, neredeyse onun üzerinde yatıyordum. Başımı onun sert karnına yaslamıştım. Ali Asaf bacaklarını hafifçe aralamış, ben de oraya yerleşmiştim. Ellerimi beline sararak onun bedeninin yarısını kaplar şekilde uyumuştum. Sanki bedenlerimiz birbirine nasıl uyum sağlayacağını biliyor gibi hareket edip, kendileri için en rahat pozisyonu bulmuştu. Bu düşünce hoşuma gitti. Gecenin ne kadarını böyle geçirdiğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. Biriyle aynı odada bile uyumaktan nefret eden ben, söz konusu Ali Asaf olduğunda aynı odada, aynı yatakta yatmayı bırakın neredeyse adamın üzerinde uyumuştum. Beline sardığım parmaklarımı biraz daha aşağı kaydırdım ve ince tişörtünün bel kısmına kadar indim. Ilık parmaklarım tişörtünün altına arayışa geçer gibi süzüldüğünde, Ali Asaf’ın derin bir nefes alarak gerildiğini hissettim. Başım hafifçe yukarı kalkıp indi, çıplak teninde gezinmeye devam ederek kıkırdadım. Parmaklarını saçlarımın arasından geçirdi ve kafa derimi hafifçe sıkarak konuştu. “Kaşınma,” derken sesi uykudan yeni uyanmış olmanın etkisiyle hırıltılıydı. Teninde gezinen parmaklarımı kıvırıp tırnaklarımla kaşır gibi okşadım. “Mahinev,” diye beni uyardığında elimi yukarı doğru kaydırmak üzereydim fakat Ali Asaf’ın saçlarımın arasında duran eli sıkılaştı ve elinin baskısını artırarak hafifçe çekti. Bu hareketiyle başım geriye doğru kayınca gözlerim gözlerini buldu. Yüzümde oluşan gülümsemeye engel olamıyordum. Onun da bakışları önce gözlerimde sonra dudaklarımda gezindi. Bana, “Günaydın,” dediğinde parmaklarım hâlâ teninde geziniyordu. Elim göğsüne doğru hareket ettiğinde kısık sesiyle, “Mahinev,” diye beni uyardı ama onu dinlemeden yerimde dönerek kendimi biraz yukarı ittim. Göğsüm onun karnına yerleşince Ali Asaf yerinde dikleşti. Yüzüme düşen saçlarımı geriye ittikten sonra yanağımı okşadı. “Ellerin pek bir hareketli,” derken yutkundu. Elimin teninde gezdiği her bir saniyeden çok hoşlanıyordum. “Sadece ellerim değil, kendim de bayağı hareket etmişim,” dediğimde başımla ikimizi işaret ettim. “Ya evet,” dedi sırıtarak. “Hayır, sen başkasıyla falan uyumayı sevmediğini söyleyen o kız olduğuna emin misin?” Tırnaklarımı tenine sürtünce tıslamaya benzer bir nefesle dudakları aralandı. “Ha bir de vahşisin,” dedi bu durumdan zevk alır gibi. “Dün gece de tepeme bindin zaten, saatlerdir uykusuzum.” Cümlesini bitirdiğinde gözlerimi kısıp kaşlarımı çatarak ona baktım. Göğsünde gezinen elim duraksadı. Hafif tüylerin arasından geçerken hiç beklemediği anda elimi bastırdım ve seyrek tüylerden birkaç tanesine sertçe asıldım. Acıyla yerinden doğruldu, hafifçe inlerken ağzından birkaç küfür kaçtı. Ben de bu durumu fırsat bilip hemen üzerinden kalktım. “Köpek,” dedim sinirle. “Kim kimin tepesine bindi acaba? Bok yatarım bir daha senin yanında.” “Lan Mahinev,” derken göğsünü ovaladı. “Vicdansızsın kızım sen.” Elini acıyan yerde gezdirirken yüzünü buruşturdu. “Oh olsun sana.” Bir adım atmıştım ki yerinden hızla doğrulup bana uzandı. Hemen geriye doğru bir adım atarak kendimi çektim. “Gel buraya!” Başımı iki yana salladım. “Hayatta gelmem ben senin yanına. Tepene biniyormuşum ya, git rahat rahat yat işte.” Ayaklarını yataktan aşağı sarkıtıp elleriyle saçlarını karışt…

Bölümün tamamını WritePad'de oku