MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - I / On Yedinci Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar, Bir gülüşün içimde binlerle lamba yakar. -Erdem Beyazıt Mühürledim Seni Kalbime – Nazan Öncel Mahinev Orhan abi, daha ambulans gelmeden kendine gelmeye başladığında hepimiz derin bir nefes alabilmiştik. İyi olduğunu söyleyip kalkmak istese de hiçbirimiz ona izin vermedik. Özellikle Ali Asaf bu konuda çok katıydı. Her zaman büyük olanın Ali Asaf olduğunu düşünürdük hepimiz. Orhan abi neşeli, eğlenceli ama bir o kadar da vurdumduymazdı. Aralarında fazla yaş farkı olmamasına rağmen Ali Asaf sanki onun abisi gibi davranırdı çoğu zaman. Hastane koridorunda beklerken, Ali Asaf’ın etrafına yaydığı gerginliği hepimiz hissediyorduk. Kaan ve Ayşe, duvar dibindeki iki sandalyede yan yana oturuyorlardı. Bahar o kadar paniklemişti ki Selim hava alması için onu dışarı çıkmaya zorla ikna etmişti. Biraz daha burada dursaydı onun için de bir yatak ayarlamak zorunda kalacak olmaktan korkmuştum. Yüzü bembeyazdı, tansiyonu o kadar düşmüştü ki bir şey olacak diye ödüm patlamıştı. Coşkun da yerinde duramıyordu. Bir o yana bir bu yana yürüyüp duruyor, arada dayanamayıp bahçeye sigara içmeye çıkıyordu. Şu an burada en deli, en sabırsız olan kim diye sorsalar cevabım net olarak Coşkun olurdu. Kendini zor tuttuğunu hissediyordum. Sırtımı yasladığım duvarda biraz gerildim ve gözlerimi Ali Asaf’a çevirdim. Ellerini yumruk yapmış, omzunu duvara yaslamıştı. Başını öne eğdiğinden yüzünü ve gözlerini göremiyordum ama abisi için nasıl korktuğunu hissedebiliyordum. Ayrıca çıldırmak üzere olduğunun da farkındaydım. Duvardan uzaklaşıp ona doğru ilerledim. Ayşe ve Kaan’ın yanından geçerken onlara belli belirsiz gülümsedim ve Ali Asaf’ın karşısına gelene kadar yürüdüm. Yanına geldiğimde tam karşısında durunca başını kaldırıp bana baktı. Sanki uzun zamandır beni görmüyormuş ya da burada olduğumun yeni farkına varmış gibi önce kaşlarını çattı daha sonra gözlerini kısıp merakla yüzümde gezdirdi. “İyisin değil mi?” diye sorduğunda önce başımla onayladım. “Ben iyiyim ama sen-” dedim fakat cümlemi bitiremedim. Bitirmeme izin vermedi. Başını iki yana sallayıp beni durdurduğunda ben de devam etmedim. Elimi uzatıp birkaç gün içinde kesmek zorunda kalacağı kirli sakallı yanağını okşadım. “Biraz rahatlasan keşke,” dediğimde gözlerini kapatıp yanağını elime doğru bastırdı. “Keşke,” derken sert bir nefes eşliğinde döküldü kelime dudaklarından. Ona doğru biraz daha yaklaştım ve aralık duran bacaklarının arasına doğru girdim. Yanağında duran elimi sakince teninde gezdirirken kirpiklerini indirip gözlerini yumdu. Kendini bana bırakmak ister gibi yanağını elime bastırdı. “İyi olacak biliyorsun,” dedim onu rahatlatmak ister gibi. “Daha buraya gelmeden iyi olduğunu söyledi.” Gözlerini açıp bana baktı. “İyi olduğunu biliyorum ama,” durup nefes alırken dişlerini sıktı. Başını bana doğru eğdi ve fısıldayarak konuştu. “Neydi bu şimdi? Koca adam çocuk gibi birilerine bulaşıp kavga etti diyemiyorum. Mesele öyle değil, Mahinev.” Orhan abiyle konuşma fırsatımız olmamıştı daha. Ali Asaf’a katılıyordum. Adamları en uzun süre ben görmüştüm ve öylesine sıradan bir kavga meselesi gibi değildi bu durum. Ayrıca korkudan nasıl ölmediğimi hâlâ merak ediyordum. “Farkındayım,” dedim zihnimi o anlardan uzaklaştırarak. “Ama sana anlatır. Neyse mesele birlikte çözeriz.” Başını iki yana salladı. “Ben çözmesini bilirim de işte,” dediğinde sesinin tonundan hiç hoşlanmadım. “Bana bak,” dedim sesimi yumuşak tutmaya çalışarak. Ali Asaf’ın bakışları yeniden bana döndü. “Sakın aklından saçma sapan şeyler geçirme. Abine kızıyorsun ama senin de sinirlenince gözün bir şey görmüyor.” Cümlemi bitirdiğimde bakışlarını benden kaçırmak istese de ona izin vermedim. Yanağında duran elimin baskısını arttırarak onu bana bakmaya zorladım. “Ne beni üzmene izin veririm ne de işini riske atacak bir şey yapmana. Askersin sen,” derken onu uyarmak ister gibi gözlerimi kırpmadan onun gözlerinin ta içine baktım. “Severek yaptığın mesleğinden uzaklaşmana sebep olacak şeyler yapmanı istemiyorum…

Bölümün tamamını WritePad'de oku