MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - I / Ayşe

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Senin ağzının kıyılarında yaktığım ateşlerden, Küllerden doğdum ben. -İlhan Berk Fikrimin İnce Gülü (Enstrümental) Ayşe Merdivenleri inerken bir yaprak gibi titrediğimi onun da hissettiğini biliyordum. Avucunun içine alıp sımsıkı sardığı parmaklarım, onun sıcak ve büyük elinin içinde kaybolup gidiyordu. El ele tutuşan herkes böyle mi hissediyor , diye merak ediyordum içten içe. Güven duygusu onun avucunun sıcaklığından akıp benim parmak uçlarıma dokunuyordu sanki. Katıksız, saf bir güven … Titriyordum, evet. Ona güvenmediğimden ya da ondan korktuğumdan değildi bu. Acaba o da benim ondan korktuğumu düşünüyor mudur? Avucunu sıkıp elimin üzerini okşaması beni rahatlamak ister gibiydi. Tüm bedenimi titreten bir korku vardı ama bu korkunun sebebi Kaan değildi. Geçmişimle ilgili anılara dalmayı pek sevmezdim ama şu an, elimi sımsıkı tutan bu adamın varlığıyla hissettiğim şeyleri daha önce hiç hissetmemiştim. Tüm bu yaşadıklarım beni yıpratmıştı, özellikle annemle olanlar... Fakat annem hep böyleydi. Her seferinde, beni daha fazla şaşırtamaz dediğim anda karşıma daha yüksek tepkilerle çıkmıştı. Babam ölmeden önce daha iyiydi, belki de onun varlığı biraz kendini dizginlemesine sebep olmuştu ama babamı kaybettikten sonra daha beter bir hal aldığını inkâr edemezdim. Küçükken pek arkadaşım olmazdı. Annem evde olmasına rağmen okula kendim hazırlanıp giderdim. Bazen okul kıyafetlerim üzerimdeyken kendime ufacık ellerimle kahvaltı hazırlamak zorunda kalırdım ve üzerime dökerdim. Bu yüzden benimle dalga geçtikleri zamanlar hâlâ zihnimin bir yerinde dururdu. Sorumsuzluğun tanımı benim annemdi. Yaşadığım evde kendimi hiç güvende hissettim mi hatırlamıyordum. Fiziksel olarak gördüğüm bir zarar yoktu ama zihnim ve kalbim için aynı şeyi söylemezdim. Şimdi elimi, kalbimi ve tüm benliğimi avucunun içine bıraktığım bu adam, kendimi güvende hissettiğim tek yerdi. Ve benim korkum, titreme sebebim onunla değil kendimle alakalaydı. Kendime bu derece güvensiz olduğumu itiraf etmekten nefret ediyordum ancak korkum bir bayrak gibi ellerimin ucunda sallanıyordu ve Kaan’ın da bunu hissettiğini biliyordum. Elimi bırakmadan diğer elini cebine attı ve anahtarlığı olmayan tek bir anahtarı çıkarıp ufak bir çıt sesiyle kapıyı açtı. İçeri girdiğimizde hemen elini uzatıp ışığı açarak küçük girişin aydınlanmasına sebep oldu. Arkamızdan kapıyı kapattı, aynı anda birbirimize bakarak yüz yüze geldik. Avucunun içinde duran elimi okşadı usulca. Daha sonra bana bir adım yaklaşıp aramızdaki mesafeyi en aza indirdi. Yine de beni ürkütmekten korkar gibi dibime kadar girmemişti. Sağ elini kaldırdı, elmacıkkemiğimin üzerinde başparmağıyla gezindi. “İyisin,” dedi sanki bir şeyi belirtir gibi ama yine de sesinin tonundan benden onay beklediğini hissetmiştim. Başımı sallayarak ona onay verdiğimde dudakları kıvrıldı, sevimli bir gülüşle bana baktı. Derin bir nefes alıp, elini hafifçe çekerek onu hareket ettirdim. Bu cesaret nereden geldi bilmiyordum ama yatak odasına doğru ilerlerken ağır adımlar atıyordum. Kaan da sessizce bana eşlik etti. Ne benim önüme geçti ne de sabırsız davrandı. Yatak odasının kapısından girdiğimizde içerisi sokaktan gelen ışıkla hafifçe aydınlanıyordu. Yatağın üzerine serilen örtülerin temiz kokusunu alabiliyordum. Bedenimin terlediğini, sırtımdan aşağıya birkaç damlanın süzülüp gittiğini hissedebiliyordum. İçeri girip birkaç adım daha atıp durdum. Yüzümü Kaan’a doğru dönmek istiyordum ama nefesimin hızlanması beni tedirgin ediyordu. Kaan benden önce davranıp kolumdan çekerek beni kendine doğru döndürdü. Başımı kaldırıp yüzüne bakmam biraz uzun sürdüğünde sabırla bekledi. Fısıldayarak, “Ayşe,” dedi. Sonra avucunu yanağıma bastırıp bana yaklaştı. “Ayşe’m,” dedi sesini biraz daha yükselterek. “Güzel Ayşe’m.” Nefesini yanağımda hissettim. “İsminin anlamı gibi huzur veriyorsun bana, biliyorsun değil mi?” Dudakları yanağıma dokundu. “Sana Ayşe’m dediğimde huzurum dediğimi anla hep, çünkü ismini her fısıldayışımda anlamı gibi huzur veriyorsun. Sadece ismin değil…

Bölümün tamamını WritePad'de oku