MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - I / On üçüncü Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

Ve sen geçersin içimden, Bitmek bilmezsin. -Ahmed Arif Fikrim Yok – Hüsnü Arkan / Erkan Uğur Mahinev İki araba gelmiştik buraya ama gideceğimiz yere arabayla gitmek istemedik. Herkes alkol alacaktı ve kimsenin araba kullanmasını istememiştik. Zaten Ürkmez o kadar küçük bir yerdi ki her yere yürüyerek gidiliyordu. Yeniden eve döndük ve arabaları evin önüne bıraktık. Ayşe panik olduğundan ona takılan bilezikleri de eve bırakmak istedi. Sadece Kaan’ın aldığı bileklikle bizim taktığımız küpe ve kolyeyi bıraktı üzerinde. Ali Asaf’ın bahsettiği mekânı biliyordum. Daha önce hiç gitmemiştim ama önünden defalarca geçmiştim. Evden çok fazla uzak değildi. Yürüyerek yirmi dakikada gelmiştik zaten. Kapıdan girerken Ayşe ve Kaan’ın birleşen ellerine bakıp gülümsedim. Coşkun elini Bahar’ın omzuna attı ve onu kendine çekerken Bahar gülümsedi. İkisinin içeri girdiğini gördüğümde gözlerim Selim’e kaydı. Coşkun’u asla kıskandığını düşünmüyordum ama onun olmak istediği yerde ve konumda Ali Asaf da olsa yüzü düşerdi diye düşünüyordum. Bahar’a olan bakışlarındaki hasreti ben bile görüyordum. Ali Asaf’ın eli belimdeydi. Oraya bir kere dolanmış ve asla bırakmamaya yemin etmiş gibi davranıyordu. Uzaklaşmama izin vermiyordu. Biraz yana kayacak olsam parmakları tenimi sıkıştırıp hemen kendine çekiyordu. Selim sigara içmek için kapının önünde kalınca dönüp ona baktım ama arkasını bize dönmüştü bile. Loş ışıkla aydınlanan mekâna girdiğimizde Ali Asaf, bizi karşılayan garsona kişi sayımızı söyledi ve hemen bir masa ayarlandı. Hepimiz balık söyledik. Ortaya da bol meze ve kalamar tabağı istedi Coşkun. Ali Asaf iki tane yetmişlik rakı istediğinde bize baktı. Bahar ve ben hiç rakı içmemiştik, en fazla kırmızı şarap içmiştik. Ayşe’nin içtiğini hiç düşünmüyordum zaten. Kaan, Ayşe’ye doğru eğildi. Bir şeyler söyledi ama kız başını iki yana salladı. Sandalyemden kalktığımda Ali Asaf kolumu tutup beni kendine doğru çekti “Nereye?” derken kolumu çekmeye çalıştım ama beni bırakmadı. “Ya bıraksana, Ayşe’ye bir şey söyleyeceğim.” Ona doğru eğik durunca açık yakama kayan gözlerini boynumda gezdirdi ve yeniden bana baktı. Kolumu bırakınca doğruldum. Masanın etrafından dolanıp Ayşe’ye yaklaştım. “Çok az da olsa içersen belki biraz daha rahat edersin gece,” dedim kulağına. Bana doğru döndü. “Öyle mi dersin?” Başımı salladım. “Yani sarhoş olma bence, hatta tam bir bardak falan da içme ama seni böyle hafif rahatlatacak kadar bir şey ayarlamasını iste Kaan’dan.” Başını Kaan’a doğru çevirip yeniden bana döndü. “Kızmaz mı?” dedi çekinerek. Ah Asuman cadısı, ne yaptın sen bu kıza acaba? Kadına içimden sövmeyi bir kenara bırakıp Ayşe’ye odaklandım. “Kaan sana kızar mı hiç güzelim saçmalama, gözünün içine bakıyor adam. Hem insan sevdiğini üzmek ister mi hiç? Çekinme artık Ayşe, bak bu adamla bir ömür diyerek yola çıktınız siz. Bilmediğin, çekindiğin ya da emin olamadığın ne varsa Kaan’a söylemekten sakın çekinme.” Ayşe başıyla onaylayınca rahatlayarak yerime geçtim. Masanın etrafında dolanıp sandalyeme oturduğum süre boyunca Ali Asaf’ın gözleri üzerimde gezindi. Ayşe, Kaan’ın koluna dokundu ve ona bakmasını bekledi. Başını eğip sessizce onunla konuşmasını izledim. Konuşması bittiğinde başını geri çekti ve Kaan ona baktı. Elini kaldırıp Ayşe’nin yanağına dokunup usulca okşadı ve başıyla onayladı. Aniden sandalyemin çekilmesiyle kendime geldim. Ali Asaf sandalyemin altından tutup beni kendine doğru çekti. “Ne yapıyorsun?” “Aramızdaki mesafeleri aşıyorum,” dedi gülümseyerek. Bir elimi masaya yasladım ve çenemi avucumun içine dayadım. “Allah Allah,” derken yüzüne baktım. Bana daha fazla yaklaştı. “Bizim aramızda sadece aşılması gereken mesafeler mi var?” “Tabii,” dedi ve tıpkı benim gibi kolunu masaya dayayıp yüzünü avucuna yasladı. “Başka ne var ki bizim aramızda? Mis gibiyiz işte.” “He yani her şey tamam, öylece girdik bir yola.” Boşta kalan elini dizime koyup yukarı doğru kaydırdı ve durdu. Durduğu yeri hafifçe sıkınca gözlerim bir anlık oraya kaydı ama hemen kendimi toparladım.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku