MAHİ (Mahalle Hikâyesi)

MAHİ - I / On ikinci Bölüm

Yazar:

MAHİ (Mahalle Hikâyesi) - Tuğba Atıcı Coşar kitap kapağı
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) kitap kapağı

İçim ona nehirlerin denize aktığı gibi akıyordu. -Sait Faik Abasıyanık Rebeka - Akın Mahinev Yorgun gözlerimi sıkarak yatağımda yüzüstü dönüp yeniden uykuya dalmaya çalıştım. Odamın dışından gelen sesleri belli belirsiz duyuyordum ama doğru algıladığımdan emin değildim. İki gecenin verdiği yorgunluk üzerime çökmüştü, asla uyanmak istemiyordum şu an. Kulağıma dolan sesleri görmezden gelmeye çalıştım fakat Bahar’ın bağırarak konuşması bunu imkânsız kılıyordu. “Abi delirdin mi sen? Kız uyuyor diyorum sana.” Sinirli sesini duyunca uykunun verdiği mahmurluğa rağmen dudaklarım bir gülümsemeyle kıvrıldı. Bahar’ın itirazlarının sebebi olan ses de hemen arkasından geldi. “Ya sen karışmasana! Ben uyandırırım diyorum!” Ali Asaf’ın Bahar’a çıkıştığını duydum fakat ne için kavga ettiklerini pek anlamıyordum. Odamın kapısı hızla açıldı. Hemen arkasından sertçe geri kapandı. Şu an o kapı patlasa umurumda bile olmazdı çünkü uykusuzluktan gözlerimi açamıyordum. Yatağımın sol tarafı çöktü, sıcak parmaklar saçlarımı ensemden uzaklaştırdı. Yüzümü yastığıma daha fazla gömdüm. Açığa çıkan tenime sıcak dudaklar değdiğinde yattığım yerde irkildim. Aynı zamanda uykumu açtığı için de sinirlendim. “Bahar,” dedim huysuzlanarak. “Hiç sırası değil. Bırak uykum var.” “Lan!” diye bağıran Ali Asaf’ın sesiyle aniden yerimden fırladım. “Ay,” dedim ben de korkarak. Yüzüstü yattığımdan dizlerimin üzerinde doğruldum ve önüme düşen saçlarımı hızla geriye atıp arkamda kalan adama dönmeye çalıştım. “Bahar seni böyle mi öpüyor?” Hâlâ uyku sersemliğinin verdiği aptallıkla ona bakmaya çalıştım. “Ya sen ne yapıyorsun burada?” Ondan uzaklaşarak bedenimi tamamen çevirip sırtımı yatak başlığına yasladım. “Soruma cevap versene sen?” Sanki karşımda akıl sağlığını yitirmiş bir adam gibi durup bana saçma sapan sorular soruyordu. Ben konuşamadan odamın kapısına gürültüyle vuruldu. Kapının kolu zorlandı ama açılmayınca gözlerimi kısıp Ali Asaf’a baktım. “Kapıyı mı kilitledin yine sen?” Aynı anda kapının arkasından Bahar da konuştu. “Bakın işte! Yine kilitlemiş kapıyı.” Kapının arkasında bir tartışma başladı. Bahar sinirle söylenip duruyordu, Selim ve Kaan ise onu sakinleştirmek ister gibi bir şeyler anlatıyordu. Dikkatimi onlara veremiyordum çünkü hâlâ yatağımda oturan bu adamla uğraşmak zorundaydım. “Ne işin var senin burada?” Sorduğum soruyu görmezden gelip bana biraz daha yaklaştı. Bacaklarımı örten ince çarşafı tutup parmaklarımı etrafına doladım. “Sen önce benim soruma cevap ver.” Gözlerimi devirdim. “Bahar arada sırada huylandığımı bildiği için beni böyle uyandırır,” dedim. Önce tek kaşını kaldırıp merakla bana baktı, daha sonra o güzelim kaşları çatıldı. “Haini uzakta aramamak gerekiyormuş demek ki. Ben koklamaya kıyamıyorum diye düşünürken burnumun dibindeki cadının yaptığına bak sen!” Ali Asaf’ın isyan dolu kelimeleri yüzümde bir gülümseme oluştururken, kapının arkasında telaştan deliren Bahar’ı kısa süreliğine unuttum. “Bahar!” diye aniden bağıran Ali Asaf’ın sesiyle kapının dışında bir sessizlik oluştu. “Kızım, düşmanını içeri göndermişsin gibi davranma o kapının arkasında. Çıkınca alacağım ifadeni senin.” Bahar’dan çıt çıkmadığını fark edince devam etti. “Git içeri, biz de geliyoruz şimdi.” Sesindeki kesin tonu duyan Bahar’ın üstelemeyeceğini düşündüm ama son bir çare, “Ama abi,” diyecek oldu. Ali Asaf tekrar ismini söylediğinde artık kapının arkasında olmadığını biliyordum. Bir anda sessizleşen ortamla dudaklarım gerildi. Kollarımı göğsümde kavuşturup ona sinirle baktım. Üzerinde dolanan bakışlarıma dikkatini verdiğinde benim aksime o gülümsedi. “Bakma bana o kocaman gözlerinle öyle sanki bir yerimi delecek gibi.” “Neden böyle saçma sapan davrandığını düşünüyorum sadece.” Oturduğu yerde bana doğru kayar gibi biraz daha yaklaştı. Ellerimde tuttuğum ince örtü avuçlarımın arasında ezildi. “Ben uyandırmak istedim seni,” derken bakışları gözlerimden burnuma, oradan da dudaklarıma kaydı. Dikkatli bakışları tenimi gıdıklamış gibi hissedince dudaklarımı ıslattım. Bakışları…

Bölümün tamamını WritePad'de oku