🕊️BÖLÜM 6.1🕊️
Yazar: Nisa Nur Cingitaş

"Aradığın şey, bakmayı en az istediğin yerdedir." *** FATİH Neden rol yaptı? Bir an gerçekten 02 diye bahsettiği Neva olduğunu sandım ama hayır, o bakışlar benden saklanamaz. Bir şeyler karıştırdığını bildiğim için bir süre koridor sonunda sızlayan yaralarımla bekledim. Odasından bahçeye çıktığında neredeyse sabır taşım çatlayacaktı. Üstüme bir ceket giydim ki dışarıda dikkat çekmeyeyim. Net bir hedefi var gibi hiç durmadan, ritminden şaşmadan yürüyordu. Aramıza çok fazla mesafe koymak zorunda kalmıştım çünkü binalardan uzaklaşıp malikânenin dış duvarlarına doğru ilerliyordu. Saklanacak bir yerler bulmak beni ziyadesiyle uğraştırıyordu. Sırtımın ağrısı ciğerime vurmaya başlamıştı. Bu kız neden beni bu kadar yoruyordu? Beni düşman olarak görüyor anladık ama bir an bana üzüldü falan sandım. Hâlbuki birtakım işler çevirdiğinden bana numara yapıyormuş. Sanırım anladı zor kullanarak benimle baş edemeyeceğini. Böylece stratejik oynamaya başladı. Odadan çıkmasına izin verdiğim için kendime küfrettim. Bir odada bile onu zor durdururken- ki en son koca cam dolap sırtımda paramparça olmuştu- bu açık alanda onu nasıl kontrol altında tutacaktım? Yine de ne planladığını ölesiye merak ediyordum, inşallah bu merak sonum olmaz. Bir çocuktan farksız, 02 de 03 de... Biri tüm problemlerini ağlayarak, kendine acıyarak çözmeye çalışırken diğeri de şekeri elinden alınmış şımarık bir çocuk gibi ortalığı velveleye veriyordu. Malikânenin duvarlarına yaklaşırken oradaki güvenlik görevlilerine kulaklığımla ulaşarak haber verdim. "Neva Hanım yaklaşıyor. Çıkışına izin verin, takipteyim." Devasa arazinin planında Safir küçük bir yer kaplıyordu. Etrafı önlem amaçlı duvarla çevrilmişti, habersiz kuş bile geçemezdi. Duvarların dışında Safir'i görünmez kılan ormanlık alan başlıyordu. Devasa ağaçlar, fantastik bir kurgudan çıkma bu araziyi gizlediği gibi birçok karanlık sırları da beraberinde örtüyordu. Ormanlık alandan sonrası Karçin ailesinin etrafa göstermek istedikleri yüzlerini yansıtan, çevrelerini etkilemek için inşa edilmiş yapılardan ibaretti; at çiftliği, Ankara'daki yetenekli çocukların özenle seçilip dallarına göre eğitim verildiği tam donanımlı bir spor eğitim merkezi, (ki ben de burada Emir Hoca ile eğitimden geçmiştim. Sonrasında malikâne görevlilerinin eğitimi için farklı bir bina inşa edildi) özellikle Züleyha Hanımın isminin verildiği ve eserlerinin sergilendiği bir müze, misafirlerin ağırlandığı, organizasyonların yapıldığı, yemek davetlerinin verildiği ana malikâne olan Yakut... Aynı zamanda eskiden tüm çalışanlarla birlikte Cemil Bey, Züleyha Hanım ve Neva'nın da konakladığı malikâneydi Yakut. Malikâne değil de saray gibiydi. Kaç odası olduğunu sayamazdınız ve hangi delikten girerseniz girin kaybolmanız garantiydi. Züleyha Hanımın ölümünden sonra Neva'yı Safir'e aldılar. Safir, Züleyha Hanımın tek başına kaldığı, her yerden, her şeyden uzaklaştığı malikâneydi. Özellikle çizimlerini burada yapardı. Züleyha Hanım için özellikle yapay bir göl bile yapılmıştı. Aman ne kadar da karısına düşkün bir eş! Neva çıkıştaki görevlilerle görüşürken dikkatimi yoğunlaştırdım. Biliyordum o 03'tü, yani en son oydu... Güvenliklere saldırmaması için dua ediyordum. Ama sonra bir kıpırtı oldu, Neva elinde bir deftere bir şeyler yazdığı veya karaladığında görevliler kapıyı açtı. "Neva Hanıma izin verildi, geçiş karakteri 01." Başta kafam karıştı ama ardından ağır bir çapa kafama inmiş gibi sarsıldım. Unutmuştum...Sadece gerçek Neva'nın yani 01'in başarabileceği bir parola vardı. Daha doğrusu bir çizim. Diğer kişilikler çizim yapamıyordu, özellikle de parola içeren bu çizimi tek seferde sadece gerçek Neva çizebilirdi. Kalbim koşmanın etkisiyle hızlansa da asıl hızlanmasına sebep olan şeyin farklı olduğunu kendime itiraf ettim. Çocukluğumdan beri ilk kez 01 ile karşılaşma imkânı bulacaktım. Hem de Hint kumaşı kadar nadir görebileceğim ve yok olmaya yüz tutmuş gerçek kişiliğiyle? 02 ve 03'ü yakından fikir sahibi olacak kadar gördüm. Ama orijinali... Merak ediyordum…