MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ

KIRILAN BEZ BEBEK

Yazar:

MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ - Şeydanur İpek kitap kapağı
MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ kitap kapağı

Bölüm şarkısı: The Weeknd / Try Me Keyifli okumalar, lütfen oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın. 🤍 ❄️ Bölüm 4: Kırılan Bez Bebek İnsanların ne kadar canavarlaşabileceğini tahmin bile edemezdiniz. Çıkarlar. İşte bunlardan ibarettik, hepimiz. Kimsenin bu konuda bir diğerinden bir farkı yoktu. Umutsuz birer vakaydık. Yine de herkes, sivri köşelerini törpüleyebilirdi. Huyları törpülemek insanın etini kesmesine benzerdi, sancılı ve can yakıcı bir süreçti ancak üstesinden gelebilmiştim. Bir şekilde kendi hırslarımı kontrol edebiliyordum. Elde ettiklerim ile mutlu olmayı öğrenmiştim. Elbette gözüm hep yüksekteydi ancak bunu kimsenin üzerine basarak yapmayacaktım. Ben o merdivenleri kendim çıkacaktım. Okulun kapısını iterek içeri girdiğimizde Anna ile soğuktan donmuştuk. Bir an önce ısınma hareketlerine geçerek kendimizi ısıtmak ve rahatlamak istiyorduk. Hızlıca merdivenleri tırmanırken herkesin hararetli bir şekilde bir şeyler konuştuğunu fark ettim. Anna da bunu fark etmişti. Ela gözleri etrafı şüpheyle süzerken bir yandan da kumral saçlarını topluyordu. Anna çok güzel bir kadındı. Saçları, gözleri, mükemmel fiziği ile bir bütündü. Öte yandan başarıları ile geldiği yerde adından sık sık söz ettiren bir kadındı. Benimle yaşıttı, bu yüzden kafalarımız daha iyi uyuşuyordu. İkinci kata çıktığımızda salonun önünde bekleyen Sofya'yı fark ettim. Sofya bir Rus'tu, buradaki en sert mizaçlı dansçılardan birisiydi. İfadesini yumuşatmakta Victoria ile gerçekten çatışıyorlardı ama çatışmaları pek sonuç vermiyordu. Fakat şimdi, yüzünde son derece hüzünlü bir ifade vardı. Koyu gözleri bizi bulduğunda yaslandığı yerden ayrıldı. "Selam," dedi elini kaldırdığında. Kaşlarımı kaldırdım. Onunla pek sohbetimizi yoktu. Günaydın, kolay gelsin, iyi akşamlar gibi standart selamlaşmaların dışına çıkmıyorduk. "Selam Sofya," dedim ellerimi üzerimdeki poların ceplerine sokarken. "Şey... Benim size bir şey söylemem lazım." Devam etmesi için başımı salladım. "Ama sakin olmanı istiyorum, sen biraz... Benim gibisin." Bu söz beni güldürdü. Bu esnada Anna onun ne anlattığın sormak için kolumu sürttü. Bir dakika diye işaret ettim. "Chloe bugün derslere gelmişti sabah." Eliyle arkamızda kalan merdivenleri gösterdi. "Düşmüş." "Ne?" Yüzümdeki bütün kan çekilirken ona doğru gayri ihtiyari bir adım attım. "Ne demek düşmüş?" "Ne oluyor?" diye sordu Anna yeniden. "Chloe düşmüş," dedim ona kısa bir bakış atıp. Anna kendi şokunu yaşarken yeniden Sofya'ya döndüm. "İyi mi? Nerede şimdi? Nasıl düşmüş?" Ben arka arkaya sorularımı sıralarken Sofya saç diplerini kaşıdı gergince. "Biraz kötü düşmüş, hastaneye kaldırdılar. Nasıl olduğunu bilmiyorum ama Victoria onunla gitti." "Aman Allah'ım." Ellerim ağzıma kapandı. "Nasıl olmuş?" "Şey... Aslında çok da düşmüş denemez." Duraksadım, bu ne demekti şimdi? "Anastasia... Onunla atışmışlar ve onu itmiş." Duyduklarım karşısında öfkemi kontrol edemedim. Baş dansçı olduğu için Anastasia'nın bir odası vardı, bizim aksimize. Ve o, sahip olduğu her şeye rağmen bu rolü almak için deliler gibi çabalayan Chloe'yi mi itmişti? Sofya'nın yanından rüzgâr gibi geçip onun odasına yöneldiğimde Sofya ve Anna arkamdan bağırdılar. Gözüm dönmüştü, kendimi tutmam mümkün değildi. Chloe kendi halinde, buraya tutunmak için çabalayan, ailesinin ona destek verecek durumu bile yokken burada ayakta kalmaya çalışan genç bir kızdı. Ya bir daha dans edemezse o zaman ne yapacaktı? Bizler gibi hayatlarını tek bir şeye adamış insanların elinden o şey alınırsa geriye ne kalırdı? Anastasia bunu bilmiyor muydu? Bunun yaratacağı o korkunç yıkımı anlamıyor muydu? Kapıyı çalmadan hızla açtım ve tuvalet masasının üzerine oturmuş, sırtını aynaya dönmüş halde saçlarıyla oynayan Anastasia'yı gördüğümde öfkem daha da alevlendi. "Sen buraya böyle giremez..." Hızla ona atılıp boğazına yapıştığımda başıyla birlikte sırtı da aynaya çarptı. Tamamen kontrolü kaybetmiştim ve olacaklar, alabileceğim disiplin cezasının hayatımı nasıl etkileyeceğini bile düşünemez hale gelmiştim. "Seni kalta…

Bölümün tamamını WritePad'de oku