MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ

OPERADAKİ ZAMBAKLAR

Yazar:

MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ - Şeydanur İpek kitap kapağı
MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ kitap kapağı

Bölüm şarkısı : Lana Del Rey / Carmen -Başlama tarihinizi alabilir miyim? Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen, keyifli okumalar. ❄️ Bölüm 1: Operadaki Zambaklar 25 Aralık 2021 Petersburg'un sokakları karla kaplıydı. İnsanlar buz tutan yerleri ve kaldırım diplerinde yığılan karları önemsemeden geçerken kar aheste bir şekilde şehri beyaza boyamaya devam ediyordu. Kadınlar son derece şıklardı, buza ve kara rağmen yüksek topuklarının üstünde bin bir çeşit kumaştan elbiselerle balo salonuna doğru ilerliyorlardı. Rengarenk mücevherler ve kalın kürkler vardı üzerlerinde. Bu gece her biri kendi hayatının yıldızıydı. Kadınlara eşlik eden beyefendilerin her biri özenle giyinmişti. Flaşlar patlarken hiçbiri kötü görünmek istemezdi. Jilet gibi takımlar, bembeyaz gömlekler ve kocaman gülümsemeler eşliğinde herkes balo salonuna giriyordu. Elbette ki bu gecenin yıldızı belliydi. Uzun zamandır baş dansçı Anastasia Volodin gecenin şüphesiz gözdesiydi. Bütün gözler onda ve ona eşlik edecek olan baletteydi. Dmitry Romanov belki de eski hayatında gerçek bir prensti. Aksi halde her daim bütün kadınların gözlerini ona dikmiş olmasının başka bir açıklaması olamazdı. Fındıkkıran Balesi muhteşem açılışını gerçekleştirirken herkes sadece küçük kızı izliyordu. Sahneden pek çok dansçı geçse de bale biraz da böyledir işte, her daim parlayan bir yıldızı, daha beyaz olan bir kuğusu vardır. Öyle ki dikkat etmedikçe görmek imkânsızdır. Oyun hareketlenirken herkes pür dikkat bu eseri izliyordu. Yılbaşına yakın zamanlarda, çam ağaçlarının ilk kez süslenişinin sembolizmi sayılabilecek bu oyunun farklı renkleri vardı bugün. Çocuklar için masalsı bir havası olan oyun, ünlü balerin ve şimdilerin parmakla gösterilen eğitmeni Victoria Kuznetsov tarafından değiştirilmiş ve artık yetişkinler için izlenen bir masal haline gelmişti. Masalın prensi ve prensesi muhteşem bir akış içerisinde, harika kıvrımlarla göz alıcı bir ahenk yaratırken onlara eşlik eden beş çift daha vardı. Arka tarafta dans ediyorlardı ancak ana çift ile senkronize hareket ediyorlardı. O gün izleyicilerin arasına karışmış genç adam, kucağındaki bir demek zambağı başkası için almıştı. Fakat zambaklar kendi sahiplerini seçmek istiyorlardı. Mor zambaklar gösterişi ve güzelliği temsil ederlerdi. Kendi anlamlarına değecek birisini istiyorlardı. Öyle ki onları tutan elin sahibini bile yönlendiriyorlardı. Doğrusu genç adam utanmasa bütün suçu zambaklara atabilirdi. Bir yalancı olsa bütün suçun zambaklarda olduğunu söyleyebilirdi. Fakat böylesine bir güzellik karşısında kendisine yalan söylemek hem zambaklara, hem kendisine hem de gerçek güzelliğin sahibi sahnedeki kadına haksızlık olurdu. Hayır, hayır. Anastasia Volodin'den bahsetmiyordu. Onun hemen arkasında, zarif ve ince yüzü saçlarını topuz yapmasıyla net bir şekilde ortaya çıkmış genç kızdan bahsediyordu. Genç kız, dansla bir bütün olmuştu. Dans onu yönetmiyor, adeta o dansa yön veriyordu. Ona eşlik eden baletin kollarındaki kadına nasıl da hayranlıkla baktığını görmemek imkânsızdı. Kim kollarında böylesine dans eden ve muhteşem bir güzelliği olan genç bir kıza karşı koyabilirdi ki? Kim ona hayranlık dışında bir bakışla bakmaya cesaret edebilirdi? Adamın buz mavisi gözleri kısıldı, onu gören çoğu kişinin gri gözlerinden ürktüğünü biliyordu ama babasından genlerini alırken seçme şansı olmamıştı. Dikkatlice etrafına bakındığında genç kadını hayranlıkla izleyenin sadece kendisi olmadığını artık biliyordu. Yan tarafta dans eden ve dikkatli bakıldığında saçlarının rengi bile hatırlanmayacak olan kız kendisini göstermeyi biliyordu. Meydan okuyordu, dikkat çekmek için ya da hayranlık uyandırması için başrol olmasına gerek bile olmadığını gösteriyordu. Başarıyordu da. O her meydan okuduğunda karşı çıkanlar bir kez daha kaybediyordu. Kaşları çatıldı. Onu dışındaki bazı insanların da kadını fark etmesinden hiç hoşlanmamıştı. Bu onu kötü birisi mi yapardı? Daha ne kadar kötü olabilirdi? Arkasına yaslanarak yeniden gözlerini balerine dikti. Öylesine zarif…

Bölümün tamamını WritePad'de oku