MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ
A.S.Y.
Yazar: Şeydanur İpek

Bölüm şarkısı: Model - Değmesin Ellerimiz Bölüm 28: Aynaların Soğuk Yüzü Victor Ivanov: Birisini gerçekten sevmek zordu. O kadar zordu ki ona karşı bir ateş kadar kızgın ve bir cam kadar kırgın olsanız bile ağladığında eliniz ayağınız boşalıyordu. O ağladığında Tanrı'ya yemin ederim ki ben nefes alamıyorum ve bu aramıza örmek zorunda kaldığım duvarların arkasından çok daha zordu. Tanya'yı sevmek çok zordu. İlişkimizin başından beri ufak tefek tutarsızlıklarını fark ediyordum ama dünkü tavrı aslında her şeyi bana bir ayna gibi göstermişti. Birden öfkeli çıkışları, ani alınganlıkları, sonra birden sevgi dolu olup çok geçmeden ağlamaya başlaması... Her şey bir yana gözünün önünde iki kişiyi öldürmüş olmamı bu kadar çabuk kabullenip sindirmesi, bu yaşına kadar oluşması gereken kimliğindeki gözenekleri gösteriyordu. Fakat ona gerçekten kızmak benim için imkansızdı. Ailesi ona hiçbir zaman doğru tavizleri ve gerekli alanı verememişti. İzin verilseydi Tanya bir zambak bahçesi olabilirdi ama o dar alanda sadece başını topraktan çıkartacak kadar izin alabilmişti. Şimdi ise aslında kendisini ararken benim sevgim ve soyadım ona başka etiketler vererek onun alanını yeniden daraltıyordu. Bir alandan diğerine geçmek için özgür kalması ona iyi gelmeyecekti. Bana karşı sarf ettiği sözleri affetmiş değildim, onun için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordum. Daha iyi bir adam olmaya çalışıyordum ama ne yaptığını bile bilmeden atladığı tehlikelerin önünü göremiyor diye beni karşısına alması aslında durumu açıklıyordu. Bu yüzden ona zaman verirken ilişkimizi askıya almak en doğrusuydu. Ona dokunduğum an yüzüme karşı bir canavar olduğumu söylediğini unuttuğumda yeni bir ilişkiye başlayabilirdik. Birisini sevmeyi bilmiyordu. Bildiği tek şey verilen tavizlerdi. Ödüller ve cezalar ile büyümüştü. Nataşa onu böyle büyütmüştü. Onun için sevgi bir ödüldü ve bu aslında düşünebileceği en kötü şeydi. "Bu çıkışlar ve inişler normal," dedi Alyona. "Borderline bireylerde şiddetli bir terk edilme korkusu vardır. Tanya, bir şeyleri bitirmekten bahsettiğinde terk edilmek ile baş edemeyeceği için bir savunma mekanizması olarak bunu kendisi yapmış olabilir. Bu rastladığımız bir durum. Çünkü biliyorsun ki annesi onu terk etmiş. Babası onu terk etmiş. Senin dediğine göre teyzesi bir konuda ona inanmamış. Tanya terk edilmiş, devamlı olarak. Bu yüzden kendisini bir terk edilmeden daha korumak istemiş olabilir. Kendini yıkıma böyle hazırlıyor olabilir." Alnımı kaşırken sessiz kaldım. Bunun nereye gideceğini bilmiyordum. "Tanya, hasta olduğu için ona böyle davrandığımı düşünüyor. Hiçbir zaman ona hasta olduğu böyle davranmadım. Sadece ailemden ona karşı kibar olmasını istedim ve onlar da batırdılar. Bu konuda kızmakta haklı." "Tanya'nın güvenini kötü etkiledik. Onunla görüştüğünde rica etsem bir kez daha yanıma uğramasını ister misin benim adıma? Eğer devam etmeyecekse durumu açıklamak ve özür dilemek isterim," dedi sıkıntılı bir şekilde. "Onun bana anlattığı hiçbir şeyi seninle paylaşmadım, sadece hastalığı konusunda bilgi veremem gerekiyordu ve sen en iyi adaydın. Bunu ona anlatırsam belki daha iyi hisseder." "Ona söylerim," dedim başımı sallarken. "Yumuşak kalpli birisi, seni reddetmez." "Tanya'nın duyguları değişken olabilir ilerleyen zamanlarda da. Eğer olur da bir an seni dünyanın en iyi insanı, bir sonraki an da dünyanın en kötü insanı olarak görürse bunu yadırgama. Kişilik bozukluğunun sınırında olmak onun için daha zor, inan bana. Ve ona dikkat et, olur mu? Çünkü intihara ve kendilerine zarar vermeye eğimlilerdir bu hastalığa sahip olanlar." Yutkundum. "Ederim. Yapmam gereken bir şey var mı?" "Onun yanında olduğunu sık sık belli etmeni rica edeceğim. Ailesinden de hastalığından bahsetmeden yanında olmasını isteyebilirsin. Aranızdaki özel ilişkiye karışamam ama onu yalnız bırakma bir süre daha. Çünkü kendine yabancılaşmaya başlaması an meselesi. Sana önce bir şeyler söyledi mi bu konuda?" "Bazen bir kitap karakteri gibi hissettiğini ve kendi hayatının d…