MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ

G.S.C.

Yazar:

MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ - Şeydanur İpek kitap kapağı
MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ kitap kapağı

Bölüm şarkısı: Ariana Grande - One Last Time Merhaba, merhaba... Keyifli okumalar diliyorum. ❄️ Bölüm 17: Geçmişte Saklı Canavar Önyargılı birisi olmasam da genel kalıpların varlığına bağlı kalırdım. Birisinin görünüşünün onun nasıl birisi olduğuna dair fikir vermediğine, görünüşle insanları yargılamamak gerektiğine de asla inanmazdım. Buradaki yargıdan kastım olumsuz değildi, bunu bir sınıflandırma olarak düşünüyordum. Yani bilirsiniz işte, birisi aslında nasıl görünüyorsa öyle birisidir. Kimse olmak istemediği gibi birisi gibi giyinmez çünkü kıyafetlerin bir kalıbı olduğunu, kıyafetlerin mesajlar verdiğini herkes bilir. Bu yüzden herkes olduğu kişi gibi giyinir. Bu yüzden Victor'u ilk gördüğümde genel kalıplara bağlı kalmıştım. Sadece kıyafetler değil elbette, tavırlar da önemliydi. Onun o kaba, tehditkâr hallerine giyimi de eklendiğinde onun sahte bir beyefendi olduğunu, sözde iş adamlarından birisi olduğunu hemen anlamıştım. Böyle adamların ne kadar düşüncesiz, kaba, kadınları bir mal olarak gören kişiler olduğunu biliyordum. Niyetim güzelleme yapmak değildi. İçinde olduğum hayat gereğince güzelleme yapmak kendimi kandırmak dışında bir şey olmazdı. Fakat şu an elimde tuttuğum kitap onun bana aldığı en değerli hediyeydi benim için. Victor bir şekilde, büyükannemin bana yasakladığı her şeydi. O büyükannemin geçmemi istemediği çizginin diğer tarafıydı. Genel kalıplara olan bağlılığımı yıkıp geçmişti. Sahte bir centilmen değildi. İlginç bir şekilde, ait olduğu yeraltının dışından birisiydi gibiydi. Kibardı, ayrıntılara dikkat ediyordu, kadınlara bir mal gibi davranmıyordu. Onun kötü binlerce yönünü sayabilirdim, kimseyi savunmuyordum ama Victor, benim sahip olduğum en iyi şanstı. Özellikle de Matta ile kıyaslandığında. Elimde tuttuğum kitaba bakarken dudaklarım kıvrıldı. Saat akşamın beşiydi, provadan sonra biraz takılmak isteyen arkadaşlarımı ekip eve geldiğimde bir şeyler atıştırıp kendimi kitapların başına atmıştım. Bol bol zamanım olduğu için en kalın kitabı seçip oturdum ve görünen o ki en müstehcen kitaptı bu. Victor'un seçimi kime yaptırdığını bilmiyordum ama kesinlikle iyi seçimler olduğunu onaylıyordum. Kitabın ortasını geçtiğimde gerçekten yoğun olan sahnelerden ötürü biraz bunalmıştım doğrusu. Beklediğimden çok daha yoğundu. Kitabı elimden attım ve ellerimle kızaran yanaklarımı yellerken derin bir nefes aldım. Biraz ara versem fena olmazdı. Kitabın kapağındaki masumane çiçek resmi ile içerisinin hiçbir alakası yoktu. Kenardaki sürahiden bir bardak su içtim ve yeniden arkama yasladım. Yanımda duran telefonu elime aldığımda ilk an ne yapacağımı bilemedim ama sonra kendimi heyecanlı bir şekilde Victor'u aramayı düşünürken buldum. Kendi içimde, kendime anlattığım her şeye ters düşüyordum. Ondan etkilenmemem gerektiğini, onunla aslında farklı insanlar olduğumuzu biliyordum. Victor gibi birisi için benim gibi birisiyle oyun oynamak zor değildi. Kocaman kocaman kelimeleri rahatlıkla söyleyebiliyordu. Ve ben tecrübesizdim. Hayat rutinim yüzünden kimseyle görüşememiştim. İlk randevuma okuldan kaçarak, büyükannemden gizlice gitmiştim ve o kadar gergindim ki hiçbir şey yiyememiştim. Her an büyükanneme yakalanacağım korkusundan ötürü gerginliğim karşı tarafa da yansımıştı. Soğuk bir yüze sahiptim ve gerginliğim yüzünden çocuk benim robot olduğumu düşünmüş olmalıydı. Kararsız bir şekilde ekrana bakarken odanın kapısının açılmasıyla dikkatim dağıldı. Polina elinde bir tepsi ile içeri giriyordu. Ona yardımcı olmak için hemen ayağa fırladım ve kapıyı onun için tuttum. "Senin için bir şeyler getirdim," dedi ben onun arkasından kapıyı örterken. "Ah, beni mahcup ediyorsun." Tepsiyi camın önündeki koltukların arasındaki cam sehpaya bıraktı. "Bana bir kahve sözün vardı," dediğinde gülümseyerek onun karşısındaki koltuğa oturdum. "Sanırım seni uzun süre ektim, haklısın." Polina da gülümsedi. "Hadi," dedi tepsinin benden tarafında duran kâseyi işaret ettiğinde. "Onu seni için yaptım. Tatlı bir şey." Kâseyi elime aldım. Üstü meyvelerle kap…

Bölümün tamamını WritePad'de oku