MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ

OYUN KURUCU

Yazar:

MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ - Şeydanur İpek kitap kapağı
MADALYON CEMİYETİ - 1 KIŞ GÜNEŞİ kitap kapağı

Bölüm şarkısı: Rihanna / Love on The Brain Keyifli okumalar dilerim 💖 Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen 🤍 Size keyifli okumalar dilerim, oy sınırı yok🩰 Bölüm 13: Oyun Kurucu Aleksandr Puşkin'in usta kaleminde şöyle bir cümle dökülüyordu bir gün; 'Fakat kaderden kaçılmıyor. Alnımıza yazılan başımıza geliyor." Kaderden kaçılmıyordu, haklıydı. İnsan kendi adımları ve kararlarıyla kendine bir yol belirlerken Tanrı bazen insanın önüne engeller çıkartır, bazen onun için yoluna birilerini koyardı. Bunu bazen o insana yardımcı olmak için yapardı bazen de onu sınamak için. Buna inanırdım, buna kader derdim. Bazı taşlar Tanrı tarafından konulurdu ancak taşın neresinden geçeceğimiz bizim kararımız değil miydi? Victor benim yolumdaydı, ben doğduğumda bile onun o yolda olduğu bir gerçekti. Onu ne geçebiliyordum ne de atlatabiliyordum. Victor benim sırtıma aldığım taştı, bu yolu artık benimle birlikte yürüyecekti. Şimdi anlıyordum ki insanın alnına yazılıp da başına gelen, o sırtına aldığı taştı işte. Taş zamanla ağırlaşıp belimi mi bükerdi yoksa bir engel olmaktan çıkıp elimden mi tutardı ileride, bilmiyordum. Tek bildiğim kendimi kaptırmamam gerektiğiydi. Victor tam da söylediği gibi kitaptaki bazı yerlere notlar bırakmıştı. Çirkin yazısı komikti ama yine de okunabiliyordu. Ortalarına doğru geldiğimde sayfanın köşesine yazdığını okudum. "Saçma, nasıl sadece seks reddedilebilir? Hiçbir erkek bunu reddetmez." Yazıyı okuduğumda kahkahayı bastım. Ona inanamıyordum, gerçekten de okumuştu ve düşünceleri konusunda gerçekten de samimiydi. Kadın bu sadece seks olarak kalırsa duygusal olarak daha az hasar alacağını düşünüyordu ancak adam çoktan âşık olduğu için kadınla 'benimsin' içerikli cümlelerle bir ilişkisi olsun istiyordu. Erkek karakter, düşmanları kadını kaçırınca intikam için düşmanının otelini patlatıyordu ve bunu yaparken hiçbir şekilde işin önünü arkasını düşünmüyordu. Sayfayı çevirdiğim an, kadının oteli betimlediği paragrafın yanında Victor'un ünlem işaretli cümleleri vardı. "Sikerler, burası benim otelim! Bu puştlar nasıl benim otelimi patlatabilir?" Adam çok geçmeden bu kadın için bütün anlaşmaları iptal ettiğinde ve ailesi dahil herkesi karşısına aldığında Victor'un yorumu yine sayfanın kenarına sıkıştırılmıştı: "Götünü siksinler de gör, şerefsiz! Kendi ayağına sıktın! Kadın yüzüne bile bakmıyor!" Kendi kahkahalarım içinde boğulurken çok geçmeden kadın ile erkek arasındaki ateş yükselmeye başladı. Öylesine sahneler okumaya başladım ki yüzüm resmen alev almıştı. Sürahinden bir bardak su içtikten sonra sayfayı çevirdim ve kadınla adamın koltukta işi pişirdikleri sahneye denk geldim. Tabii ki Victor'un çok değerli yorumu beni bekliyordu. "Koltukta yapmak çok rahatsız, pozisyon ve hareket kapasitesi çok sınırlı. Koltukta yapmayı sevmem, umarım sen de sevmiyorsundur güzel Tatyana." Kitabı elimden fırlatarak ellerimin tersini yanaklarıma bastırdım. Ahlaksız herif! Nasıl böyle şeyleri rahatça yazabilirdi? Üstelik her zaman olduğu gibi asla hayırdan anlamıyor ve kendi kafasındakini yapmaya çalışıyordu. Usulca yutkundum ve kitabı yeniden elime aldım. O kadar merak ediyordum ki kendimi durduramıyordum. Adam sert köşelerini törpülemedikçe kadın tamamen teslim olmamak konusunda ısrarcıydı. Kadının adama olan aşkını kabul ettiği ve adamın da kadına karşı olan kapalı kapılarını açtığı anı merakla bekliyordum. Derken bir sevişme sahnesi daha geldi. Bu sahne artık çift için zirve noktasıydı. Bir nevi barışma ve kabullenme seksiydi. Elbette saygıdeğer seks uzmanı ve pek tehlikeli Rus gangster Victor Ivanov burada da bizi engin tecrübesi ile bilgilendiriyordu: " Masada yapılan seks biraz daha iyi oluyor ama illa bir fantezi yapacaksam arabayı tercih ederim güzel Tatyana. Fakat adamı takdir ettim, hem işi hem de aşkı arasında denge kurmayı başardı. Hem bu küstah, bencil kadın sonunda adamı olduğu gibi kabullendi." Alt paragrafa geçen cümleler: "Sen de beni olduğum gibi kabul edersin, değil mi? Ben bu gerzek heriften daha uzun, daha sek…

Bölümün tamamını WritePad'de oku