14. Bölüm: Boşluğun Kıyısında
Yazar: serhat sarica

Hava karardığında gökyüzünü kaplayan kara bulutlar, yıldızların tek bir ışığını bile görünmez kılmıştı. İçlerinde biriken suyu ağır ağır bırakmaya başladılar. Yağmur damlaları, yerçekiminin sessiz buyruğuna boyun eğerek gökyüzünden hızla süzülüyor, fakat havanın direncine çarpınca parçalanıp binlerce küçük damlaya dönüşüyordu. Sanki her damlanın ulaşması gereken bir yer vardı. Onlardan biri, Astrum Şehri'nin yüksek binalarını ıskalayıp ıssız bir sokakta tek başına yürüyen küçük bir kızın başına düştü. Zoe durdu; başını kaldırıp yağmurun karanlığa karıştığı gökyüzüne baktı. Dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi. Sonra sessizce yürümeye devam etti; artık onun da bir hedefi vardı. Adımlarını hızlandırdı. Sokağın ilerisinde, bir sokak lambasının altında Tomy, Lucas ve Mike durmuş, yüksek sesle gülüyorlardı. Zoe elindeki su dolu pet şişeyi sıkıca kavradı. "Yeterince ağır..." Aklından geçen düşünce hiç de masum değildi. Tomy alaycı bir kahkaha attı. "Ne dersiniz? Hâlâ konteynerin içinde midir?" Mike kıkırdadı. "Eğer öyleyse kendini evinde hissetmiştir!" Üçü de biraz önce yaptıkları zorbalığı hatırlayıp bununla eğlenmeye devam ediyordu. Tam o anda... ÇAT! Keskin darbe sesi sokağın sessizliğini yardı. Tomy ve Lucas irkilerek Mike'a döndü. Su dolu pet şişe büyük bir hızla Mike'ın ensesine çarpmış, ardından havada dönerek yere savrulmuştu. Mike sendeledi, eli acıyla başının arkasına gitti. Arkasını döndüğünde karşısında kahkahalar atan Zoe'yi gördü. "Bu da ne demek oluyor?" "Kendini görmeliydin! Hahaha!" Şişe yere yuvarlanırken üç çocuk kısa bir anlığına ona baktı. Mike'ın yüzü öfkeden kıpkırmızı kesildi ve parmağını Zoe'ye doğrulttu. "Bu sefer seni çöp tenekeye kilitleyip kapatacağım! Yakalayın onu!" Zoe arkasını dönüp koşmaya başladı. Tam istediği olmuştu; dikkatlerini üzerine çekmişti. Dar ara sokağa doğru hızla ilerledi, arkasından üçü de hiç düşünmeden koşuyordu. Sokağın sonuna vardıklarında Zoe durmuştu. Loş sarı ışığın altında ellerini beline koymuş, kıpırdamadan onları bekliyordu. Yüzündeki gülümseme artık masum değildi. Mike yavaş adımlarla yaklaştı. "Ne oldu? Bizi yormadan kendi evine mi getirdin?" Zoe bir adım geri çekildi ve yüksek sesle bağırdı: "Kozmik Adam!" Üçü de kahkahaya boğuldu. "Kozmik... ne?" dedi Mike alayla. Lucas öne atıldı. "Ona eğlenmenin ne olduğunu gösterelim!" Tam Zoe'ye uzanacağı anda havanın içinde altın renkli bir parıltı belirdi. Devasa bir el Lucas'ın yakasını yakaladı ve tek hamlede onu yerden kaldırdı. Lucas'ın ayakları boşlukta çırpınıyordu. Karşısında, altın sarısı gözleri karanlığın içinde yanan dev bir adam vardı. Zoe sevinçle yerinden zıpladı. "İşte Kozmik Adam!" Mike ile Tomy donup kalmıştı. Lucas panikle çırpınıyor, iki eliyle demir gibi sert bileği itmeye çalışıyordu: "Bırak beni!" Kozmik Adam onu yüzüne yaklaştırdı. Altın gözleri Lucas'ın korku dolu bakışlarına saplandı. "Nasılmış... güçsüz olmak?" Bir sonraki anda Lucas'ı sanki bir çöp parçasıymış gibi uzağa fırlattı. Çocuk asfaltın üzerinde birkaç kez yuvarlandı ve Mike ile Tomy'nin önünde durabildi. Dirsekleri ve dizleri sıyrılmıştı, acıyla bağırıyordu. Mike'ın yüzündeki cesaret tamamen silinmişti. Tam geri çekilmeye çalışırken Kozmik Adam bir anda önünde belirdi. Sanki hiç hareket etmemişti; bir an önce bulunduğu yer boştu, sonraki anda ise dev gövdesi Mike'ın karşısındaydı. "Hiçbir yere gitmiyorsunuz," derin sesi sokağı doldurdu, "Zoe sizinle ilgilenecek." Zoe yavaşça yanlarına yürüdü. İçinde tarif edemediği bir duygu vardı. Zafer... İntikam... Belki de ikisinin arasında bir şey... "Uslu durursanız canınız yanmaz," dedi sakin bir sesle, "Ama bu kez benim dediklerimi yapacaksınız." Tomy öfkeyle bağırdı. "Bunu yapamazsın! Bu suç!" Zoe'nin yüzündeki gülümseme tamamen silindi. Soğuk gözlerle Tomy'ye baktı. "Suç mu? Siz yapınca eğlenceydi. Ben yapınca mı suç oldu? Bunu kabul etmiyorum." Tam o sırada Kozmik Adam Tomy'nin arkasında belirdi. Tomy daha arkasını dönemeden göğsüne tek bir darbeyle vurdu. Çocuk metrelerce savrulup yerde yuvarla…