Lumigen: Spectre Corps

12. bölüm: Kusurlu Kozmik Plan

Yazar:

Lumigen: Spectre Corps - serhat sarica kitap kapağı
Lumigen: Spectre Corps kitap kapağı

Mekânın büyük salonunda derin bir sessizlik hâkimdi. Kimse konuşmuyor, herkes bir şeylerin başlamasını bekliyormuş gibi yerinde duruyordu. Laura ise çoktan kendi odasına çekilmişti. Oda, onun karakterini yansıtır biçimde sakindi. Ne fazla eşya vardı ne de gereksiz bir dağınıklık. Duvarların köşelerine yerleştirilmiş raflarda eski ve yeni birçok kitap düzenli biçimde sıralanıyordu; bazıları yıpranmış kapaklarıyla yılların izini taşırken, bazıları neredeyse hiç açılmamış gibiydi. Odanın merkezine yakın, koyu renkli ve rahat görünen bir koltuk vardı. Laura o koltukta oturuyordu. Yan tarafındaki yuvarlak sehpanın üzerinde bir fincan çay duruyordu. İnce bir buhar hâlâ yükseliyor, odaya hafif bir bitki kokusu yayıyordu. Laura buraya sık gelmezdi; ama her gelişinde oda aynı düzeniyle onu karşılardı. Silas bu odayı hep kapalı tutar, dokunulmasına izin vermezdi. Laura, yeşil gözlerini kapıya çevirdi. Henüz bir ses duymamıştı ama orada birinin durduğunu hissetmişti. “Gir, Silas,” dedi sakin ve net bir tonda. Kapı açıldı. Silas içeri yavaş adımlarla girdi. Laura’nın karşısında durdu, ceketini farkında olmadan düzeltti. Ne alaycı tavrı vardı ne de umursamaz bakışları… Şu an fazlasıyla ciddiydi. Laura beklemeden konuştu. “Silas,” dedi. “Elena ve William’ı çağırabilirsin. Bir de… çocuğu. O da gelsin.” Çayından küçük bir yudum aldı. Silas başını hemen salladı. “Elbette,” dedi kısa ve saygılı bir sesle. “Hemen çağırıyorum.” Kapıyı kapatıp çıktı. Bu sırada büyük salonda Elena, Alex’in yanında duruyordu. Alex masa başındaydı; karşısında birden fazla monitör açıktı. Parmakları klavyenin üzerinde hızlı ve kontrollü hareketlerle ilerlerken ekrandaki görüntüler sürekli değişiyordu. “İşte Astrum’un genel haritası,” dedi. Ana monitörde şehir tüm detaylarıyla belirirken, alt katmanlarda enerji yoğunluklarını gösteren yarı saydam veriler belirdi. Alex, birkaç tuşa daha bastı. “Sendeki kolye sıradan bir nesne değil,” diye devam etti. “İçinde tanımlayamadığımız ama tutarlı bir enerji imzası var. Eğer bu imzayı referans alabilirsem…” Kısa bir duraksamayla ekrana baktı. “Şehirdeki ışık kırıntılarının bulunduğu noktaları, en azından olası bölgeler hâlinde tespit edebilirim.” Elena düşünceli bir ifadeyle kolyeyi boynundan çıkardı. Avucunun içinde yavaşça çevirerek bir süre inceledi. “Yani,” dedi, bakışlarını Alex’e kaldırarak, “bu enerjiyi kullanarak onların nerede olduğunu görebilir miyiz?” Kolyeyi ona uzattı. Alex kolyeyi dikkatle aldı. Elinde tartar gibi hafifçe çevirdi, ardından masadaki tarayıcı benzeri bir cihaza yaklaştırdı. “Elbette, Bayan Starlink,” dedi. “Denememiz gerek. Şu ana kadar o kırıntılar ne doğrudan yakalanabildi ne de geride iz bıraktı.” Cihazın ekranında ilk veriler akmaya başladı. “Eğer bu kolye gerçekten düşündüğüm gibi davranırsa,” diye ekledi, “Onları bulmak… en azından izlerini sürmek çok daha kolay olacak.” Ve hiç vakit kaybetmeden işe koyuldu. O anda Silas kapının önünde durup seslendi: “Elena. Annem sizi görmek istiyor. William… Lumi, siz de gelin.” Ses tonu netti; emir verir gibi değil ama itiraz da kabul etmeyecek kadar kesindi. Kapının önünde bekledi. Üçü birlikte yaklaştı. Silas’ın içeri buyur etmesini beklediler. William kısa bir baş selamıyla, “Tabii ki,” dedi. Silas kapıyı açtı. Elena ve William içeri ilk adımı atarken, Lumi birkaç adım geride kaldı. Laura buraya geldiğinden beri içinde bastırdığı o his yeniden yükselmişti. Büyük… tarif edilemeyecek kadar büyük bir şey. Laura’nın varlığı, sadece bir insanın taşıyabileceğinden çok daha fazlasını barındırıyordu. Elena ve William içeri girdiğinde, Lumi de arkalarından sessizce süzüldü. Gözleri istemsizce Laura’ya takıldı. Koltukta oturuyordu; duruşu sakin, bakışları derindi. Ama Lumi’nin dikkatini asıl çeken, Laura’nın elinde tuttuğu kristalimsi taştı. Gözleri kocaman açıldı. “Bu…” diye fısıldadı, sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı. “Solarius.” Elena başını çevirip ona baktı. Lumi’nin mırıltısını duymuştu. “Ne dedin, Lumi?” Lumi hemen bakışlarını kaçırdı. Kalbi hızla…

Bölümün tamamını WritePad'de oku