LKS-75
Yazar: A İlke Sandıklı

Parmakları, yarısını açmış olduğu topuzumun dibinden bir tel tokayı daha çektiğinde acıyla tısladım. Aniden elini çekip özür dilemeye başladı. " Yok Duygu, ben yapamayacağım. " Çatık kaşlarımı gevşetip yüzümü ona döndüğümde gerçekten endişeli bir ifadeyle gözlerime baktı. " Sorun yok. " dedim bir milyonuncu kez. Yatağın ucundan kalkarken ellerini havaya kaldırdı ve itiraz etmeye devam etti. " Yok. Sürekli canını yakıyorum. Ben... ben birini bulayım hemen... sana yardım edecek bir kadın... " diye kendi kendine söylenerek arkasını döndüğünde gülerek ayağa kalktım ve kolunu kavradım. " Sevgilim konunun seninle alakası yok. Bu tokaların kullanım amacı bu zaten. Saçı olduğu gibi tutmak. Yani kim olsa zorlanarak çözecekti. " Yüzünü bir kez daha bana döndüğünde kaşları çatıktı. " Ama kırk dakikada yarısını ancak çözebildim... " Başımı salladım usulca. " Evet çünkü topuzumda tam 214 tane tel toka var. " Kara gözleri yatağın ucundaki tel tokalara kaydığında kısılmıştı. " Ne kadar kaldı acaba? " diye mırıldandığında bir kez daha güldüm ve kolundaki elimi bileğine kaydırıp onu yatağa geri çektim. " Hadi devam et lütfen. O kadar yanmıyor canım." Sıkıntıyla iç çekse de bu kez itiraz etmemiş ve yatağa geri oturmuştu. Parmakları bir kez daha saçlarımın arasına girdiğinde, ben de canım yansa dahi tepki vermemek için kendimi kasmaya başlamıştım. Düğünden sonra gelinliğimi çıkartıp üstüme rahat bir elbise geçirmiştim fakat saçımla ve makyajımla uğraşmamıştım. Direkt olarak havaalanına doğru yola çıkmıştık ve bir saat kadar önce de otele girişimizi yapmıştık. Kenan da uzunca bir süredir saçlarımı çözmekle meşguldü. Bir yandan söyleniyor bir yandan da özürler dileyip duruyordu. Bu hali beni epey güldürse de onun keyfi kaçalı çok olmuştu. " Anlamıyorum ki bu kadar tokaya ne gerek var? " dediğinde iç çektim. " Saatlerce o topuzun bozulmamasını sağladılar. " " Değdi mi yani şimdi? " derken çektiği toka saç tellerimi kapıp koparttığında inledim. " Al işte. " diyerek bıraktı yeniden. " Kenan lütfen çöz şunları, bırak acımasını falan. " " Şu tokalarda kalan saçlarına bak. " dedi avcuna aldığı tokaları gösterirken. Çatık kaşlarımın altından ona huysuz bir bakış attım. " Artık duş almak istiyorum. Lütfen, içteki tokaları çöz yeter gerisini ben hallederim. " diye mızmızlandım. Derin bir iç daha çektiğinde yeniden saçlarıma yöneldi. Yarım saati bulmadan tokalardan kurtulmuş ve duşa girebilmiştim. Yağ bazlı makyaj temizleyici bile yüzümdeki fondöteni çıkartmaya yetmediğinde, yüzüm için getirdiğim keseyle ovalamaya başladım. Nihayet vücudumdaki tüm makyaj ve sprey kalıntılarından kurtulduğumda hafiflemiş hissediyordum. Ve oldukça bitkin... Fakat bu gece gerdek gecemizdi ve ben bu gece için haftalar öncesinden hazırlanmaya başlamıştım. Kenan'ın, üzerimde gördüğünde en çok etkilendiği renk kırmızıydı. Bu yüzden bu geceye özel kendime kırmızı bir fantezi çamaşır takımı almıştım. Seçmekte fazla zorlanmamıştım çünkü Sevde bana yardım etmeye dünden hevesliydi. Küvetten çıkıp nemli vücudumu bornozumla kurulamaya başladığımda, gözlerim kapının arkasına astığım çamaşırlara yöneldi ve gülümsedim. Heyecanlıydım. Beni ilk kez böyle iddialı bir çamaşır içerisinde görecekti ve ne tepki vereceğini deli gibi merak ediyordum. Vücudumu iyice kuruladıktan sonra yanımda getirdiğim nemlendiricimle bir güzel de nemlendirdim. Sonra yavaşça kırmızı ip külotun içine girdim. Onunla takım olan dantelli sutyeni de üstüme geçirdikten sonra aynadaki aksime alıcı gözle baktım. Çok iyi görünüyordum. Saçlarımın nemini baş havlusuyla aldıktan sonra taradım ve yüzümü de nemlendirdim. Ve işte hazırdım. Derin bir nefesi ciğerlerime doldururken bakışlarım çantamın içindeki parfüm şişesine kaymıştı. Sıkıp sıkmamak konusunda kararsız kaldım çünkü Kenan, kendi tenimin kokusuna aşık olduğunu söyleyip duruyordu. Fakat yine de azıcık da olsa afrodizyak etkisi işime gelirdi. Parfümü bileklerimin içine sıkıp boynuma sürttüm ve tamam. Bu kadarı yeterliydi. Aynada son kez kendime bakıp banyonun kapısını…