LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-8

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI - A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI kitap kapağı

Benim aksime o, taş duvara oturmak yerine kalçasını yaslamayı tercih etmişken sordu. " En iyi sen tanıyorsun, onu ne durdurur? " Ciğerlerime buz gibi havadan bıkkın bir nefes doldururken başımı salladım. " Bilmiyorum. " Bu defa iç geçiren oydu. " Şunun gibilerinde ne buluyorsunuz siz? " Sertçe yutkundum ve başımı yavaşça ona döndürürken sordum. " Hiç aşık oldun mu?" Gözlerini benimkilere dikti ve başını hafifçe iki yana salladı. Omuzlarımı silktim. " Olsaydın anlardın. İnsan seveceği insanı aklıyla seçemiyor. " Başını yeniden önüne çevirdi ve bir süre sessiz kaldık. Sonra ansızın sordu. " Hala seviyor musun? " Ben de önüme dönerken iç geçirdim bir kez daha. " Eskisi gibi değil. " Şu an bu konuşmayı yapmamız çok sıradışıydı. Bugüne kadar birbirimizle hiçbir özel bilgiyi paylaşmamıştık. Hoş o benim bebekliğimi dahi bilirdi fakat böylesi hiç olmamıştı. Belki de ilk defa beni yetişkin bir insan yerine koyup hislerimi soruyordu. Bu hem utançverici hem de garipti. Ama ona sana ne bundan diyecek konumda olmadığımı biliyordum. İplerim onun elindeydi fakat nedensiz bir şekilde ona güveniyordum. Beni abimlere ispiyonlamayacağını biliyordum, öyle bir niyeti olsa en başta Kerim'in geldiğini haber verme zahmetine girişmezdi. Ve açıkçası ilk dakikalardaki gerginliğim de bir nebze geçmişti. Kendimi sorguda gibi hissetmiyordum artık. Bu yüzden daha sakin ve dürüsttüm. Belki de bu rehavete kapıldığımdan çok geçmeden sordum. " Nasıl hiç aşık olmazsın? " Duyduğu soru ile gözleri şaşkınlıkla açılıp yeniden benimkileri bulmuştu. O an cesaret ettiğim şeyden pişman olmuştum fakat artık olan olmuştu. Gözlerimi kaçırırken omuzlarımı silktim. " 30 yaşındasın değil mi? " Bu kez yanıtladı. " Çok mu? " Bakışlarımı yeniden onunkilere kaldırdım. " Aşık olmak için yeterli bir süre. " Bu defa o omuzlarını silkti. " Yanlış birine aşık olmaktansa hiç olmamak daha iyi değil midir? " Sorusuyla alttan alta bir de güzel laf sokmuştu ya neyse. Haklıydı. Başımı salladım belli belirsiz. Bir süre daha ikimiz de sessiz kaldık. Sonra o, sanki aradan bunca zaman geçmemiş gibi sordu yeniden. " Yanlış birine aşık olduğunda ne yapman gerekir Duygu? " Konuşmanın nutuk içeren, didaktik ve abici tarafına gelmiştik anlaşılan. Olsun bu kadarı bile iyi gelmişti bana. Gürültülü bir şekilde iç geçirirken omurgamı dikleştirdim ve dümdüz karşıya baktım. " Kalbine gömmek. " Sessizliğinden istediği yanıtı aldığı varsayımını çıkarttım. Ve kısa süre sonra konuşmanın sonuna geldiğimizi belirten sesini işittim. " Sizinkiler yokluğunu fark etmeden eve dön hadi. " Bir şey demeden oturduğum taş duvardan indim ve teşekkür ederek kapüşonlunun fermuarına uzandım. Fakat bileğimi tutarak beni durdurdu. " Kalsın, verirsin sonra. Üşüme. " Başımı salladım. " İyi geceler. " diyerek adımlarımı parkın çıkışına yönelttiğimde seslendi. " Duygu. " Durup omzumun üstünden ona baktım. " Bir daha rahatsız ederse bana söyle. " Başımı salladım yeniden. Ve önüme dönüp ilerlemeye devam ettim. Elbette ki söylemeyecektim. Aynı şey bir kez daha yaşanırsa beni zorla karakola götürürdü. İlk seferinde nasıl çileden çıktığını görmüştüm. Bunu tekrar göze alamazdım. *** Ertesi gün kendimi iyi hissetmediğimi söyleyerek okula gitmemiş, öğlene kadar uyumuştum. Annem de keyifsiz olduğumu görüp üstüme gelmemişti. Biyolojik saatim beni uyandırdığında saat 12:24'ü gösteriyordu. Gerinerek yorganı üstümden attım ve yatağın içinde doğruldum. Evet, yaz kış yorganla uyurdum. Ellerimi uyurken iyice dağılmış olan saçlarıma atıp parmaklarımla düzelttim. Ve kollarımı kaldırdığımda üstümde hala Kenan abinin siyah kapüşonlusu olduğunu fark edip irkildim. Siktir ya. Gece bunla mı uyudum ben? Kokmuştur şimdi. Yataktan kalkıp bir çırpıda kapüşonluyu üstümden çıkarttım. Bunu annemden gizli yıkamaya atmamın bir yolu yoktu. Görürse abimlerin olmadığını da anlardı çünkü hala abimlerin kıyafet alışverişini o yapardı. Sorarsa Yusuf'un olduğunu söyleyebilirdim. Evet bu mantıklıydı. Elimdeki kapüşonluyla banyoya girdim ve onu makinanın içindeki koyu ç…

Bölümün tamamını WritePad'de oku