LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-74

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı

1 SENE SONRA Sevde, kırmızı ojeli parmaklarıyla topuzumu düzeltirken bir yandan da telaşla direktifler vermeye devam ediyordu. " Bak sakın uzun adımlar atma, minik minik. Kenan seni bekler. " Aynaya dönme isteğiyle başımı çevirmeye kalktığımda engel oldu. " Ayrıca kuyruğunu da unutma. Biz zaten arkanda olacağız ama yine de aklında bulunsun. Kuyruğa basmak yok. " Elindeki fırçayla saçlarımın kenarlarını da yatıştırdığında geri çekilip bana son bir bakış attı. " Tamam. Oldu. " dediğinde heyecanla arkamdaki aynaya dönmüştüm. Aynadaki aksime inanamaz gözlerle bakarken, hemen arkamda Sevde'nin dolu dolu olan bakışlarını yakaladım. " Ay melek gibisin ya... " deyip burnunu çektiğinde kocaman gülümsedim. Gerçekten de hayal edebileceğimin bile ötesinde hazırlamışlardı beni. Elleriyle göz altlarını silerken konuştu yeniden. " Ay tamam sakın ağlama bak. Makyajın akar. Sakın. " Sevde'nin bu despot hali bende gülme isteği yaratırken kapı tıklandı. Sevde yüksek topuklularının üzerinde bir çırpıda gidip kapıyı açtığında göz makyajımı inceliyordum. Makyözüm rujumu ve allığımı toprak tonlarında tuttuğundan gözüme de acı kahve bir eyeliner çekmişti. Ve bu gözlerimin kahvesini daha da yumuşatmıştı. Yüzümde kullandığı tüm malzemeler soft renklerde olduğundan, gözlerimin köşelerine taktıkları kirpikler hiç de abartılı durmuyordu. Aksine gözlerimi daha da çekik hale getirmiş ve tüm vurguyu gözlerimde toplamıştı. Gerçekten çok farklı ve çok güzel görünüyordum. Sevde'nin, " Hayır giremezsin. Gelini görmek yasak dedik ya Kenan. " diye çığırdığını işittiğimde hızlıca kapıya döndüm. Fakat Kenan'ı göremedim. Çünkü Sevde onu dışarıya itekleyerek kapıyı da üstüne kapatmıştı. " Hayret bir şey ya. " diye söylenerek yanıma döndüğünde kapı açıldı. Gelen annemdi. Buğulanmaya hazır halde bekleyen bakışları beni görür görmez yaşarmış, tıpkı bir çocuk gibi dudaklarını büzmüştü. " Güzel kızım benim... " diyerek bana hamle yaptığında oturduğum koltuktan kalktım. Ben annemin kolları arasına girerken Sevde arkama geçmiş gelinliğimin kuyruğunu tutuyordu. " Ah güzel yavrum benim. Allah bahtını da yüzün kadar güzel etsin. " demesiyle dudakları arasından minik bir hıçkırık firar etmişti. Bedenimi saran kollarını daha da sıkarken burnunu çekti. " Baban da olsaydı da görseydi seni böyle... " dediğinde benim de gözlerim yaşarmıştı. Sevde birden araya girdi. " Aa Meliha Teyzeciğim hadi lütfen. Ağlamak yok. Makyajı akacak. Lütfen... " Annem başını haklısın der gibi sallarken kollarını üzerimden çekti ve yüzümü avuçlarının arasına alıp bana son kez baktı. " Güzel kuzum benim yolun bahtın açık olsun hep. Allah nazarlardan korusun sizi... " " Teşekkür ederim anneciğim. " dediğimde sesimdeki titreme Sevde'yi alarma geçirmişti. Anında annemin koluna girdi ve onu benden uzaklaştırmaya koyuldu. " Hadi Meliha Teyzem sen git de misafirleri karşıla. Ayıp vallahi ne işin var burada. " Annem haklısın kızım deyip çıktıktan sonra koşar adımlarla yanıma geldi ve makyajımı incelemeye başladı. Baş parmağıyla sol gözümün altına dokunduğunda kaşları çatılmıştı. " Ağlamak yok Duygu, ağlamak yok. " Burnumdan derin derin nefesler alıp verirken tavana baktım ve gözüme doluşan yaşlardan kurtulmaya çalıştım. " Tamamm tamam... " Sevde, aynanın önündeki pudra fırçasını toz pudraya batırdı ve gözaltlarımı sabitlemeye koyuldu. Bir yandan da beni motive edecek şeyler mırıldanıyordu. " Bugün senin günün. Gelin oldun, bundan daha mutluluk verici pek az şey var. Ağlamak da neyin seni? " Başımı salladım usulca. " Üzerinde şahane gelinliğinle kuğu gibi süzüleceksin orada. " dediğinde kıkırdadım. Gelinliğimi o dikmişti. Fırçayı elinden bırakıp geriye doğru bir adım attı ve üstümü inceledi. " Bakayım şöyle. " Ona doğru minik bir adım attığımda gülümsedi. " Aferin, minik adımlar. " Bu tepkisine küçük bir kahkaha attım. " Çok gülmek de yok Duygu, kırışıklıklarına dolacak fondöten." diye azarladı beni. Derin bir iç çekerken kollarımı açıp ona doğru uzandım. " Her şey harika zaten, endişelenme artık. " diye mırıldan…

Bölümün tamamını WritePad'de oku