LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-69

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı

Hit ve yorum bırakmayı unutmayınn Masadakiler bizi tebrik etmeyi bitirip kendi aralarında başka bir konuya daldıklarında Kenan, sandalyemin arkalığına uzattığı kolunu belime indirip kendisine bakmamı sağladı. Kara gözleri merak ve şaşkınlıkla parlıyordu. İşittiği şeyin gerçek olduğuna emin olmak ister gibi bir hali vardı. " N-nasıl yani? " diye fısıldadı yüzüme doğru. Gülümsedim. " Artık her sabah uyandığımda, ilk olarak senin zeytin gözlerini görmek istiyorum. " Yaptığım itiraf daha da şaşırmasına yol açtığında kaşları havalanmıştı. Bu hali beni güldürdü. Kirpikleri kırpıştığında bakışlarım göz kenarlarındaki minik kaz ayaklarına kaydı. " Bir dakika, sen çok mu içtin? " deyip karalarını masadaki kadehe indirdi. " Hayır sarhoş değilim. " desem de inanmamıştı. Yarısı dolu olan kadehi tutup önümden kaldırdığında iç çektim. " Daha fazla içme en iyisi... " diye mırıldandı. Elimi kadehten henüz ayrığı sol elinin üzerine koydum ve göz teması kurmak için bekledim. Karaları bir kez daha benimkilere döndüğünde yavaşça yutkundum. " Çok içmedim. Kafam da yerinde. Söylediklerimde samimiyim. " diye tane tane konuştum. Karaları ışıl ışıl parlarken hala tam olarak inanamaz gibi bir hali vardı. Başımı göğsüne dayadım ve mırıldandım. " Hazırım artık. " *** Ertesi sabah üzerime şortlu bir tulum geçirmiş saçlarımı da maşayla dalgalandırıp evden çıkmıştım. Kenan beni görür görmez kocaman gülümsedi. " Uykunu alabildin mi? " Yeterince dinlenmiş hissetmesem de başımı salladım. " Sen? " O da benim gibi başını sallamakla yetindi. Açtığı kapıdan içeriye yerleştiğimde vakit kaybetmeden, arabanın etrafını dolaşıp yan koltuğuma oturdu. Kemerlerimizi bağlarken boğazını temizlediğini işitip dikkat kesildim. " Dün... çok güzeldi. Geldiğin için teşekkür ederim. " Hafifçe tebessüm ettim. " Benim için de öyle. " Karalarının kararsızlıkla kısıldığını fark ettim o an. Söylemek istediği bir şey var da çekiniyormuş gibi... Ve birkaç saniye daha sessizlikle geçti. Hemen ardından boğazını bir kez daha temizlediğini işittim ve hafifçe ona döndüm. " Bir şey mi oldu? " dediğimde gözleri yakalanmış olmanın paniğiyle bana döndü ve sonra derin bir iç çekti. " Dün... nişan konusunda söylediklerini anımsıyor musun? " dediğinde onunla biraz oynamaya karar verdim. " Hangi nişan? " Direksiyonu kavrayan parmakları taş keserken yüzüne büyük bir hayal kırıklığı yerleşmişti. Fakat kısa sürede kendini toparladı. " Hiç.. önemsiz... " diye gevelediğinde kendimi tutamayıp kıkırdadım. Bu hareketim şaşırarak bana bakmasına neden olmuştu. " Bana evlenme teklifi bile etmeden, seninle nişanlanacağımı sanıyorsan çok yanılıyorsun Kenan Bey. " dediğimde yüzü gevşemişti. Güldü. " Çok kötüsün. " Gülmem daha da artarken omuz silktim. O ise yüzünde büyük bir tebessümle yüzümü inceliyordu. " Ciddisin yani... " diye mırıldandığında başımı salladım. " Sen değilsin galiba? " Alt dudağını büktü. " Bilemiyorum hevesim kaçtı biraz... " demesiyle gözlerim fal taşı gibi açılmış ve hiç acımadan sağ kolunu çimdirmiştim. İnleyerek kolunu parmaklarımdan kurtardıktan sonra gülmeye başladı. " Koparttın... " " Bana bak bir vaz geçerim görürsün... " diye tehdit ettim onu. Daha çok gülmeye başladığında ise kollarımı göğsümde kavuşturup cama dönmüştüm. Onunla tartışmak bile çok tatlıydı. Gönlümü almak ister gibi yanağımdan makas aldığında istemeden de olsa gülmüştüm. Gözlerim yeniden karalarını bulduğunda derin bir iç geçirdim. Onu seviyordum. Hem de tüm kalbimle. Kimseyi sevmediğim kadar çok. Aylardır günümün çoğunu onunla geçiriyordum ve bu bana artık yetmiyordu. Uyurken de, uyanıkken de her an onunla olmak için can atıyordum. Onu özlemek istemiyordum. İşte böyle fark ettim hazır hissettiğimi... Dakikalar sonra yolculuk bittiğinde öpüşerek vedalaştık ve ben çoktan dolmuş olan şirkete adımımı attım. Bugün için tek planım tasarımımı yetiştirmekti. Zira yarın sabah teslim etmemiz gerekiyordu. İpek de ben de her ne kadar geç vakte kalmamaya çalışsak da mesai içerisinde tasarımlarımızı bitirememiş ve Ece Hanımdan müsa…

Bölümün tamamını WritePad'de oku