LKS-65/2
Yazar: A İlke Sandıklı

Hit bırakmayı ve yorum yapmayı unutmayın lütfennnn 🔥 Binadan çıktığımda Ege'nin arkamdan seslendiğini işitip durdum ve omzumun üzerinden ona baktım. Yüzünde samimi bir gülümseme ile yanıma kadar geldi ve elindeki dergiyi uzattı. " Diğer arkadaşlara verdim fakat sen erken çıktın atölyeden. " dediğinde uzattığı dergiyi kavramış meraklı gözlerle kapağını inceliyordum. Bu Ahsen Dinçer'in tasarımlarını içeren bir dergiydi fakat piyasada daha önce hiç rastlamamıştım. " Bunu biz hazırladık. Satışı yok. " dedi sanki içimi okur gibi. Gözlerim ışıldayarak onun mavilerine baktım. " Staj süresinde size rehber olabileceğini düşündüm. " diyerek açıklamasını yaptığında gülümsedim. " Teşekkür ederim. " " Rica ederim, numaralarımızı aldık zaten ne zaman istersen kafana takılanı sorabilirsin. " gözlerini etrafta bir çırpıda gezdirdi ve sanki gizli bir şey diyormuş gibi kulağıma doğru eğildi. " Benim girdiğim sene kimse yardımcı olamamıştı ama ben size yardım etmek istiyorum. " Kaşlarım havalanırken ben de bu gize anında adapte olarak fısıldadım. " Çok teşekkürler. " Doğrulurken haylaz bir edayla göz kırptı. " Görüşürüz yarın. " Başımı hızlıca salladım. " Görüşürüz. " Sonra ikimiz farklı istikametlere doğru ilerlemeye başladık. O an gözlerim holdingin dış kapısında bekleyen adama takıldı. Sırtını araca yaslayıp kollarını göğsünde kavuşturmuş, yüzünde ciddi bir ifadeyle beni izliyordu. Göz göze geldiğimizde gülümsedi. Ben de gülümseyerek adımlarımı hızlandırdım. Tam önünde durduğumda kollarını çözüp beni göğsüne çekti ve başımın üstüne sağlam bir öpücük bıraktı. " Selam. " diye mırıldandığında burnumu gömleğinin açıklığından boynuna sürtmüştüm. " Selam. " dedim mayışık bir sesle. Tüm yorgunluğumun ve stresimin toz olup uçuştuğunu hissediyordum. Kollarını yavaşça bedenimden ayırırken ifadesiz tutmaya çabaladığı sesiyle konuştu. " Kimdi o? " Başımı göğsünden ayırıp karalarına bakarken yüzündeki meraklı ifadeyi kısa bir an için dahi olsa yakalayabilmiştim. " Ege mi? " diye anlamazdan geldim. Kaşları arasında hafiften bir çukur oluştuğunda dudağının kenarı seğirdi. " Adı her neyse... " diye homurdandı. " Bizim departmanda önceki stajyerlerden biri. " " Hm. " dedi düşünceli bir ifadeyle. " Ne istiyormuş? " Parmaklarımın arasında duran dergiyi görebileceği yüksekliğe kaldırdım. " Bunu verdi. Ahsen Hanımın tasarımları. " Başını hafifçe salladı ve konuyu değiştirmek üzere arabaya döndü. Kapımı açarken yeniden eski haline bürünmüştü. " Sana bir sürprizim var. " Kaşlarım merakla havalandığında kolunun altından geçip içeriye yerleşiverdim. O da çok oyalanmadan kapımı kapatıp sürücü koltuğuna yerleşmişti. Kemerlerimizi bağlarken sordum. " Bir yere mi gidiyoruz? " Başını hafifçe salladı. " İlk iş gününü kutlamak için sana yemek hazırladım. " Yüzüm ansızın aydınlandı. " Benim için yemek mi yaptın? " dedim sanki az evvel bunu işitmemişim gibi. Heyecanım sesimden bile anlaşılıyordu. Bu halim onu güldürdü. " Evet bakalım beğenecek misin? " Arabayı çalıştırıp gaza yüklendiğinde elim çantama gitti. " Anneme haber vereyim. " " Ben aradım biricik. Sen sadece keyfine bak. " Yüzüme kocaman bir gülümseme yerleşirken bakışlarımı sevgilimin profilinden ayırıp cama çevirdim. Kenan çok düşünceli bir adamdı... *** Kenan'ın benim için hazırladığı masadaki yerimi aldığımda gözlerim heyecanla yemeklerin üzerinde geziniyordu. Hepsi gerçekten çok lezzetli görünüyordu. Mutfaktan bir şişe kırmızı şarapla çıkageldiğinde yüzümdeki tebessümü bozmadan sordum. " Hepsini kendin mi yaptın gerçekten? " Başını hafifçe sallarken hemen yanı başımda durdu kadehimi doldurmaya başladı. " Yıllarca Ankara'da tek yaşadım güzelim. " Dolu kadehi kavrayıp şarabın kokusunu almak için burnuma yaklaştırdım. " Evet ama bu kadar ilgin olduğunu da bilmiyordum. " Şu an onun bizim için döşediği evin salonunda baş başaydık. Kendi kadehini de doldurduktan sonra şarap şişesini masanın köşesine bıraktı ve hemen karşımdaki sandalyeye oturdu. " Her insan kendi hayatını idame ettirebilecek nitelikleri taşımalı diy…