LKS-65/1
Yazar: A İlke Sandıklı

Hit bırakmayı ve yorum yapmayı unutmayın lütfen 🔥 Sevde işittiği cümle karşısında kaskatı kesildiğinde Okan iri elleriyle yüzünü sıvazlayarak inledi. " N-nasıl yani? " diye sordu kız titrek bir sesle. Fakat karşısında iki büklüm vaziyette oturan adamdan yanıt alamadı. Sertçe yutkundu ve öne doğru eğildi. " Sen beni, takip mi ediyordun? " sesi büyük bir şaşkınlıkla birlikte umudu da barındırıyordu. " Yapmamalıydım ama yaptım. " dedi adam buz gibi bir sesle. Sonra ansızın oturduğu yerde dikeldi. " Tutamadım kendimi yine! Ben böyle bir adam olmak istemiyorum artık! " diye bağırdığında kollarını açıp şu halime bir bak der gibi baktı kızın gözlerine. Sevde ise onun bu yüksek perdeden çıkışından fazlasıyla çekinmişti. Her şeyin düzelebileceğine dair içinde yeşeren o umut kanatlanıp uçmak üzereydi. Ellerini öne doğru uzatırken oturduğu yerden kalktı. " Hayır hayır sorun değil. " Fakat Okan kararlıydı. " Hayır Sevde sorun. Böyle olmamalı. " Sevde ona doğru bir adım atarken rahatlatmaya çalışarak konuştu. " Tamam. Bak seni çok iyi anlıyorum. Kendini değiştirmek için, hislerini kontrol altına almak için çaba vermişsin. Ama bunlar bir anda olacak şeyler değil ki... " Okan kızın tatlı tatlı beynine işleyen cümlelerini bıçak gibi bir soğukkanlılıkla kesti. " Hayır Sevde. Anlamıyorsun. Ben çok uğraştım. Uğraşmaya da devam ediyorum. Birbirinden beter geceler geçirdim. Bugüne gelebilmek için kendimden çok fazla ödün verdim. Ama... " durup burnundan derin bir nefes aldı. Sonra oturduğu yerden kalktı ve kendisine endişeyle bakan genç kızın karşısına dikildi. " Konu sen olunca ben dağılıyorum. " " Okan. " dedi kız titrek bir sesle. Fakat Okan onu konuşturmamaya kararlıydı. " Bana iyi gelmiyorsun Sevde. Ben seni düşünürken bile kendimi zor kontrol ediyorum. Bir de çıkıp karşıma dikildiğinde elimi kolumu bağlıyorsun benim. Henüz o kadar güçlü değilim. Yapma. " Sevde ansızın dolan yeşil gözlerini bir an bile kırpmadan karşısındaki adamın kahvelerine bakmaya devam etti. " Çünkü bana aşıksın hala. " Adam dudaklarını gergince birbirine bastırırken sertçe yutkundu. " Yapma. " " Anlamıyorum Okan! " diye haykırdı genç kız çaresizce. " Beni unutmaya çalışmanı, bizi unutmaya çalışmanı anlamıyorum! Pişmanım diyorum sana! Anladım hatamı diyorum! Neden bir şans daha veremiyorsun ki ilişkimize! " Okan gözlerini sıkıca yumup başını yukarıya kaldırdı ve derin bir nefes çekti ciğerlerine. Sakinliğini koruması gerekiyordu. Öfkeyle hareket etmemeliydi yoksa pişman olurdu. " Bizim ilişkimiz ikimizi de zehirliyor. " dedi sonra usulca. Sevde yeniden kendisine çevrilen gözlerdeki kararlılık karşısında irkildi. " Nasıl yani... " diye geveledi anlamsızca fakat devamını getiremedi. Okan ise derin bir iç çekerek daha ılımlı bir tonda konuşmasına devam etti. " Sen çok değerlisin Sevde. Sana kızgın ya da kırgın değilim. " Kız sevdiği adamın veda sözcükleri karşısında daha fazla aklıselim kalamadığında, aklına ilk gelen yola başvurdu yeniden. Kim ne derse desin Okan kıskanç bir adamdı. İstediği kadar terapi de görse ilaç da kullansa, her ikisini birden de yapsa bu değişemezdi. Madem ki güzel güzel konuşup ondan tepki alamıyordu. O halde damarına basacaktı. Ne yapıp edecek o tepkiyi alacaktı. Hem bunca zamandır sessiz kalmış olsa bile kendisini takip ettiğini ağzından kaçırmamış mıydı? " Nasıl yani? " dedi yeniden. " Beni bir başıma bırakıp gidemezsin fakat bir başkasına bırakabilirsin öyle mi? " Genç adam olduğu yerde kaskatı kesildi birden. Yüzünün her bir miliminden gerildiği anlaşılsa da sessizliğini korudu. " Ömür boyu seni bekleyebileceğimi mi sanıyorsun sen? " dedi bu kez genç kız. Tüm bu acımasız sözleri sarf etmesinin tek nedeni sevdiği adamdan bir tepki alabilmekti. Okan sıktığı dişlerinin arasından hırladı. " Sevde. " " Ben de sevilmek istiyorum Okan. Ben de ilgi görmek istiyorum. El üstünde tutulmak, arzulanmak, arzulamak... " " Sevde! " diye kükrediğinde kız yerinde sıçradı. Genç adam yenilmişlikle omuzlarını önüne düşürmüştü. Kızın üzerine doğru hafifçe eğildi…