LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-62/2

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı

Sevde üzerinde mini kırmızı bir elbiseyle koşturarak yanıma geldiğinde ilk günden beri bileğimden çıkartmadığım su yolu bilekliğimi düzeltmekle meşguldüm. Bileğim çok ince olduğu için bileklik bileğimde dönüp duruyordu. " Herkes geldi, hadi. " Başımı kaldırıp onun heyecanla parıldayan yeşillerine baktım ve derin bir nefes aldım. Nihayet abimle Damla'nın düğün günü gelmişti. Abim Okan abime mesaj atmış gelmesini rica etmişti fakat Okan yanıt vermemişti. Annem de ne kadar dil döktüyse de gelme sözü alamamıştı. Yine de geleceğine dair umudumuz vardı. Okan abimi biraz tanıyorsam ki çok iyi tanıyordum, Eren abimi bugününde asla yalnız bırakmazdı. Sevde'nin heyecanı da bundandı. Başımı sallayarak peşine takılmadan önce hemen arkamda yüzünü yelleyen Damla'ya son kez baktım. " Biz geçiyoruz içeri. " Damla heyecandan ve utançtan kıpkırmızı kesilmiş suratıyla bembeyaz gelinliğin içindeki bir domatesi andırıyordu. Kaşlarım ansızın çatıldı. " Ya bak kaç kere pudraladım suratını. Stres yapma artık fotoğraflarda kırmızı mı çıkmak istiyorsun? " Ben öyle deyince duraksadı ve havadaki elini indirip derin bir şekilde soluklandı. " Çok mu kızardım? " Ben bir kez daha pudralamak üzere yanına adımlarken Sevde de pencerelere yönelmişti. O esnada Eren abim içeriye girdi. Elimdeki pudrayı Damla'nın yanaklarına bastırırken yan gözle onu süzdüm. Gerçekten dehşet yakışıklı görünüyordu. Kumral ince telli saçları, olduğu damat tıraşı sayesinde epey toparlanmıştı ve sinekkaydı olmasına rağmen kemikli yüzü bebeksi görünmekten oldukça uzaktı. " Hazır mısınız? " dedi bize bakarken. O da heyecanlıydı. Başımı hızlıca sallayıp Damla'ya son bir kez baktım ve yüreklendirmek ister gibi ellerimi omuzlarına yerleştirdim. " Harika görünüyorsun. Gülümsemeyi unutma. " Damla başını hızlıca sallarken ben de yanından ayrılmıştım. Sevde önden ben arkadan gelin odasından çıktığımızda Burak bizi bahçede bekliyordu. " Heh nihayet, herkes geldi. " dediğinde Sevde birden atıldı. " Okan? " Burak'ın yüzü anında düşmüştü fakat yine de bozuntuya vermedi. " Görmedim. " Üzerimdeki mint yeşili renkteki tül elbisenin eteğini kavrayıp topukluların üzerinde uzun fakat temkinli adımlar atarak nikahın kıyılacağı alana ilerlemeye koyuldum. Elbisem; ince ip askılı, üstten oturtmalı, altı çan şeklinde uzanan ve bacak yırtmaçlı şık bir elbiseydi. Saçımı da ensemde sade bir topuz yaptırmıştım. Oldukça fresh bir görünüm elde ettiğimi düşünüyordum ki gelen iltifatlara bakılırsa doğruydu. Dakikalar içerisinde gelin ve damadın giriş müziği çalmaya başlamış ve herkes onlar için hazırlanan süslü kapıya dönmüştü. Saniyeler sonra Eren abim kolunda Damla ile birlikte kapıda göründü. Herkes alkışlamaya başladığında Sevde bu anı kameraya alıyor, bense önlerine çıkan çocukları geri çekiyordum. Alkışlar kesildiğinde sahneye varmışlardı. İlk dans anonsundan sonra ışıklar tepelerinde toplaştı. Naif bir müzik eşliğinde, gelinlik nedeniyle pek de hareket edemeden salınmakla yetindiler. Eren abim zaten sevmezdi öyle şeyleri. Beceremezdi de. Sonra nikah kıyılmak üzere yavaşça masalarına yöneldiler. Ben de yanlarına kadar gidip fotoğraflarını çekmeye başlamıştım. Damla'nın şahidi Ayten halamdı. Üstüne lacivert renk saten bir elbise giymiş, başında da pullu başörtüsüyle korkunç görünüyordu fakat bunu ona kimse söyleyemedi tabii. Abimin şahidi ise Kenan'dı. O da koyu lacivert bir takım içine beyaz gömlek giymiş mavi tonlarda da bir kravat takmıştı. Her zamanki gibi çok yakışıklıydı ve bu biraz sinirimi bozuyordu. Gelin tarafından birkaç kızın onu dikkatlice süzdüğüne denk gelmiştim. Ama şu nikah kıyılsın da ben biliyordum yapacağımı. Nikah memuru ön konuşmayı tamamladığı esnada hem annemin hem de bizim gözümüz kapıdaydı fakat gelen giden yoktu. Oysa abim belki gecikir diye nikahı geciktirmişti. Fakat belli ki Okan hiçbirimizi affetmemişti. " Damla Tekin, Eren Ersubaşı'yı koca olarak kabul ediyor musun? " Damla heyecanı her halinden belli olan bir şekilde mikrofonu kavrayıp tiz sesiyle yanıtladı. " Evet! " Herkesle b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku