LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-62/1

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı

Burak mezun oluşumuzu kutlamayı teklif ettiğinde Sevde Orkun'un yurtdışına yerleşecek olduğunu ve onunla vedalaşması gerektiğini söyleyerek reddetmişti. Biz de bu kutlama işini sonraya erteleme kararı aldık ve mahallenin yolunu tuttum. Eve gidip üstümü başımı değiştirecek ve Kenan'a bu güzel haberi bizzat yüz yüze verecektim. Tüm gün ofiste olacağını bildiğimden ofisini ziyaret etme kararı almıştım. Bunun için de üzerime çeki düzen vermem şarttı. Çünkü geçen sefer görmüştüm o ortamı. Yine orada sıradan bir kız çocuğu gibi görünmek istemiyordum. Dolmuştan inip mahalleye giriş yaptığımda içime sığmayan neşem çeneme vurmuştu ve ben tüm yolu şarkı mırıldanarak yürümüştüm. Fakat tam parkın önünden geçerken duyduğum hıçkırık sesi çenemi kapatmama ve ayaklarımın olduğu yere çakılmasına sebep olduğunda dönüp baktım. Neşe, her zaman oturduğumuz taşlardan birine oturmuş içli içli ağlıyordu. Bir yanım geçip gitmemi söylese de diğer yanım birbirinden iç parçalayıcı hıçkırıklarına kayıtsız kalamıyordu. Derin bir nefes aldım ve insanlık bende kalsın diyerek adımlarımı parka yönelttim. Geldiğimi fark ettiğinde ellerinin tersiyle yanaklarını silerek başını eğdi. " Neyin var? " diye sordum merakla. Deli gibi ağlayan o değilmiş gibi bir kibirle yanıt verdi. " İşine bak Duygu. " Kaşlarım anında çatılırken sinirle soludum. " İnsan yerine koyanda kabahat seni amına koyayım. " Tam geri dönüp parktan çıkacakken hıçkırarak konuştu. " Ben çok mu çirkinim? " Sorusu beni afallattığında bir kez daha durup ona dönmüştüm. Hayır çirkin bir kız değildi, hatta güzel bile diyebilirdiniz. Fakat içinin çirkinliğinden yüzüne bakılmıyordu. " Bu nereden çıktı şimdi? " diye sordum ben de, sorusunu cevapsız bırakarak. Omuz silkerken kızarmış gözlerini benimkilere dikti. " Emir sevgili yapmış. " Şaşkınlığım katlanarak artarken ona biraz daha yaklaştım. Emir ile bir süredir görüşememiştik ve Ceren de bundan hiç bahsetmemişti. " Emin misin? " Başını sallarken bir kez daha hıçkırdı. Onun Emir'den bu kadar çok hoşlandığına hâlâ inanamıyordum. " Ağlama. " dedim yumuşak bir sesle. Elleriyle yüzünü silerken omuz silkti. " Hiç kimse beni beğenmiyor. " dediğinde iç çektim. " Konu dış görünüşün değil Neşe. İnsanları korkutuyorsun. " diye itiraf ettiğimde belki de ilk kez saldırmak için değil gerçekten de anlamak için bakıyordu. Nemli kirpiklerini kırpıştırırken eliyle burnunu sildi. " Neden? " Bir adım daha atıp yanına oturdum. Anlaşılan konuşma uzayacaktı. " Herkesin hayatına burnunu sokuyorsun. " dedim biraz çekinerek. Kaşları çatıldığında hızla ekledim. " Eleştiri kabul etmeyeceksen boşuna yorma beni kalkıp gideyim. " diyerek doğrulmaya meylettiğimde bileğimi tuttu. " Hayır. Söyle. Ama abartmadan. " İçimden gelen gülme isteğini erteleme kararı alarak taşa geri yerleştim ve dizlerimi kendime doğru çektim. " Neden okumuyorsun? " Şimdi ikimiz de parkın boş salıncaklarını seyrediyorduk. " Sevmiyorum okulu. " " Kimsenin bayıldığını sanmıyorum. " " Ne alaka şimdi? " diye sorduğunda omuz silktim. " Boş durmaktan insanlara sarıyorsun. Ayrıca elinde bir mesleğin olsa fena mı olurdu? Daha özgüvenli biri olurdun. Hem baksana mahalleliden başka arkadaşın yok. Gün gün gezip yaşlılarla dedikodu yapıyorsun. " Bozulduğunu kasılan bedeninden anlamış ve susmaya karar vermiştim. Sonuçta o Neşe'ydi. Ne yapacağı belli mi olurdu? Sevdiceğin ofisine baskın yapmadan önce hasar almak istemiyordum. " Haklısın. " diye mırıldandığında ise adeta şok oldum. Bana döndü ve talepkâr bir şekilde baktı. " Hiç arkadaşım yok. Sadece siz varsınız ve siz de beni dışlıyorsunuz. " Tam itiraz edecekken devam etti. " Barışalım mı? Söz veriyorum bir daha kötü laflar etmek yok. " Gözlerim şaşkınlıkla irileşirken bir kıpkırmızı kesilmiş gözlerine bir de aramızda uzanan eline baktım. Sonra Neşe'nin düşmanlığı mı daha zararlı yoksa dostluğu mu diye düşünüp en iyisinin onu biraz uzağımda tutmak olduğuna karar verdim. " Küs değilim sana. " dediğimde beklediği cevabın bu olmadığını biliyordum. Elini yavaşça indirirken derin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku