LKS-60
Yazar: A İlke Sandıklı

Baya +18'den ibaret mini bölüm. Rahatsız olacaklar okumasın lütfen ❤️ Başımı göğsünden yavaşça kaldırıp gözlerine baktığımda sanki bana uzun zamandır hasret kalmış gibi iç çekti. Karaları gözlerimden usulca ayrılıp dudaklarıma indiğinde yutkundum. Tek elini belimden ayırıp yüzümü kavradı ve baş parmağıyla alt dudağımı okşadı. Bu hareketi dudaklarımın aralanmasına ve çenemi ona doğru dikleştirmeme neden olmuştu. Yavaşça yutkunduğunda adem elması gözlerimin önünde kımıldadı ve dudaklarıma usul usul yaklaştı. Başını hafifçe eğip dudaklarıma uzandığında titrek bir nefes verdim. Fakat dokunmadan durdu. Gözlerini yumup kokumu yavasça içine çekti. Sonra nefesini boynuma üfleyerek mırıldandı. " Çok zor. " Başımı hafifçe geri çekmeye yeltendiğimde gözlerime baktı. " Günün her saati seni arzuluyorum. " derken gözlerinde yoğun bir tutkunun ateşi harlandı. Sertçe yutkundum. Bakışları çehremin sınırlarında ağır ağır dolanırken bir kez daha araladı dudaklarını. " Kokunun, üzerimde kurduğu hakimiyeti bir anlayabilsen... " Belimdeki elini sıkılaştırıp bedenimi kendisine iyice bastırırken derin bir nefes çekti kulak mememin bitiminden. Sonra tekrar dudaklarıma yöneldi ve yumuşacık dudaklarını benimkilere sürttü. Dudaklarım bir kez daha hafifçe aralandığında omurgasını dikleştirip aşağıya doğru baktı. Kaşları hayretle havalandığında ne olduğunu anlamak için ben de başımı eğmek istedim fakat çenemi kavrayan parmakları gevşemedi. Karaları bir kez daha benimkilere kalktığında aldığı derin nefes geniş omuzlarını sarstı. " Ne yapıyorsun sen bana? " diye fısıldadığında çıtımı bile çıkartmadan gözlerine bakıyordum. Çenemi kavrayan elini hızla çözüp pazusunda emanet gibi duran elimi bileğinden kavradı ve erkekliğine doğru yöneltti. Parmaklarım, altındaki keten pantolona rağmen fazlasıyla belirginleşen kabaraklığa dokunduğunda nefesimi tuttum. " Hiçbir şey yapmadan... " diye mırıldandı. " Nasıl bu hale getirebiliyorsun beni her defasında? " Soluklarım sıklaşırken avcuma değen kabarıklığı sıkıca kavradım ve bu hareketim kısık bir şekilde inlemesine neden oldu. Gözleri gayriihtiyari kapanmış ve alnı benimkine yaslanmıştı. Sonra ansızın gülümsedi. " Bana hiç şans tanımıyorsun. " Parmaklarıma değen erkekliğini avcumla okşarken yavaşça yutkundum. Penisi elimin içinde büyürken gözlerini açtı ve benimkilere daha büyük bir şehvetle baktı. Belimdeki elini yavaşça çekip kollarımı kavradığında elim istemeden de olsa erkekliğinden ayrılmıştı. " Sana bu evde, bu yatakta doymak istiyorum. " diye fısıldadığında hiç beklemeden dudaklarına asıldım. O da bu anı bekliyormuş gibi tutkuyla karşılık vermeye başlamıştı. Kollarımı tıpkı birer mengene gibi sıkıca kavrayan parmakları çözülürken ellerimi hızla üzerindeki gömleğin düğmelerine uzattım. Ve görememenin getirdiği beceriksizlikle çözmeye başladım. O da aynı anda benim pantolonumu çıkartmakla meşguldü. Biraz zorlanarak da olsa ben onun gömleğini o da benim pantolonumu tamamen çıkarttığımızda dudaklarımızı ayırdık. Karaları keskin bir şekilde altımdaki siyah çamaşıra düştüğünde ona doğru minik bir adım daha attım ve pantolonunun fermuarına uzandım. Fermuarı yavaşça aşağı indirirken o da ellerini kalçalarıma yerleştirmişti. Parmakları oldukları yerden fazlasıyla memnun bir biçimde kalçamı avuçlarken pantolonunu bacaklarından sıyırıp aşağıya düşürdüm. Sonra da gözlerimi boxerına diktim. Fakat ben hamle yapamadan birden kalçalarımı sıkıca kavrayıp beni havaya kaldırdı. Havada kalan bacaklarımı beline dolarken ellerimi de çıplak göğsüne dayamıştım. Başını hafifçe kaldırıp gözlerime baktığında yaramaz bir ifadeyle gülümsedim. Bu jestim onu da güldürmüştü. Başını iki yana sallayarak beni sanki bir tüymüşüm gibi rahatça taşıdı ve yavaşça yatağa bıraktı. O üzerindeki boxerı çıkartmaya başladığında ben de üstümdekilerden kurtulmuş ve onları yataktan aşağıya atmıştım. Kalbim inanılmaz hızlı atıyordu. Uzanıp altımdaki külodu bacaklarımdan hızlıca çekerken dirseklerimin üzerinde doğrulmuş ve onu izlemeye koyulmuştum. Külottan da ku…