LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-59

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı

Gözlerindeki şaşkınlık yerini bıkkınlıkla bezeli bir telaşa bırakırken elleriyle yüzünü sıvazladı. Dudaklarının arasından belli belirsiz bir inilti döküldüğünde gözümü bile kırpmadan onu izliyordum. Ofisine giderken aklımda ona evlenme teklifi etmek falan yoktu. Birden ağzımdan çıkmıştı. Yani onunla olmayı istemediğimden değil ama... Elleri yüzünden ayrıldığında karaları benimkilerde durdu. Sertçe yutkundum. " Biz napıyoruz Duygu? " dedi birden. Sorusu beni afallatmıştı. Kaşlarım çatılırken diyecek bir şey bulamadım. İç çekti. " Bu böyle olmaz. Evlilik kararı böyle alınmaz. Sırf beni kaybetmemek için benimle evlenemezsin Duygu. " Ağır bir biçimde yutkunurken bakışlarımı kaçırdım. " Ben o yüzden değil... " diye başladığım cümleyi fütursuzca kesti. " Başından beri biz ne yapıyoruz Duygu Allah aşkına? Sağlıklı bir ilişki mi bu? " dediğinde gözlerim telaşla onunkilere kalktı yeniden. Yüzümdeki panik ifadesini fark etmiş olmalı ki bana doğru minik bir adım attı ve iri ellerini yanaklarıma yerleştirip yüzüme eğildi. " Korkma. Ayrılmayacağız. " diye fısıldadı. Kirpiklerimi şaşkınlıkla kırpıştırdım. Dudaklarını bir kez daha araladı ve alkolle karışık nefesi yüzüme vurdu. " Ama böyle olmaz. Her şeyden uzaklaşıp kendimizi görmemiz gerek. " " N-nasıl? " " Bir haftalığına baş başa bir tatil yapalım mı? Herkesten uzakta kafamızı dinler ve ilişkimiz hakkında sağlıklı bir şekilde düşünme fırsatı buluruz. " Hüzünle iç çektim. " Gelemem ki projemiz bitmedi. " Başını hafifçe salladı ve doğrulup ellerini yüzümden ayırdı. " Tamam, başka bir yol düşüneceğim. " Sonra sol bileğini kaldırıp saate baktı. " Geç oldu güzelim, ikimiz de erken kalkacağız. Yarın daha geniş bir vakitte konuşalım mı? " Yavaşça yutkundum. " Barıştık mı? " Hafifçe gülümsedi ve başını belli belirsiz salladı. Sonra tek kolunu uzatıp beni göğsüne çekti. Dudakları saçlarımın arasına günlerdir hasretini çektiğim öpücüğü kondururken iç çektim. " Özür dilerim. " dediğini işittim ansızın ve şaşkınca başımı göğsünden kaldırıp yüzüne baktım. Karaları samimi bir pişmanlıkla gözlerimde konaklarken alt dudağını yaladı. " Seni incittiğim için. " Hiçbir şey demeden bir kez daha sıkıca sarıldım. *** Burak içeriye girdiğinde şaşkınca ilk olarak ona sonra da Sevde'ye baktım. Omuz silkti. " Yardıma gelmek istedi. " Yüzüme mahcup bir tebessüm yerleşirken yeniden Burak'a baktım. " Çok teşekkür ederim. " Atölyenin kapısını çekip yanımıza gelirken o da gülümsedi. " Ne demek. Üçümüz birden daha hızlı bitiririz diye düşündüm. " İkisi de sabahın sekizinde, iki gün evvel mahvettiğim projemi baştan yapmama yardım etmek için benimle atölyede buluşmuştu. Gerçekten ne kadar minnettar olduğumu anlatacak kelime bile bulamıyordum çünkü Sima haklı olarak bana çok kızgındı. Gerçi Burak muhtemelen Sevde ile vakit geçirmek istediği için buradaydı ama yine de hiç savsaklamadan özenli bir şekilde işe koyulmuştu. Bu hızla gidersek üç dört güne falan son aşamaya getirebilecektik kostümü. Saatler birbirini kovalarken tutulan boynumu esnetmek ihtiyacıyla omurgamı ve başımı doğrulttuğum esnada atölyenin kapısı açıldı. Hepimiz gayriihtiyari bir şekilde gelene döndüğümüzde yüzümde şaşkınlıktan mutluluğa evrilen ifade peyda oldu. Kenan elinde dört karton kahve ile yavaşça içeriye süzülürken Sevde ellerini çırptı. " Bir tanesin enişte! " Kenan'ın karaları benimkilerden ayrılıp ona döndüğünde hafifçe gülümsedi ve bardaklardan birini Sevde'ye uzattı. Ardından hemen diğer tarafındaki Burak'a da uzattı ve yanıma geldi. Parmaklarının arasındaki bardaklardan birine uzandığımda kaşları havalandı. " Diğeri. " Afallayarak elimi geri çektim ve dediğini yapıp diğerini elime aldım. " Seninki sütlü. " dediğinde ise gülümsedim. " İşin yok muydu? " Kalçasını önümdeki masanın boş kısmına dayarken omuzlarını silkti. " Yarım saatlik bir boşluğum vardı. " " Teşekkür ederiz. " dedim kahvemden yudum almadan önce. " Afiyet olsun biricik. " Sevde kahvesini alıp Burak'ın yanına adımlarken Kenan omzunun üstünden bana doğru döndü. " Kaç gibi çıkacak…

Bölümün tamamını WritePad'de oku