LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-50

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI – A İlke Sandıklı kitap kapağı

Nişan yüzükleri takılmış, Okan abim takı merasimine ancak yetişebilmişti. Sevde son derece huysuz bir tavırla ona, nerede kaldığını sorarken Eren abim ve Kenan da nihayet bizim masaya teşrif edebildi. Üstündeki siyah takımın içine beyaz bir gömlek giymiş, kravat takmamıştı. İş dışında kravat takmaktan hoşlanmıyordu. Kara gözleri benimkilerde durduğunda gülümsedi. O gülümseyince ben de gayriihtiyari gülümsedim. Sonra hızla toparlanıp gören var mı diye etrafa bakındım. Bu halim onu güldürürken dans müziği başlamış, çiftler yavaş yavaş piste doğru hareketlenmişti. Ben de sevgilimle dans etmek istiyordum... Kendi kendime yine üzülecek bir şey bulduğum için somurturken Sevde abimi sorguya çekmeye devam ediyordu. " Özel bir ders bağladım güzelim, son anda çıktı. Hocalardan birinin yeğeniymiş, onunla tanıştım program oluşturduk. " " İsmi ne? " " Işıl. " " Kız yani? " diye homurdandığında onlara bakmaktan imtina ediyordum zira şu an aralarındaki gerilim, çarpacak cinstendi. " Evet Sevde, mesleğim bu benim. Antrenörlük. Cinsiyet ayırmıyorum. " Sevde abimden böyle sert bir çıkış beklemiyor olacak ki aniden sesini alçaltıp miyavlamaya başladı. " Tamam bir şey mi dedim sanki? " Abim sorusunu duymazdan gelerek elini tuttu ve dudaklarına götürüp minik bir öpücük bıraktı. " Gel hadi ilk dansımızı edelim. " Sevde hevesle oturduğu sandalyeden kalkarken Eren abim alayla mırıldandı. " Aman ne romantik. " Oturduğum yerde kıkırdadım. Cidden ilk dans için mahalledeki düğün salonunu seçmek hiç Sevdelik değildi fakat aşk işte... Kenan Sevde'nin boşalttığı yere, yani yanıma oturduğunda heyecanlandım. Bunu hâlâ aşamamış olmamı, bizden kimsenin haberdar olmamasına bağlıyordum. Yani belki rahatça hareket edebilsek böyle olmazdı. Gerçi ilişkimizin, heyecanını korumasından son derece memnundum. Ben göz ucuyla sevgilimi keserken Nuni masamıza gelip ortaya laf attı. " Tanıştınız mı güzeller güzeli torunumla? " Ceren ve ben başımızı sallarken Nuni gözüne gençleri kestirmişti. " Feyza'mı dansa kaldırsanız ya." Umut hiç oralı olmazken Yusuf far tutulmuş tavşan gibi kalakalmıştı. Nuni de bakışlarını ona kitlemiş ısrarla beklerken Feyza utançtan başını önüne eğdi. Daha sonra Yusuf oturduğu yerde dikleşip bana döndü. " Duygu'ya sözüm var Nuni'm. Umut kaldırsın. " Kenan yanımda huzursuzca kımıldandığında boğazımı temizleyip lafa girdim. " Bugün pek havamda değilim ya ben. " Yusuf çatık kaşları altından bana ters bir bakış attığında Feyza incecik bir sesle konuştu. " Ben de istemiyorum anneanne. " Nuni de bunun üzerine uzatmadan kendi masasına geri döndü. O esnada Umut da rahatlamış ve sesli bir nefes vermişti. Feyza'yla dans etmek zorunda kalırsa Ceren'in bozulacağından çekiniyor olmalıydı. Bu tatlı telaşını Ceren de fark etti ve hafifçe gülümsedi. Bu ikisi nasıl bu kadar yükselmişti birbirine gerçekten hala kavrayamamıştım. Gecenin ilerleyen saatlerinde Sevde'nin huysuzluklarını çekmek bana düşmüştü. Çünkü cesaret edip de abime trip atamıyordu. Hoş, böyle bir şeye hakkı olup olmadığı da meçhuldü. Saat gece yarısını bulduğunda abim Sevde'yi evine bırakmak için yanımızdan ayrıldı. Biz de evlere dağıldık. Yarın okuldan önceki son Pazar'dı ve ben doyasıya uyumak istiyordum. Fakat bilin bakalım kimin annesi bu hafta nişan olduğu için altın gününü Pazar'a almış? Ertesi gün güneş doğarken annem tarafından oldukça kaba bir şekilde uyandırılmış ve küfrede küfrede yataktan çıkmıştım. Henüz kahvaltı yapmama bile müsaade etmeden elime viledayı tutuşturdu ve saatler süren temizlik serüveni başladı. Bir evin nasıl bu kadar hızlı tozlanabildiğine akıl sır erdirmek mümkün değildi. Her gün süpürüyorduk resmen. Saat öğleni bulduğunda hala ağzıma tek bir lokma girmemişti ve yorgunluktan bayılmak üzereydim. " Anne nolur bir şeyler yiyeyim bayılıcam. " Annem bana cevap vermeden fırını açıp içinden iki tane poğaça çıkarttı ve tabağa koyup bana uzattı. " Sıcak dikkat et. " Elimdeki toz bezini bırakıp tabağı aldım ve masaya oturdum. Ellerimi yıkamak bile aklıma gelmemişti. Öyle açtım ki…

Bölümün tamamını WritePad'de oku