LKS-49
Yazar: A İlke Sandıklı

Salonda herkes, kendine bir yer seçip kurulmuş, dondurmalarını yerken Okan abim sordu. " Şu yanınızdaki esmer kız kimdi? " Ben ağzımı açıp yanıtlayamadan Sevde kedi gibi tısladı. " Sana ne Okan? " Abim beklemediği bu tepki karşısında şaşırarak hemen yanında oturan Sevde'ye döndü ve kolunu omzuna atıp onu hiç de nazik olmayan bir şekilde göğsüne çekti. " Bu ilişkinin kıskancı benim sanıyordum. " dedi muzip bir tınıyla. O esnada ben de elimde tuttuğum kaseye kaşığımı daldırmış, dondurma almakla meşguldüm. " Nuni'nin torunuymuş iki yıl burada kalacak. " deyip kaşığı iştahla ağzıma götürdüm. Abim, " Hm hayırlısı olsun. " dediğinde Sevde, başını göğsünden kaldırıp abime ters bir bakış attı. " Yahu kızım bana ne elalemden, benim başım bağlı. Ben Kenan kardeşim için soruyorum. " dediğinde dondurma boğazımda kalmış şiddetle öksürmeye başlamıştım. Abim bu defa bana dönüp gülerek takıldı. " Ne oldu Duygu, kızda gözün mü vardı abicim? " Sorusu öksürüğümü daha da şiddetlendirdiğinde çaprazımda oturan Kenan da huzursuzca oturduğu yerde kımıldandı. Sevde anında imdadımıza yetişti. "Deneme bile çünkü Yusuf'la shipledik biz onu. " Kenan bu cümle üzerine şaşırarak bana baktığında abim düşünceli bir sesle konuştu. " Hm yakışırlar aslında. " Bu defa Sevde abimin kolları arasından kurtulmuş ve ayağa fırlamıştı. " He o derece inceledin kızı yani? " Biz, o ikisinin bu sonu gelmeyen tartışmalarına bıyık altından gülerken, abim oturduğu yerde dikleşip Sevde'nin kolunu kavradı. " Sevgilim noluyor bugün sana? Gel bakayım şöyle, ayın kaçı bugün? " derken onu çekip kucağına oturtmuş ellerini de karnına koymuştu. Abim iri elleriyle, bacağına oturttuğu Sevde'nin karnını okşarken gözlerim faltaşı gibi açılmış o ikisini izliyordum. Evet evet, bana reglini git odanda yaşa diyenle aynı kişiydi bu. O an sinirlerime hakim olamayıp arkamdaki yastığı kavradığım gibi hırsla onlara doğru fırlattım. Sevde şaşkın şaşkın bana bakarken Okan abim de kaşlarını çatmıştı. " Bana böyle iyi davranmıyorsun köpek! " diye çemkirerek elimdeki kaseyi sehpaya bıraktım ve oturduğum koltuktan kalkıp, sert adımlarla salondan çıktım. " Ulan bütün kızlardan trip yiyorum bugün anasını satayım. " Odama doğru ilerlerken abimlerin erkeksi kahkahaları evi inletiyordu. Aralık olan kapımdan içeriye girdiğimde çok geçmeden Sevde de peşimden gelmişti. " Bana mı kızdın? " Yüzümde toparlayamadığım sinirli bir ifadeyle ona döndüm. Gerçekten hem şaşkın hem de endişeli görünüyordu. Derin bir iç geçirdim. " Of hayır tabi ki. " diyerek ona doğru bir adım attım ve kollarımı açıp sıkıca sarıldım. Aslında böylesine aşırı bir tepki vermeyi istememiştim, niyetim sadece çemkirmekti fakat birden olaylar böyle gelişiverdi işte. Sanırım kıskanmıştım. Yani bu Sevde'ye karşı kötü bir düşüncem olduğu anlamına gelmezdi. Abimin böylesine nazik ve düşünceli olma potansiyeli olmasına rağmen, bana bu yanını hiç göstermiyor oluşuna kızıyordum. Benden bunu esirgemesini kıskanıyordum ve buna hakkım vardı. Sevde de kollarını bana dolarken mırıldandı. " Korktum. " Elimle sırtını okşarken ben de mırıldandım. " Özür dilerim. " Yaklaşık yarım saat sonra Kenan ve Gülizar teyze evine dönmüş bizimkiler de yatışa geçmişti. Ben her zamanki gibi Sevde'ye kendi yatağımı bırakıp kendime de yer yatağı açmakla meşgulken Sevde engel oldu. Sesi oldukça cilveliydi. " Okan çağırıyor. Onunla uyuycam. " Ellerimin arasındaki battaniyeyi geri katlarken iç çektim. Ben de sevgilimle uyumak istiyordum. İnşallah anneme yakalanırlardı. Sevde parmak uçlarında odamdan çıkmadan önce yanağıma bir öpücük bıraktı. Battaniyeyi dolabıma yerleştiriken bakışlarım karşı pencereye kaymıştı. O an bunu neden yapmayayım ki diye düşündüm. Saat gecenin iki buçuğuydu ve beynim aramızdan ayrılalı çok olmuştu. Bu yüzden, o an için bana yapılacak herhangi bir teklif oldukça cazipti zaten. Gardırobumun kapağını kapattım ve komodinimin üstündeki telefonumu hırkamın cebine koyup açık olan penceremden çıktım. Çok vakit kaybetmeden, iki bahçeyi ayıran çiti de rahatlıkla aşı…