LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-45

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI - A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI kitap kapağı

Bölüm parçası Buray- Kış Bahçeleri Hızlı adımlarla Sevde'nin yanına gittim ve ondan abimi bir iki saatliğine oyalamasını rica ettim. O da anlayışla başını salladı. Sevde abimi kolundan çekiştirerek sahilde yürümek istediğini söylerken ana binadan çıkmış gergince Kenanların odasına ilerliyordum. Eren abim benden önce çıktığı için odada olması çok olasıydı ve ona ne diyeceğimi bilmiyordum fakat o an için önlenemez bir panik halindeydim. Kenan normalde tavrını belli eden bir adam değildi hele ki bunca kalabalığın içerisinde. Böyle kontrolsüz bir tepki vermesi hayra alamet değildi. Demek ki gerçekten de canı sıkılmıştı. Bizim odaların önünden geçerken derince bir nefes doldurdum ciğerlerime. Oraya gidince ne diyeceğimi bile bilmiyordum yalnızca onun yanında olmak istiyordum. Sanırım korkuyordum. Benden tekrar uzaklaşmasından korkuyordum. Çok olmamıştı birlikteliğimiz başlayalı ve çok da baş başa kalamamıştık fakat her gün onunla mesajlaşmaya, geceleri beni aramasına ve pencereden vücudunu dikizlemeye fazlasıyla alışmıştım. Tekrar onsuzlukla sınanmak istemiyordum. Üstelik aramız daha yeni düzelmişti. Odanın kapısına vardığımda durup Eren abim varsa ne diyeceğimi düşündüm. Fakat mantıklı bir bahane bulamadım. Zira düşünmek için çok da fırsatım olamadan kapı açılmış ve abim dışarıya çıkmıştı. Beni görünce kaşları şaşkınlıkla havalandı. Sonra ifadesiz bir hal aldı ve konuştu. " Bana mı baktın? " Bir an ne diyeceğimi bilemeyerek kekeledim. " E-evet... ne yapıyorsunuz? " " Kenan uyuyacakmış biraz. Ben de Damla'yla yürüyüş yapalım diye düşündüm. Gelmek ister misin? " " Yok. Siz şimdi baş başa kalın. Hem ben de kızlarla takılırım. " Başını tamam der gibi salladı ve ana binaya doğru yürümeye başladı. Ben de dikkatini daha fazla çekmemek adına yavaş adımlarla odama ilerlemeye başladım. Fakat o gözden kaybolur kaybolmaz geri dönüp hiç düşünmeden Kenan'ın odasına dalmıştım. Bakışlarım beyaz ağırlıklı sade odanın en uzak köşesindeki yatağı ve ucunda sırtı bana dönük vaziyette oturan Kenan'ı bulduğunda sertçe yutkundum. Kapının açılma sesini duymuştu fakat muhtemelen abimler zannettiği için dönüp bakmamıştı. Kapıyı ardımdan kapatıp kilitlediğimde dikkatini çekmeyi de başarmıştım. Başı omzunun üzerinden bana doğru döndü ve kaşları hayretle havalandı. Göz göze geldiğimizde yüzü düşmüştü. " Özür dilerim. " dedi gözlerini kaçırarak. Sesi hiçbir ifade barındırmayacak kadar cansızdı. Böyle bir şeyi beklemediğimden şaşkınlıkla duraksamıştım. " Yalnız kalmak istiyorum biraz. " diye eklediğinde kaşlarım çatıldı. " Kenan, konuşalım lütfen. " dediğimde sanki tahammülü yokmuş gibi gözlerini yumup burnundan derin bir nefes aldı. " İyi değilim Duygu. Sırası değil. Sindirmem gerek. " İtiraz kabul etmeyen ve bana kendimi suçlu hissettiren ters tavrı karşısında iyice telaşlanmış ve ona doğru birkaç uzun adım atmıştım. Tam önünde durduğumda başını kaldırıp yüzüme baktı. Duraksadım. Kara gözleri keyifsiz bir şekilde çehremi turladı önce, sonra da bezgin bir ifadeyle gözlerimde durdu. " Onu asla yenemeyeceğim. " diye fısıldadı korkutucu bir kabullenmişlikle. Omuzları hafifçe önüne doğru düşmüş ve sırtı kamburlaşmıştı. Gözlerim irileşirken yanıtladım hemen. " Bu bir yarış değil ki. Kimseyi yenmen gerekmiyor. " Bakışlarını benden alıp pencereye çevirirken başını iki yana salladı hafifçe. " Kenan ben 21 yıldır yaşıyorsam 21 yılı da onunla geçti. " dediğimde yüzünün gerildiğini fark edip telaşla ekledim " Biz kardeş gibiyiz, birbirimizi bu kadar iyi tanımamız çok normal. " Benim sakinleşmesini ve yumuşamasını umarak sarf ettiğim sözcükler ters etki yapmış ve onda, benimle neden şimdi konuşmak istemediğini anlamama neden olacak bir öfkeyi tetiklemişti. Oturduğu yerden hışımla kalktığında irkilerek bir adım geriledim. Tüm vücudu gergin bir biçimde devasa bedenini önüme dikti ve kollarını iki yana açıp sordu. " Ya sen bana hiç acımıyor musun? " İşittiğim soruyla kaskatı kesilmiştim. Gıkım çıkmıyordu. " Ya hiç mi görmüyorsun sen beni? " dedikten sonra kollarını indirdi v…

Bölümün tamamını WritePad'de oku