LKS-4
Yazar: A İlke Sandıklı

IG:ailkesandikli Tiktok:ailkesandikli Dakikalardır parmak uçlarım klavyede gezinip duruyor fakat birkaç harften sonra hemen silme tuşuna gidiyordu. Bıkkın bir iç geçirirken yan koltuğumda uzanan Yusuf'a baktım. " Ne yapacağım ya? " Gözlerini telefonundan ayırıp benimkilere dikti. " Kusura bakma yanlış anlamışım falan de işte. " Yüzde yüz haksızken özür dilemekten nefret ediyordum. Bu hal beni baş edemeyeceğim bir utancın içine sokuyor tüm tadımı kaçırıyordu. Bakışlarımı bir kez daha ekrana indirdim ve parmaklarıma son kez komut verdim. ' Özür dilerim yanlış anlamışım. ' Çevrimdışı. Çevrimiçi. Çevrimdışı. Birkaç dakika sadece ekrana bakakaldım. " Resmen görüldü attı. " dememle Yusuf uzandığı yerden kalkıp yanıma sokuldu. " Meşguldür belki. " Kaşlarımı çatarak ona döndüm. " Trip mi atıyor? " Bu soruma ela gözlerini büyüterek karşılık verdi. " Yok be kızım 30 yaşında adam sana ne tribi atacak? " Dudaklarımı büzerken yeniden telefona baktım. Ciddi ciddi görüldü atıp çıkmıştı. Belki de gerçekten hiç umursamıyordu. Uygulamayı kapatıp telefonu elimden bıraktım. " Ben özrümü diledim. Benden çıktı. " Yusuf saçlarımı karıştırırken gülümsedi. " Evet evet hadi artık çalışmaya başlayalım. " Kaşlarım havalanırken yüksek perdeden itiraz ettim. " Aman diyeyim beni bulaştırma doktor civanım. Hiçbir şey anlamadığım bir sürü şey söylüyorsun, doğru mu söylüyorsun yoksa sallıyor musun onu bile fark etmiyorum. Kendi imkanlarınla çalış sen. " Kaşları çatılırken elleriyle kollarımı tutup beni kendine çevirdi. " Oyunbozanlık etme Duygu ben sana böyle mi davranıyorum? Bu dersi vermezsem mezun olamam diyorum. " Somurturken homurdandım. " İyi de ben senden diktiğim elbiseleri denemeni istiyor muyum? " Bu sorum karşılığında yalnızca gözlerini devirmişti. Ben de bıkkın bir nefes verip başımı salladım. " Tamam getir şu zamazingoları bugün neye bakıyoruz? " Yüzüne kocaman bir sırıtış yayılırken yanımdan kalkıp ileride yerde duran sırt çantasına yöneldi. " Kalp." *** Ertesi gün 11 civarında uyandığımda Yusuf'un çoktan çıkmış olduğunu fark ettim. Sınavı vardı ve tüm gece çalışmıştı. Umarım geçerdi. Yattığım kanepede doğrulurken kollarımı gerdim. Dersim 2'deydi. Rahat rahat hazırlanıp çıkabilecektim. Yine de biraz erken gidip Sevde ile laflarız diye kanepeden kalktım ve banyoya yöneldim. Yaklaşık bir saat kadar sonra Nuni çayımı doldururken ağzıma zeytin tıkmakla meşguldüm. " Ellerine sağlık Nuni'm. " " Şifa olsun. " Nuni yedirip içirdiği her şeye böyle derdi. Çayımdan da bir yudum aldığımda masanın üstünde titreşen telefonun üstüne çift tıkladım. Whatsapp bildirimini görünce belki Kenan abidendir diye umutlanıp hemen telefonu elime aldım. Fakat değildi. 'Ben çıkıyorum hadi sen de oyalanma.' Sevde'ye tamam anlamındaki baş parmak emojisini atıp çayımı fondipledim. Ağzımın içi yanarken dilimin ucuna kadar gelen küfrü zor bastırmıştım. " Kızım yavaş yaktın kendini. " Gülümseyerek masadan kalktım ve tabağımı elime aldım. " Her şey için sağ ol Nuniş. Ben derse gidiyorum akşam görüşürüz. " " Tamam kızım Allah zihin açıklığı versin. " *** Evden çıkmamla Kenan Abi'yle karşılaşmam da bir olmuştu. Normalde bu saate kalmazdı, duruşması falan olmalıydı.Ne yapacağımı bilemeyerek olduğum yerde durdum. Fakat bana gelişigüzel bir bakış atıp ilerlemeye devam etti. Bu kez ise utançtan ziyade sinirlenmiştim. Peşine takıldığımda üstüne çok da fazla kafa yormadığım bir kararla arkasından seslendim. " Kenan abi. " Olduğu yerde dururken bedenini yarım şekilde bana çevirdi. " Efendim? " Birkaç adımda yanına vardım. " Mesaj attım sana. " dedim bu kez. Keşke seslenmeden evvel ne diyeceğimi düşünmüş olsaydım. Kaşları hafifçe çatıldığında konuştu. " Gördüm. " Yutkundum. " Bir şey demeyecek misin? " Normalde de kavisli olan siyah kaşının tekini anında havaya kaldırdı. " Suçlamak için kapıma geliyorsun fakat özrü mesajla diliyorsun. " Biranda içime dolan utançla gözlerimi kaçırdım. Ensemden yükselen bir sıcaklık eşliğinde tüm suratımın kızardığını hissediyordum. Neyse ki cevap vermemi bekl…