LKS-37
Yazar: A İlke Sandıklı

+18 sahneler içermektedir. Ağır bir şekilde yutkunurken kollarımı zapt eden ellerinin izin verdiğince tişörtünü kavradım. Ve parmaklarımın arasına geçirdiğim tişörtünden çekiştirerek onu kendime bastırdım. O da bu hareketime karşı direnmemiş, dudaklarını aralayıp benimkileri şehvetle yakalamıştı. Dudaklarımız buluştuğunda minik bir inleme bıraktım ağzının içine. Ne zaman alsam mayışmama neden olan kokusu dudaklarıma, dilime, tenime bulaştı. Sıcak ve tuzluydu dudakları. Öptükçe susuyor, susadıkça içiyordum nefesini. Gözlerim kapandı istemsizce. Burnu burnuma sürtünürken elleri kollarımdan ayrılıp saçlarıma çıktı. Saçlarımı parmaklarına dolarken dudakları benimkileri sertçe zapt ediyor, dili dilimi okşuyordu. Alt dudağımı dişlerinin arasına alıp hafifçe çekiştirdiğinde bir kez daha inledim. Bu onu daha da yükselttiğinde dudaklarımı emmeyi kesti ve yumuşak dudaklarını sertçe çeneme bastırdı. Başım refleksle yukarıya kalkmış, boynum öpmesi için huzuruna çıkmıştı. Çenemden aşağıya doğru sert ve hızlı öpücükler bırakarak şah damarımı geçti ve köprücük kemiğimde durdu. Parmakları saçlarımı çekiştirirken diliyle işaretledi orayı sakince. Sonra dudakları daha da açıldı ve tenime ıslak bir öpücük bıraktı. Göğsüm anın yüksekliği ile hızlı hızlı yükselip inerken tek eli saçlarımdan ayrıldı ve göğüs kafesime yerleşti. Uzun ve güçlü parmakları bir mengene gibi boynuma uzanıp sıkıca sardığında nefesimi tuttum. Sıkı bir tutuştu fakat buna rağmen çok daha fazlasını yapmamak için kendini kastığını iliklerime kadar hissediyordum. Dudakları köprücük kemiğimdeki konaklamasını bitirip ağır ağır göğsüme indiğinde üstümdeki ip askılı cropu dişlerinin arasına alıp hırsla çekiştirdi. Cropun askısı omzumdan düşüp tek göğsüm açıldığında sertçe yutkunup başını kaldırdı. Siyah sutyenimle sol göğsüm açıktaydı şimdi. Kara gözleri kısılmış derin derin nefes alıp verirken başımı yatağa bastırdığı için yüzünü tam göremiyordum. Fakat vücudumun üstündeki bedeninin kasılmasından etkilendiğini anlayabiliyordum. Saçlarımı doladığı parmaklarını çözüp sutyenimi kavradı sertçe. Ve onu beceriksizce çekiştirdi. Pozisyonumuz sutyenimden kurtulmak için müsait olmadığından sol göğsümü kavrayıp sutyenin içinden çıkartıvermişti. Soğuk parmakları göğsümü kavradığında tüm bedenim, altında yay gibi gerildi. Çıplak bir şekilde önündeydim artık. Boğazımı kavrayan parmaklarının tutuşu daha da sıkılaşırken inledi. " Siktir bu ne? " Derin bir nefes aldı ve başını kaldırıp gözlerime baktı. Güçlükle yutkunurken, göz bebeklerinde devasa bir yangının yayıldığını gördüm. Yangın tenime sıçradı. Alt dudağımı dişledim hafifçe, onu istiyordum. Onun bedeni ile tutuşmak ve cayır cayır yanmak. Gözleri gözlerimden ayrılıp bir kez daha göğsüme indiğinde kaşları kavislendi. " Şuna bak. " diye fısıldadı inanamaz gibi. Ardından avcunu göğsümün üstüne kapadı ve yoğurur gibi sertçe sıktı. " Siktir. Yumuşacıksın. " diyerek inlediğinde onun peşi sıra ben de inledim. Bacaklarının altında ezilen bacaklarımı güçlükle kımıldattım. Kasıklarım sızlıyordu. Kıvranıyordum. Yüzünü yavaşça göğsüme yaklaştırırken gözlerini kaldırıp bana baktı. Sonra dilinin ucuyla göğsümün ucunu okşadı. Bu hamlesi tüm tüylerimi ayağa dikerken dişlerimi birbirine sıkıca kenetledim. Tişörtünü var gücüyle kavrayan parmaklarım çözüldü, sonra göğsünden yukarıya kaydı ve ensesini kavradı. Bunun üzerine dudaklarıyla göğsümün ucunu ağzının içine aldı ve emmeye başladı. Pervasız bir çığlık koptu dudaklarımın arasından. İlk kez böyle bir şey hissediyordum. Dayanmak çok güçtü. Dudakları gittikçe daha hoyrat bir hal almış ve göğsümün büyük bir kısmını ağzının içine almıştı. Boynumu kavrayan parmaklarının baskısına direnerek başımı hafifçe kaldırdım ve göğsümü emişini izlemeye başladım. Gözlerini yummuş sol göğsümü yoğun bir şekilde yalarken dişleri arada bir göğüs ucuma dokunuyor içimi gıdıklıyordu. Sonra birden yavaşladı ve gözlerini açtı. Kuzguni gözlerini benimkilere dikerken göğsümü yavaş yavaş emmeye devam etti. Dudaklarım aralanmış, nefe…