LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-35

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI - A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI kitap kapağı

Günler sonra, nihayet cesaretimi toplamayı başarıp Yusuf'a olan biteni eksiksiz anlattığımda, aldığım tepki beklediğimden farklı değildi. Yusuf önde ben arkada sokağı koşar adımlarla geçerken fısıldayarak bağırıyordum. " Yusuf dur! Lütfen! Biri görecek! " Fakat Yusuf ne söylediklerimi duyuyor ne de gözünün önünü görüyordu. Bahçe kapısını gürültüyle açıp içeriye daldığında nefes nefese peşinden gittim. Devasa bedeniyle kapıya varıp zile abandığında ise kapıyı Gülizar teyzenin açmaması için dua etmeye başlamıştım. Çok şükür ki kapıya çıkan Kenan'dı. Karşısında Yusuf'u gördüğünde kısa bir şaşkınlık yaşadı. Sonra ben de yanlarına gittim ve Yusuf'un kolunu sıkıca kavradım. " Yusuf lütfen... " Yusuf kolunu çekiştiriyor olmamı önemsemeden Kenan'ı göğsünden sertçe ittirdi. Kenan geriye doğru sendelediğinde bir kez daha yalvardım. " Yusuf! " Kenan kara bakışlarını benimkilere çevirdi ve sakinleştirmek ister gibi yavaşça kapatıp açtı. Yusuf ise sıktığı yumruğunu öfkeyle havaya kaldırmıştı. " Bu kızın, tek bir gözyaşına sebep olursan... Ant içtim Okan'a bırakmam, ellerimle gebertirim seni. " Kısık sesindeki tehditkâr tını tüylerimin ürpermesine yeterken sertçe yutkundum. Kolunu kavrayan parmaklarımı hafifçe sıkarken titrek bir sesle konuştum son kez. Kenan ise kaşlarını çatmış sessizce, karşısındaki çocuğa bakıyordu. " Yusuf... " Yusuf yavaşça bana döndü ve delici bakışlarını benimkilere dikti. Bazı anlar vardır. Karşınızdaki insanı ne kadar büyük bir hayal kırıklığına uğrattığınızı tek bir bakışından, kaşlarının kavisinden ya da dudağının seğirmesinden anlarsınız. O size bir şey demez fakat keşke dese diye düşünürken bulursunuz kendinizi. Keşke bana ne kadar aptalca ve yanlış bir şey yaptığımı söylese ama böyle bakmasa. İşte bu an o anlardan biriydi. Gözlerinden beni suçladığını, ayıpladığını ve asla onaylamadığını çok net görüyordum. Fakat feri sönmüş elalarında bir şey daha vardı. İçimi hak etmediğim halde ısıtan, kendimi güvende hissettiren bir şey. Her ne yaparsam yapayım, arkamda olacağını fısıldayan bir şey. Dudaklarım hüzünle büzülürken hiçbir şey diyemedim. Aramızda ikimizin de konuşmadığı uzun bir diyalog geçti. Ve sonra gitti. Yusuf belki de ilk kez, bana abilik taslayıp nasihatler vermemişti. Bunun ne kadar yanlış bir karar olduğunu söylememiş ve beni engellemeye çalışmamıştı. O tüm bu olanı kabullenmiş, Kenan'a uyarısını yapıp geri çekilmişti. Abimlere ya da bir başkasına söylemeyeceğini biliyordum. Bilmediğim şey ise neden böyle davrandığıydı. Belki de gerçekten birbirimizi sevdiğimize ikna olmuştu. Ya da bu işin zaten uzun sürmeyeceğinden çok emindi. Bekleyip görecekti. Sonraki günlerde Kenan ile birbirimizi her zamankinden daha derin tanımaya başlamıştık. Sık sık mesajlaşıyorduk. Artık gerçek anlamda iki sevgili olmuştuk. Başlarda olan biteni Yusuf'a anlatmaya çekinmiştim fakat son zamanlarda aramızdaki bu garip gerginlik de geçmişti. Yeniden eskisi gibi olmayı başarmıştık. Sevde ise daha önce de söylediğim gibi bir iki güne toparlanmış ve hayatına kaldığı yerden devam etmeye başlamıştı. En azından gördüğümüz oydu. Dolayısıyla Kenan ile aramda geçen her şeyi anında öğrenmek istiyor ve beni sürekli darlıyordu. Her şey nihayet daha normaldi. *** Umut baygın bakışlarını Neşe'nin üzerinden ayırmadan konuştu. " Hadi be kızım şimdi mi düşünüyorsun ne anlatacağını? " Evet. Yine mahallenin gençleriyle parkta toplanmış çekirdek kola yapıyorduk. Ve bu defa sır verme sırası Neşe'deydi. Hepimizin merakla konuşmasını beklediğini söylesem abartı olmazdı çünkü Neşe Pandoranın kutusu gibiydi. Hoş boş boğazlığından pek sır tutamaz öğrendiği gibi anlatırdı zaten fakat bilirsiniz, onda daha ne sırlar vardır. Neşe saçlarını omuzlarından geriye doğru savururken Emir'e kaçamak bir bakış attı. " Tamam tamam. Söylüyorum. " cesaret topluyormuş gibi derin bir nefes aldı ve bir kez daha Emir'e döndü, " Senden hoşlanıyorum. " Emir olduğu yerde kaskatı kesildiğinde Umut isyankar bir edayla araya girdi. " E ama bunu zaten biliyoruz. " Neşe Umut'a ter…

Bölümün tamamını WritePad'de oku