LİMON KABUĞU SOKAĞI

LKS-34

Yazar:

LİMON KABUĞU SOKAĞI - A İlke Sandıklı kitap kapağı
LİMON KABUĞU SOKAĞI kitap kapağı

Beni sıkıca saran kollarının arasından hem isteksizce hem de güçlükle çıkarken, "Ben.. artık gideyim, biri görmeden. " diye mırıldandım. Elleri belimden ayrılıp iki yanına düşerken başını hafifçe yana eğdi ve gözlerimin en içine bakarak konuştu. " Gitme lütfen, biraz daha kalamaz mısın? " İtiraz etmek için dudaklarımı araladığımda ekledi. " Hem kahveni bile içmedin. Soğumuştur, yenisini yapayım hemen. " Masanın üzerindeki kupaya uzandığında koluna dokundum. " Hayır, kalsın. İçerim öyle. Yeterince uzun kaldım zaten. " Kabullenmiş bir şekilde kupamı geri bıraktı ve elini ürkekçe yanağıma çıkarttı. Kara gözleri göz bebeklerimde gezinirken bir şey diyecekmiş de demeye çekiniyormuş gibi dudağını ısırıyordu. Ve bu hareketi sol yanağındaki gamzenin bir belirip bir kaybolmasına neden oluyordu. Şu an o kadar tatlı görünüyordu ki gözlerimi kaçırmak zorunda kaldım. Nihayet yutkundu ve alt dudağını rahat bırakarak konuştu. " Şuradan öpebilir miyim bir kez? " derken parmaklarıyla yanağımı okşuyordu. Bu sorusu üzerine heyecan basmıştı. Sanki daha önce ateşli bir öpüşme yapan biz değilmişiz gibi... Başımı hafifçe salladığımda yavaşça yüzüme yaklaştı ve yumuşacık dudaklarını yanağıma bastırdı. Ne çok uzun ne de çok kısa bir öpücüktü. Geri çekilirken yutkundum sertçe. Karnımda kelebekler uçuşmaya başlamıştı ve ben kızardığımı hissediyordum. Elini yüzümden ayırdığında titrek bir nefes verdim. Hemen ardından ona hiç bakmadan sandalyeme geri oturdum ve önümdeki kupayı kavradım. Buz gibi olan kahvemden ilk yudumumu alırken aklımdan geçen şey benim de onu öpmek istediğimdi. Fakat ne dile dökmeye ne de harekete geçmeye cesaret edemedim. O da yavaşça karşıma oturduğunda bakışları üzerimdeydi. Dudağının kenarı hafifçe kıvrık, kaşları kalkık ve gözleri... gözleri bana ne zamandır böyle bakıyordu? Sanki gördüğü en özel şeymişim gibi. Sanki bakmaya kıyamaz gibi. Bakışlarımı ister istemez yeniden kaçırırken kupayı masaya geri koymuş ve bilekliğimle oynamaya başlamıştım. Şu an içerisinde bulunduğum geçeklik benim gerçekliğim değil gibi geliyordu bana. Eve gitmek, yatağıma uzanmak ve düşünmek istiyordum. Buna ihtiyacım vardı. Ne konuştuğumuzu, ne yaptığımızı ve ne karar aldığımızı. Hepsini öylesine bilinçsizce yaşamıştım ki. Mantık süzgecinden geçirip, sindirmem gerekiyordu. Ama öte yandan, buradan hiç ayrılmamak, hep bu gerçeklikte kalmak istiyordum. Aramızdaki sessizliği bozan benim boğazımı temizlemem oldu. Bakışlarımı suyolu bilekliğimden ayırdım ve ilgiyle beni izleyen adamın karalarına diktim. " Bu... olanlar... aramızda kalacak değil mi? " dudağımı yaladım " En azından... yürüyüp yürümeyeceğini görene kadar. " Başını anlayışla salladı. Zaten onun da abimlerin ya da annesinin karşısına geçip böyle bir itirafta bulunmaya hazır olmadığı aşikardı. Bunun üzerine ben de hafifçe başımı salladım ve yeniden önümdeki kupayı kavradım. Kahvemden büyük bir yudum daha aldığımda konuştu. " Gözlerin çok güzel. " Ağzımdaki kahveyi güçlükle yutarken utanarak bakışlarımı kaçırdım. Her şey hala aşırı garip geliyordu. " Teşekkür ederim. Ben artık gideyim. " diye mırıldandığım esnada bahçenin demir kapısı gürültüyle açıldı ve içeriye Okan girdi. " Işığı açık görünce girdim..." bize doğru bir adım daha attığında gözleri şaşkınlıkla benimkileri buldu, " Duygu? " Yazar Bakış Açısı Genç kız oturduğu sandalyeden panikle kalktığında abisinin ne kadar dağılmış vaziyette olduğunu fark etti. Ve içerisinde bulundukları durumun telaşı aniden önemini yitirdi. Kaşları çatılırken ona doğru bir adım attı. " Abi ne oldu? " Okan gerçekten berbat halde olduğundan olsa gerek kız kardeşinin burada ne aradığı hakkındaki sorusuna alacağı yetersiz cevaba inanacaktı. " Yok bir şeyim. Sen neden buradasın? " " Bir şey danışmam gerekmişti. Abi ne demek yok bir şeyim şu haline bak. " Genç adam masaya doğru ilerledi ve bakışlarını kız kardeşinden ayırarak konuştu. " Duygu sen eve git abicim hadi. " Fakat kız kalmakta ve olup biteni öğrenmekte ısrarcıydı. Abisine doğru bir adım daha attı ve kolunu ka…

Bölümün tamamını WritePad'de oku